Oca 07 2018

SADAT sandıktan uzak tutulabilecek mi?

 

“Darbe girişimi ve terör olayları ile devamı niteliğindeki olayları bastıran” sivillere cezasızlık getiren 656 sayılı KHK ile bir süredir devam eden “hukuki garabet” muhalefet partilerinden gelen açıklamalarla farklı tartışmaların kapısını da araladı.

İYİ Parti lideri Meral Akşener’in Tokat ve Konya’da silahlı eğitim kampları kurulduğu yolundaki iddia Meclis gündemine de geldi.

Ümit Özdağ, bu grupların SADAT, HÖH gibi bazı paramiliter güçler olduğunu söylüyor. Akşener de “iktidarın seçimleri manipüle edeceği ve sonuçları istedikleri gibi belirleyemezlerse ortalığı karıştıracaklarını” belirtiyor.

Artı Gerçek’teki yazısında, 22 ilde 7 bin üyeye ulaşan Halk Özel Harekât (HÖH) örgütlenmesinin başkanının verdiği bir mülakattaki “Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan bizlere cihat ilan etti. HÖH olarak devletimizin bize verdiği bütün görevleri yerine getirmeye hazırız" sözlerini hatırlatan İnci Hekimoğlu, “Bu şahıs kamu görevlisi. Bir kamu görevlisi 6 ay izin alabiliyor mu, hangi sıfatla savaşmaya gidiyor, hangi örgütte savaşıyor, kamu görevlileri bu durumda işe dönebiliyor mu, ek iş olarak sivillerden özel bir ordu kurabiliyor mu? Konuyu soru önergesiyle Meclis’e taşıyan HDP ve CHP milletvekillerine henüz yanıt verilmedi” diyor ve ekliyor:

“Seçimler bu zihniyetteki kamu görevlilerinin gözetiminde ve denetiminde yapılacak. Muhalefet ise hâlâ ne yapacağını bilmez durumda.”

Hekimoğlu, OHAL kalkmadan, demokratik, özgür bir ortam sağlanmadan seçmen iradesinin sandığa yansımasının mümkün olmadığını savunanlardan.

Muhalefetin diğer bölümü ise, koşullara rağmen seçimlerin yapılması gerektiğinde, AKP’nin yarattığı bu baskı ortamının kaybedeceğini bilmesinden kaynaklandığında, eğer seçime şaibe karıştırırlarsa meşruiyetlerini kaybederek iktidarda kalamayacaklarında ısrarlılar.

Kılıçdaroğlu’nun, Beşiktaş Belediye Başkanı Hazinedar’ın görebden uzaklaştırılması sonrası “bütün belediye başkanlarımızı alsanız da İstanbul’u alacağız” sözlerinin “büyük bir teslimiyeti yansıttığı” görüşünde Hekimoğlu ve ekliyor:

“Bu bir yana; etkili, yüksek sesli, tüm farklı muhalif kesimleri peşine takabilecek  ‘OHAL kalksın’ kampanyası  bile yapamıyor, seçimlerin güvenli, özgür, demokratik koşullarda yapılması için talepte bulunmak hiç aklına gelmiyor.”

Bu koşullarda da olsa “seçim”de ısrarlı olanlara bazı sorular yöneltiyor daha sonra Hekimoğlu:
Seçmenin iradesini özgürce sandığa yansıtmasını sağlayacak, sandık sonuçlarının güvenliğini alacak, YSK’daki manipülasyonları önleyecek tedbirleri alacak mısınız?

Seçimi kaybetmesine rağmen kalmakta ısrarlı bir yönetimi indirecek saha gücünüz, kamuoyuna önderlik edecek örgütlenmeniz var mı?

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar