Bloomberg: Türkiye AB’ye karşı mülteci kartını bırakmak istemiyor

Türkiye, yıllardır Avrupa Birliği’ne karşı koz olarak kullandığı mülteci kartını iki hafta önce açtı. İçişleri Bakanlığı rakamlarına göre onbinlerce mülteci Yunanistan’a geçti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün yaptığı açıklamada Yunanistan’a çağrıda bulunarak, "Ey Yunanistan, sen de kapılarını aç, bu yükten kurtul" dedi.

Mülteci krizini görüşmek için bugün Brüksel’e giden Erdoğan Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile bir araya gelecek. 

Amerikan Bloomberg Televizyonu’nun internet sitesinde yayınlanan analizde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne karşı kullandığı göçmen krizini bırakmaya niyetli olmadığı belirtiliyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanistan’a yönelik çağrısının hatırlatıldığı makalede, koronavirüs tehdidiyle mücadele eden Avrupa Birliği ile ilişkilerin bu tehditle iyice gerildiğinin altı çiziliyor. 

Erdoğan dünkü konuşmasında, "İdlib’deki son gelişmelerden sonra, mültecilere istedikleri yere gitme fırsatı tanıdık" ifadelerini kullandı.  

Erdoğan’ın Avrupa Birliği’nin merkezine yönelik ziyaretinin çok hassas bir dönemde gerçekleştiğine vurgu yapılan makalede, Türkiye’nin Avrupa’ya gitmek isteyen mültecilere izin vermesiyle iki taraf arasındaki krizin iyice arttığı belirtiliyor. 

Mültecilerin sınıra yürümesine Yunan güvenlik güçleri sert müdahalede bulunmuş, çoğunu geri göndermişti. Sınırda bekleyen ümitsiz insanların görüntüsünün, Avrupa genelinde sağcı partilere destek patlaması yaşanmasına sebebiyet veren 2015’teki mülteci krizini hatırlattığı vurgulanan makalede, Avrupa’nın mülteciler için  artık daha az hoş karşılanan bir yer olduğu belirtiliyor. 

Erdoğan’ın son açıklamaları geçtiğimiz hafta Türkiye’nin göçmen baskısını siyasi amaçlar için kullanmasını kınayan ve bu yüzden de sınırdaki ülkelere destek açıklamaları yapan Avrupa Birliği hükümetlerini rahatsız edecek. 

Von der Leyen, her ne kadar yöntemleri bazı kesimler tarafından eleştirilse de Yunanistan’ın yaklaşımını Avrupa’nın kalkanı olarak övmüştü. Yunanistan, en borçlu ülke olarak son on yılda Avrupa’nın en zayıf halkasını oluşturuyor ve ekonomisi de korona virüs tehdidin altındaki turizme bağlı. 

Erdoğan’la görüşmesinden önce Von der Leyen, AB’nin yeni bir göç dalgasına 2015’tekinden daha hazırlıklı olduğunu ve muhtemelen Türk cumhurbaşkanının tehditlerine karşılık vereceğini belirtti. AB’nin Yunanistan’a gönderilen yardım kapasitesini savunan bakan, ancak bloğun hala tam olarak mültecileri karşılamaya hazırlıklı olmadığının altını çizdi. 

Dünyada en fazla mülteciyi barındıran ülke olan Türkiye, bu yükü Avrupa Birliği ile paylaşmak istiyor ve bu durumu da Avrupa’ya karşı bir tehdit unsuru olarak kullanıyor. 

Erdoğan Avrupa Birliği’nin daha fazla finansal yardımda bulunması ve Türklerin Avrupa’ya vizesiz gitmeleri karşılığında mültecileri sınırları içinde tutmak istiyor. 

Türkiye ile yapılan 2016 tarihli mülteci anlaşması ile Avrupa Birliği, 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük mülteci dalgasından korunmuştu. Ancak Yunanistan üzerinden Avrupa’ya geçen mülteciler uzun sürecek sonuçlar doğurmuş, özellikle 15 yıldır Avrupa Birliği’nin tartışmasız lideri olan Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in siyasi pozisyonunu zayıflatmıştı. 

Gerçekte 2015’te ortaya çıkan sorunların hiçbir zaman yeterince çözülemediği vurgulanan makalede, farklılıkların da sümenaltı edildiği vurgulanıyor. "Girişler devam ediyor, sınırlar test ediliyor ve Avrupa Birliği yeni gelenleri üye devletler arasında bölüştürecek bir system üzerinde uzlaşamadı" denilen makalede, bunun da Türkiye sınırından Yunanistan’a geçenlerin orada kapana kısılması anlamına geldiği vurgulanıyor. 

Korona virüsü tehdidi altındaki Avrupa’nın en borçlu ülkesinin ekonomisinin bu gerginlikle daha da kırılgan hale geleceği ifade edilen makalede, Yunanistan’da yasadışı göçle daha sert mücadele edilmesini isteyen sağ bir hükümetin iktidarda olduğunun altı çiziliyor.