Oca 29 2018

Planlama yetersiz: Türkiye'de Suriyeli çocukların okullaşma oranı yüzde 60

Suriyeli mültecilere yönelik bir süredir artan nefret söylemi çeşitli illerde fiili şiddete dönüşmüş durumda. Tabii mülteci lafın gelişi zira Türkiye’deki Suriyeliler uluslararası bir güvencesi olan mülteci statüsünde değil, onlar bizim misafirimiz. Peki kim bu misafirler? Neler yaşayıp bize niye ‘misafir’ oldular? Onlara iyi evsahipliği yapmazsan ne olur? Tam da bu sorulara yanıt vermek için bir saha araştırması yaptık.

Araştırma sonuçlarına geçmeden bu konunun niçin önemli olduğunu rakamlarla hatırlayalım. Suriye, 2011’den bu yana bir iç savaşın içinde. Bu savaş, toplam 6,5 milyon insanın evlerinden olmasına ve 400 bin kişinin hayatını kaybetmesine mal oldu şu ana kadar.

Filistinli ve Afganlardan sonra en büyük mülteci grubu artık Suriyeliler dünya üzerinde. Yüzde 90’ı üç komşu ülkede yaşıyor: Lübnan, Ürdün ve Türkiye...

Bu istatistiklerin en yıkıcı tarafında ise çocuklar var. Bahçeşehir Üniversitesi’nin araştırmasına göre, her 4 Suriyeli çocuktan 3’ü ailesinden yakın birini savaşta kaybetmiş, her 3 Suriyeli çocuktan 1’i fiziksel şiddete uğramış.

Türkiye’de resmi rakamlara göre 3,5 milyon Suriyeli var. 1 milyon 623 bini ise çocuk bu nüfusun. Ancak planlamanın yeterli olmaması nedeniyle Suriyeli çocukların geleceği de karanlık gözüküyor.

Konu üzerinde araşatırma yapan isimlerden Prof. Selçuk Şirin, “Boko Haram ve Taliban gibi örgütlerin böyle ortaya çıktığını” söylüyor.

Çocuklara, kendi dillerinde eğitim verilemiyor. Bir sürü imam hatip mezunu var ama Arapça konusunda yeterli değiller. Hâliyle bu çocuklara, psikolog-psikiyatr-sosyal hizmet uzmanı da sunulamıyor.

Suriyeli çocukların eğitimi, MEB politikaları kapsamında geçici eğitim merkezlerinden resmi okullara kaymaya devam ediyor. DW Türkçe'den Burcu Karakaş’ın haberine göre, MEB yetkilileri Türkiye'de Suriyeli çocukların okullaşma oranının yüzde 60 civarında seyrettiğini söylüyor. Yetkililer, ailelerin geleneksel nedenlerle çocuklarını okula göndermemeyi tercih ettiğini dile getiriyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) raporu da, halihazırda 350 bin civarında Suriyeli çocuğun okula gidemediğini gösteriyor.

Okula kayıtlarda şu an için hiçbir engel bulunmuyor ancak bu gerçekleşmiş olsa bile Suriyeli çocuklar için hayat, çok kolay değil.

Suriyeli çocuklarla çalışmalar yürüten Yuva Derneği'nden Ebru Açıkgöz, Suriyeli öğrencilerin sınıflarda maruz kaldığı ayrımcılık nedeniyle arka sıralarda oturarak içine kapandığı durumlar olduğunu anlatıyor.

Zaman zaman öğretmenlerin de ön yargılı davranabildiğini ifade ediyor. Suriyeli çocuklarının okullaşması önündeki engeller arasında, kendilerini ülkede geçici hissetmeleri ve gelecek kaygısı ön plana çıkıyor.

Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından hazırlanan, aralarında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın da bulunduğu 24 kurumdan temsilcinin katılım gösterdiği toplantı raporu, Suriyeli kız çocuklarının yaşadıkları sıkıntıları ortaya koyuyor.

"Yerelden Genele Suriyeli Kız Çocuklarının Okullaşmasını Desteklemek" başlıklı rapor ise, Suriyeli kız çocuklarının eğitimlerine devam edememe oranlarında ciddi bir düşüş olduğunu ortaya koyuyor. Bu düşüşün nedenlerinden biri, çocuk yaşta evlilik...

Maya Vakfı Genel Müdürü Dr. Julide Ergin, "bu travmalarla ilgilenilmezse çocuklar arasındaki ayrışmanın daha da derinleşebileceğini" düşünenlerden..

 

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN