Maskeli kişiler mültecilere saldırıyor

Türkiye'nin sınırı açması ve geçişlere izin vermesiyle binlerce sığınmacı Yunanistan'a akın etmişti. Yunanistan ise sığınmacılara şiddet uyguluyor.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca mültecilere bu şekilde “geri ittirme” uygulamasının yapılması yasak. Ancak Yunanistan, Mart ayından beri bu uygulamayı artırdı.

DW Türkçe'nin haberinde ise Yunanistan tarafından sığınmacılara uygulanan şiddet ele alınıyor. Haberde, sığınmacı botlarına yönelik saldırı ve sabotajların arttığı belirtiliyor.

Haberde 4 Haziran'da paylaşılan bir videoya yer veriliyor. 

Küçük bir çocuğun "Anne, anne, öleceğiz!" çığlıklarının duyulduğu bu video, mülteciler için oluşturulan acil yardım hattı AlarmPhone'un Twitter hesabında paylaşıldı. Olay, Türkiye ile Yunanistan'ın Midilli Adası arasında meydana geldi.

Bağımsız bir kuruluş olan AlarmPhone, açık denizde tehlike yaşayan göçmenler için oluşturulmuş bir acil yardım hattı sunuyor. Kuruluş, kendilerine gelen yardım çağrılarını en yakın sahil güvenlik birimlerine ileterek, sığınmacılar için hızlı bir biçimde harekete geçmeleri ve onları kurtarmaları için yetkililer üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyor.

İsviçreli bir gönüllü olan Lorenz, 4 Haziran'da söz konusu olay yaşandığında AlarmPhone'da görevinin başındaymış. Lorenz, maskeli adamların teknenin motorunu bozarak botu işlevsiz hale getirdiğini ve botta bulunanları kaderine terk ettiğini anlatıyor.

Kendisine verilen koordinatlara göre, olayın Yunan karasularında gerçekleştiğini söylüyor. Lorenz, "Hukuki standartlara göre bu saldırılar tamamen yasa dışı ve şu anda Yunan sınır hattı boyunca sığınmacılara karşı uygulanan insafsızlığı açıkça gözler önüne seriyor" diyor.

AlarmPhone gönüllüleri, bu tür saldırıların giderek arttığını aktarıyor. 5 Haziran'da da 19 kişiyi taşıyan bir başka sığınmacı botunun başına benzer bir şey geldiği belirtiliyor. Teknede bulunanlardan 16 yaşındaki Ferhat (isim değiştirilmiştir) Afgan bir genç.

Annesi ve kızkardeşiyle birlikte yollara düştüklerini, ancak Türkiye yolunda ikisini de kaybettiğini anlatıyor. Şimdi tek başına devam ettiği bu yolculukta hedefi Avrupa'ya geçmek. İnsan kaçakçılarına ödeyeceği parayı kazanabilmek için dört ay Türkiye'deki bir fabrikada çalıştığını söylüyor.

Ferhat, o gün Yunan tarafından bir plastik botun yaklaştığını ve teknelerini durdurduğunu anlatıyor. "Beş maskeli adam vardı" diyor. "Bir tanesi dümendeydi, ikisi ellerindeki sopalarla bize vurmaya çalışıyordu, bir diğeri ise elindeki bıçakla botu deldi ve motorumuzu bozdu. Beşinci adam ise olanları öylece seyretti."

Ferhat saldırı gerçekleşirken telefonunu çıkartıp çekmeye cesaret edememiş, ancak hemen ardından yaşanan tabloyu kayıt altına almış.

Görüntülerde bottaki bir delik ve bozulan motor görülüyor. Bottaki sığınmacıların çaresizliği yüzlerinden okunurken, sonunda tekneden atlayıp Midilli'ye doğru kulaç atmaya ve tekneyi de itmeye başlıyorlar. Bir kadın yumruğunu sallayarak, "Teknemizi yok etmek için arkadaşlarını yolladılar, şimdi de bizi seyrediyorlar" diye bağırıyor.

Bir Yunan sahil güvenlik teknesi ve ona eşlik eden bir plastik bot videoda açıkça görülüyor. Ferhat çıktısı alınan bir belgede bizim için bu tekneyi işaretliyor ve maskeli adamların Yunan güçleri olduğundan emin olduğunu söylüyor. Bu adamların, bir sahil güvenlik teknesinden geldiklerine ve diğer botla sürekli iletişim halinde olduklarını öne sürüyor.

Saldırılara ilişkin oldukça az sayıda fotoğraf ya da video var. Maskeliler üniforma giymiyorlar, teknelerinde de herhangi bir amblem, sembol görünmüyor. Bu nedenle 4 Haziran'daki olayın görüntüleri büyük önem taşıyor.

Üst güvertenin titiz bir analizi ve teknelerin ayırt edici özelliklerinin incelenmesinin ardından bağımsız çevrimiçi araştırma platformları Bellingcat ve Lighthouse Reports, şişme botun bir Hellenic Sahil Güvenlik teknesiyle örtüştüğünü tespit ettiler. Araştırmanın sonucuna göre şişme bot, Yunan sahil güvenlik teknesi ΛΣ 080'e ait ve bu teknenin o gün Midilli'de açıldığı kanıtlandı.

Yunanistan, bu kanıtlara rağmen maskeli adamların Yunan sahil güvenliğiyle birlikte hareket ettiği yönündeki suçlamaları kabul etmiyor.