'Sağcı olmadığım için tokat yedim'

CHP'nin cumhurbaşkanı adaya Muharrem İnce, miting alanlarına getirdiği esprili üslubu ile diğer adaylardan farklılaşıyor. 

Hazır cevaplığı ile dikkat çeken İnce, ezberleri bozan çıkışlarının yanısıra seçimlerden galip çıkacağı konusunda da hayli emin bir tavır içinde. 

Muhafazakar bir ailenin 'solcu evladı' İnce, uzun yıllar fizik öğretmenliği yaptı. Ardından da CHP'de siyasete atıldı. 

Hürriyet Gazetesi'nden İpek Özbey'e konuşan İnce, hayatının pek de bilinmeyen detaylarını paylaştı.

11 yaşından itibaren politik yazılar okuyan İnce, arkadaşları futbolcu ve artistleri ezberlerken politikacıları yakından izlermiş.

Evde siyaset konuşulmamasına rağmen, İnce okuduğu kitaplardan ve Bülent Ecevit'ten etkilenerek politikaya merak salmış. 

Muhafazakar bir ailenin çocuğu olmasına rağmen, İnce solcu olmayı seçmiş. Bunu da şöyle açıklıyor:

"Demokrat Partili bir ailenin çocuğuyum. Köyde de farklıydım. Onlar gibi düşünmüyordum. Bu konuda çok azar işittim, tokat da yedim. 1979 ara seçimleriydi. Bir gece köyü boyadık. Adalet Partili birisi babama söylemiş. Babam da beni tokatladı. Bunu rahmetli Demirel’e anlattım. “Ben Ecevitçiydim, babam Demirelci. Sizin yüzünüzden bana tokat attı” dedim. Rahmetli babamın adı Şerif’ti, Demirel, “Şerif, neden öyle yaptı ki” dedi. (Demirel’in sesiyle anlatıyor bunu)"

İnce, sol düşüncelere meyletmesiyle ilgili de şu anısını paylaşıyor:

"... Babamın kamyonunda çalışan bir şoför vardı. Ben de orada muavinlik yapıyordum. Bir gün Adana’ya gidiyoruz. Kaç para maaş aldığını sordum. Hesapladım. Sonra dönerken, “Salih abi babam seni sömürüyor, zam istemelisin” dedim.

16 yaşındaydım. Dönüşte Salih abi zammı istemiş. Babam da veremeyeceğini söylemiş. “Neden zam istiyorsun” diye de sormuş. Salih abi “Muharrem söyledi, sen beni sömürüyormuşsun” demiş. Babamdan iyi bir fırça yemiştim. O gün hangi çizgideysem bugün de aynı çizgideyim."

CHP'nin uzun yıllar boyunca temas kuramadığı kesimle temas kurmaya başladığını ifade eden İnce, eylemde ve söylemdeki hataların giderilmeye çalışıldığını söylüyor ve kendisinin içinden geldiği davrandığını anlatıyor. 

Bazen danışmanlarını bile dinlemediğini aktaran İnce, CHP hakkındaki 'dini' algının da yanlış olduğunu şu örnekle açıklıyor:

"Kırklareli’de belediye, miting alanı ve tarihi cami yan yana. Miting bitti, belediyeye çıktık üzerimizdeki gömleği değiştirdik. Abdestimizi aldık, yandaki camiye cuma namazına gittik. İçeri girerken vatandaşın biri kulağıma eğildi, “Biz Ak Partiliyiz. Dün iddiaya girdik, mitingin tam Cuma saatinde bitiyordu, CHP cumhurbaşkanı adayı cumaya gelmez diye düşündük” dedi. Onları yanılttığımı, oylarını bana vereceklerini söylediler. Ama onların oyunu almak için gitmedim ki cumaya, 15 yaşından beri gidiyorum."

Türkiye'nin bir numaralı sorunu sorulduğunda ise, İnce, "Yargıdır, eğitimdir, dış politikadır, terördür. Askeri birliklerde “Önce Vatan” yazar. Bu doğru değildir, önce adalet. Adalet yoksa vatan yoktur. Orası bir toprak parçasıdır sadece. Önce herkes için adalet" yanıtını veriyor.

Doları düşürme sözünü nasıl gerçekleştireceği ile ilgili soruya ise, İnce şu tespitlerini paylaşıyor:

"AKP öyle kanunlar çıkardı, o kadar çok yetki verdi ki, iyi niyetle kullanıldığında bozması gibi düzeltmesi de kolay olacak. Bir kere para güvenli bir liman ister. Biz mahkemelerimizin güvenli olduğunu önce milletimize anlatacağız.

Millet buna inanınca Amerikalı da İngiliz de Türkiye’ye güven duyacak ve gerisi gelecek. Ekonomik kurullara liyakatli insanlar atayacağız. Başörtülü, başörtüsüz, sağcı, solcu buna bakmayacağız. İdeolojik saplantılarımız olmayacak. Bunlardan uzak duracağız. Güvenilir bir yatırım ortamı kuracağız. İsraftan vazgeçeceğiz, millete kemer sık demeyeceğiz, devlet kendisi kemer sıkacak."

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/muharrem-ince-sol-gruptaydim-lakabim-haciydi-40849764