Haz 05 2018

'Ezhel'de gösterilmemesi istenen saklı bir şey var'

Rap müziğin önemli temsilcilerinden Ezhel, Mayıs ayı sonlarında önce gözaltına alındı sonra da tutuklandı. 

Gerekçe ise, şarkıları aracılığıyla uyuşturucu kullanımını özendirmesi olarak duyuruldu.

Peki durum sahiden böyle mi? 

Birikim Dergisi'nde konuyu irdeleyen Kaan Kurt'a göre, meselenin temelinde yatan başka hesaplar var.

Kurt, Ezhel'in temsil ettiği şeylerle ilgili devletin bir sorunu olduğu görüşünde:

"Gösterilmemesi, gizlenmesi, saklanması istenen bir şey var Ezhel’de ama bu yalnızca uyuşturucu değil. Kendini ifade etme imkânı buldukça saklanmaya çalışılan, yükselen ve isyan eden yegâne şey alt-kültür. Kısılmaya çalışılan varoş mahallelerin sesi..."

Uyuşturucu gibi bir bahane gündeme getirilince, kendini 'muhalif' olarak tanımlayanlar bile sessiz kalıyor, medyada Ezhel'in durumuna yer verilmiyor. En azından anaakım medyada. Toplumda daha bilinir, görünür bir isim olsaydı Ezhel, muhakkak yaklaşım da farklı olacaktı.

Kurt'a göre, rap müzik yapanlara yönelik 'özendirme' suçu icat edildiğinden bugüne çok sayıda rapçi baskıların hedefi haline geldi ancak Ezhel tutuklanan ilk rapçi olabilir. 

Bu noktada Kurt, devletin kıstaslarına göre alkol ve sigarayı özendirmek suçken, silah, şiddet ve nefret söylemi serbest. Özendirmek böylece ideolojik bir anlama büründürülüyor.

Kurt eleştirilerini şöyle sürdürüyor:

"Ezhel’in de şarkı sözleriyle uyuşturucuyu teşvik ettiğine inanılıyor ve bu gözaltına varacak bir boyutu bulabiliyor. Peki gerçekten, anlattığım üzere bir estetik eğilim olarak hatalı da olsa, Ezhel’in gözaltına alınmaması salt bu eğilimle mi ilgili, salt uyuşturucunun -sokakta geniş yer tutuyor olsa da bunun halka olumsuz etkileri olacağı için- gösterilmemesi arzusu ile mi ilgili?

Gösterilmemesi, gizlenmesi, saklanması istenen bir şey var Ezhel’de ama bu yalnızca uyuşturucu değil. Kendini ifade etme imkânı buldukça saklanmaya çalışılan, yükselen ve isyan eden yegâne şey alt-kültür. Kısılmaya çalışılan varoş mahallelerin sesi.

Bu yükselişi yalnızca Ezhel ile değil, yükselen diğer rap müzisyenleriyle, örneğin Gazapizm ile de görüyoruz. Bu yükselişi yalnızca müzikte değil, film ve dizilerde de görüyoruz. Youtube’da izlenme rekorları kırdıktan sonra internet televizyonuna geçen ve oldukça fazla talep gören, Adana’nın varoş bir mahallesini ve karakterlerini anlatan Sıfır Bir veya yine suçla özdeşleşmiş bir mahallenin öyküsünü anlatan Çukur’un başarısı neyin göstergesi? Ceyhan’ın arka sokaklarındaki yaşamı anlatan Benim Varoş Hikâyem filminin gördüğü rağbet ne ile alakalı?"

Kurt, görünmemesi/yayılmaması istenen asıl motifin, Ezhel’in şarkılarında/kliplerinde sürekli işlenen parasızlık, imkânsızlık, yaşamın ve sokağın zorluğu, bundan duyulan sınıfsal/kültürel öfke olabileceğini dillendiriyor.

"Uyuşturucunun bu şarkılarda/dizilerde/filmlerde bunca geniş yer tutması da bu öfkeyi ifade etmenin veya bastırmanın, onunla başa çıkmanın bir yolu olarak açıklanamaz mı?" sorusunu soran Kurt, yazısını şu sorgulamalarla sürdürüyor:

"Daha da ileri gidelim, Ezhel’in “Hep size, hep size lan, biz de isteriz bi’ şey” ve bunun gibi dizeleri geçmişte arabeskin (ki bundan Nurdan Gürbilek detaylıca bahsetmektedir) üstlendiği işleve benzetilemez mi? İbrahim Tatlıses’in “ben de isterem”i ile Ezhel’in “biz de isteriz”i arasındaki benzerlik elbette ki önemli. Fakat bu iki cümledeki özne farkı da şüphesiz önemli ve belki de bu özne farkının ima ettiği zorluklara karşı dayanışma halidir, görülmemesi istenen de.

Müesses nizamın sanatçıları ve aydınlarının yarım ağızlılığı ve suskunluğu da şüphesiz bu alt-kültürün bu nizamı tehdit etmesiyle ilgili olabilir. Bütün bunlara rağmen alt-kültür ve onun yansımaları popüler kültürde yükseliyor ve yükselecek gibi de duruyor. Bu yükselişi açıklamak, anlamak yerine bunu saklamak, yani Ezhel’in tutuklanması buna nasıl bir etki sağlayacak, bu da önemli bir soru."