1990’ların meşhur infazcısı ‘Yeşil’ yaşıyor mu?

Musa Anter cinayeti davasında tanık olarak dinlenen Genelkurmay İstihbarat Daire eski Başkanı İsmail Hakkı Pekin, "Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın yaşadığını biliyorum, sağlık problemleri olduğuna dair bilgi geldi” dedi.

Musa Anter cinayeti ve JİTEM ana davası dosyalarının birleştirilmesi sonrası yapılan yargılamanın dokuzuncu duruşması Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Musa Anter'in 1992 yılında öldürülmesine ilişkin “Yeşil" kod adlı JİTEM üyesi Mahmut Yıldırım'ın da aralarında olduğu dört sanığın yargılandığı dosya ile birleştirilen 16 sanıklı davanın duruşmada, ilk olarak İzmir’in Fethiye ilçesindeki Ortaçay Adliyesi’nden SEGBİS ile bağlanan tanık Serdar Ekingen, Musa Anter’in katledildiği güne dair bilgiler verdi.

“O gün Musa Anter ile birlikteydik programdan sonra otele gelmiştik” diyen tanık, devam etti:

“Ben bir görüşmeye gideceğim beni oraya götürün dedi, biz de götürdük. Kaldığı otele girdikten bir süre sonra Orhan Miroğlu geldi ve görüşmeye başladılar. Otelden bir yere görüşmeye gideceğini söylemiş ve bizden götürmemizi istedi. Ama Orhan Miroğlu, ısrar etti ‘ben onu götürürüm biz sonra yemek yemeğe gideceğiz’ dedi. Hatta ben de gitme noktasında ısrar ettim. Seyrantepe’ye gideceğini söylemişti. Başka bir ayrıntı vermedi. Bizimle yaptığı bu konuşmadan ne kadar sonra Orhan Miroğlu’nun geldiğini hatırlamıyorum. Musa Anter ve Orhan Miroğlu, lobide konuştular ve baş başaydılar. Musa Anter, ‘tamam yeğenim siz gidebilirsiniz’ diye konuştu. Şoförle birlikte oradan ayrılıp, eve gittim.”

Duruşmada tanık olarak dinlenen Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Daire eski Başkanı İsmail Hakkı Pekin ise, şöyle dedi:

“Yeşil olarak tanınan Mahmut Yıldırım’ın yaşadığı yönündeki kanaatim ile ilgilidir. Benim kendi çevremden gelen bilgilerden oluşan kanaatimdir. Bu bilgiler dahilin de bu kişinin yaşadığı kanaatine ulaştım. Yer olarak bilsem, gelir ihbarda bulunurdum. Yaşadığını biliyorum ama nerede yaşadığını bilmiyorum. Sağlık problemleri olduğuna dair bilgi geldi.”

Kanser olduğuna dair bilgilerin kendisine geldiğini vurgulayan Pekin, şöyle devam etti:

“Nerede tedavisinin sürdüğünü, hangi kimliği kullandığına dair bilgi edinmedim. Ben 2011 Eylül ayına kadar orduda görev yaptım. Orduda toplamda 43 yıl görev yaptım, yukarıda açıkladığım malumatı emekli olduktan sonra öğrendim. Terörle mücadele konusunda çalışıyordum görev sırasında da bu kişiyle ile ilgili bilgiler vardı. Kamu görevim boyunca elde ettiğim bilgileri açıklama durumum yoktu. Ama onları burada açıklayamam.”

Eski istihbaratçı Pekin, sadece Yeşil’in hastalıkla boğuştuğunu bildiğini söyledi ve “Sahte kimlik kullanıyor olabilir. Kimliği değiştirilmiş de olabilir, suratı da değiştirilmiş olabilir, bilgiye sahip değilim. Mahmut Yıldırım, tanık koruma prosedürü uygulandı mı bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

“Biz Harp Okulu’nda 690 kişi mezun olduk. Dolayısıyla herkes birbirini tanır. Somut olarak bir bilgiye sahip değilim” diye devam eden Pekin, devamla şunları ifade etti:

“Somut olarak Yeşil ve benzeri kişilerin bölgede kullanıldığına dair elimde bilgi yok. Bunu programda kanaat olarak söyledim. Sadece bölge değil. Tüm Türkiye’de devletin kimi nasıl kullandığına dair bilgi var. Devletlerin istihbaratı, gizli servisleri maalesef böyle çalışır. Devlet adına çalışan faili meçhul unsurlar böyle çalışır. Deşifre olan kişiler bir yerlere gönderilir, kimlikleri değiştirilir, görüntüleri değiştirilir. Türkiye içinde de dışında da yaşayabilir. Bildiklerini düşünürsek sanık ‘YEŞİL’ kodlu Mahmut Yıldırım’ın da kuvvetle yüzü, kimliği değiştirilmiş olabilir.”

DURUŞMADAKİ İFADELERİN DETAYINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

Gazeteci Abdurrahman Şimşek’in sanık Abdulkadir Aygan ile yaptığı röportaj, mahkeme salonunda yaklaşık 40 dakika izlendi. Aygan'ın Musa Anter’in öldürüldüğü geceye dair videoda söylediği beyanlara ilişkin görüntülerin ham hali izlendi.

Aygan, videoda şu itiraflarda bulunuyor:

“Hamit Yıldırım geldiğinde heyecanlıydı. Herkes de silah vardı. Tabanca vardı üzerinde. Şırnaklı Hamit Yıldırım’a umman isimli 9 milimetrelik 14’lü bir silah verilmişti. ‘Niye yanımıza getirmedin’ diye sordum. O da, ‘ Şüphelendiler o yüzden vurmak zorunda kaldım.’ dedi. Hamit Yıldırım’ın fotoğrafını teyit eden ve katil bu. Cemil Işık’ın adamıydı.

Şırnaklı Hamit olarak biliniyordu. Şırnak merkez Kumçatılı Şırnaklı Hamit Yıldırım olarak JİTEM ve Yeşil’in görevlendirdiği kişi buydu. Kesin olarak teşhis ediyorum. Cinayetten bir sene önce ve dokuz sene sonra çekilen fotoğraflar aynıdır. İnce ve uzundur. O zaman gömlek giymiş ve tabancayı gömleğin altına koymuştu. Olay gecesini hatırlayınca sinirlerime hakim olamıyorum yazık ya.

İsveç’te bana buna benzer fotoğraflar getirdiler. Ben bunu doğru dürüst teşhis edemem. Ama şimdi teşhis ettim. Kişilerin gençlik halleri olmadığı için teşhis edemedim. Bu şekilde tanımam mümkün değildi ama Diyarbakır’da gördüğüm şahıs budur. En mukaddes şeye yemin ediyorum bu adam yaptı. Her zaman kim isterse istesin bu adamı teşhis ederim. Yaşlı bir insanı orada öldürdüler. Ben bir yıl görev vermiştim bir yere götür diye ama orada da ne olacağını bilmiyordum. Ölüm emri verilmemişti sadece getirin demişlerdi.”

Musa Anter cinayeti ve JİTEM ana davasının duruşması tanıkların ifadesinden sonra ertelendi. Müşteki avukatı Selim Okçuoğlu, yaşadığı iddia edilen “Yeşil” kodlu Mahmut Yıldırım’ın tanık koruma kapsamının araştırılması talebi mahkeme heyeti tarafından kabul edildi.