Afrin savaşına karşı bildiriyi imzaladı, aile hekimliği sözleşmesi feshedildi

Türk Tabipleri Birliği’nin Afrin operasyonuna ilişkin “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” başlıklı bildirisi nedeniyle hakkında idari soruşturma bulunan TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Yaşar Ulutaş’ın aile hekimliği sözleşmesi feshedildi. Karara göre Ulutaş, beş yıl boyunca aile hekimliği yapamayacak.

Adana Gazipaşa'da aile hekimi olan Ulutaş, TTB’nin bildiriyi açıklamasının ardından gözaltına alınan 8 Merkez Konsey üyesinden birisiydi. Ocak ayında yaşanan 7 günlük gözaltı sürecinin ardından serbest bırakılan hekimler hakkında adli ve idari soruşturmalar başlatıldı. Dr. Yaşar Ulutaş hakkındaki adli yargı devam ederken, idari yargı sonuçlandı. 

Artı Gerçek'ten Derya Okatan'ın haberine göre, Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı disiplin soruşturmasının sonucu bugün Ulutaş’a tebliğ edildi. Tebligata göre, Ulutaş’ın sözleşmesi Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi ile Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ne dayanarak feshedildi. Gerekçe olarak ise Devlet Memurları Kanunu’nun 125. Maddesinin (e) bendi gösterildi.

Söz konusu madde şöyle:

“Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak.” 

Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ne göre, Ulutaş 5 yıl boyunca aile hekimliği yapamayacak.

Ulutaş, Sağlık Bakanlığı’nın “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” demeyi, “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranış” olarak değerlendirip bu kararı aldığını söyledi. 

Ulutaş, kararı şöyle değerlendirdi: 

"Biz evrensel ve bilimsel doğruları söyledik. Bu görüşü de tüm dünya kabul etti. Dünya Tabipleri Birliği, Avrupa Hekimleri Daimi Komitesi’nin kabul ettiği bir dünya gerçeği. Gözaltı sürecinde 30’a yakın ülkenin tabipleri birliği Türkiye Cumhuriyeti devletine gönderdikleri yazılarda bu görüşe katıldıklarını, kendilerinin de altına imza attıklarını belirttiler. Bu bizim kendi icat ettiğimiz bir şey değil.

Savaş tüm dünyada bir halk sağlığı sorunudur. Çünkü insanları öldürür, yaralar, sakat bırakır, su sistemlerini, kanalizasyonu bozar, barınma imkanlarını kötüleştirir, yiyecek içecek bulamazlar ve bundan en çok kadınlar ve çocuklar zarar görürler. Dünyanın her yerinde böyledir.

Bu gerçeklerden yola çıkarak basın açıklaması yapmıştık. Onun arkasından gözaltı süreci yaşandı ve hala yargılama devam ediyor. Arkasından bize açılan soruşturma sonucunda sözleşmemizin feshi gündeme geldi. Ama aynı konuyla ilgili mesela öğretim görevlileri olan profesörler kendi üniversitelerinde hep aklandılar. Ama Sağlık Bakanlığı’na bağlı olanlar olarak sözleşme feshiyle karşı karşıya kaldık."

Kararı hukuki bulmayan Ulutaş, “Evrensel doğruları dile getirdiğimiz için herhangi bir suç unsuru olduğunu düşünmüyorum. Dünyanın neresine giderseniz gidin savaş her zaman insanların sağlığını, psikolojisini, fizyolojisini, anatomisini bozan, tamamen sağlıkla ilgili, tıpla ilgili bir sorundur” ifadelerini kullandı. Ulutaş, karara itiraz edeceklerini sözlerine ekledi. 

Öte yandan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, konuya dair yarın basın toplantısı düzenleyecek. TTB Merkez Konsey üyesi Dr. Selma Güngör’in aile hekimliği sözleşmesi ise ağustos ayında feshedilmişti.