Şub 20 2018

"'Vurun Murat Belge’ye' kampanyasının sol trolleri"

15 Temmuz darbe girişiminin ardından akademisyenlere ve aydınlara yönelik baskılar nedeniyle birçok isim kariyerlerini yurt dışında sürdürme kararı aldı. 

Prof. Murat Belge’nin de Risk Altındaki Akademisyenler Konseyi’ne başvurduğunun ortaya çıkması, “ülkeyi terk edecek” söylentilerine yol açtı. Ancak Belge, “Mesele sadece akademik” diyerek açıklıyor yurt dışı planını.

Belge üzerinden dönen bu yorumların yanında bir de yeni çıkardığı “Şairaneden Şiirsele, Türkiye’de Modern Şiir” başlıklı kitabı da tartışma konusu. Aslında tartışmalar, kitap üzerinden Murat Belge'nin bir dönem 'Yetmez ama Evet' cephesinde yer alması ve Erdoğan'a destek vermesine ve şimdilerde akademik kariyerini yurt dışında sürdürme planına yönelik tepkilere evrilmiş vaziyette.

Oya Baydar da, T24'teki yazısında, "İlk taşı kimin, nasıl attığını bilmiyorum. Ama Murat Belge’nin Oxford Üniversitesi’ne gitmek üzere başvuruda bulunduğu haberiyle birlikte sosyal medyada ve gazete köşelerinde başlayan saldırı büyük ölçüde ulusalcı sol’dan geliyor" diyor.

"Yurt dışına gitmek, başka bir ülkenin saygın bir üniversitesinde ders vermek ne zamandan beri günah oldu?" ne zaman günah oldu?" diye soran Baydar, "İnsanlar ülkelerinde kendilerini güvende hissetmediklerinde yurtdışına çıkmakta sonuna kadar haklıdırlar" görüşünü dile getiriyor ve ekliyor:

"Bu ülkede sağıyla soluyla, Ak trolü sol trolüyle bir sevgisizlik, anlayışsızlık, kötücüllük cephesi var. Siyasal mücadele sandıkları şey, ötekine saldırmaktan ibaret. Kendilerinden farklı düşüneni, kendi doğrularından farklı doğruları olanı yok etmeye, susturmaya, itibarsızlaştırmaya çalışan; haysiyet cellatlığından, ihbardan, linçten çekinmeyen “yerli ve millî” antidemokratik cephe."

Baydar yazısında, ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilen Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan, Mehmet Altan'la ilgili bazı kesimlerin “Oh olsun”a varan söylemlerde bulunmasına da tepkili.

"Düşünce ve ifade özgürlüğünü kendilerinden başkalarına tanımayan, faşizme doğru dolu dizgin giderken demokratik birliğin yaşamsal önemini hiç anlamayan ve bilerek bilmeyerek Ak trollerle ittifak kuranlar…" diyor bu kesimi tanımlarken ve "Bu kadar kin ve nefretle, öfke, haset ve habasetle nasıl yaşayabiliyor bu insanlar diye soruyorum kendime. Onlar adına da, ülkemin geleceği adına da kahroluyorum" diyor.