Orhan Miroğlu, Musa Anter cinayetini 'FETÖ’ye bağladı!

Kürtlerin 'Ape Musa' olarak tanıdığı Musa Anter cinayet davasında tanık olarak dinlenen AKP’li Orhan Miroğlu, “Bu işin merkezindeki FETÖ örgütlenmesi var, tabii benim kişisel kanaatim. Elimde belge yok” dedi. 

JİTEM’e ilişkin 1999 yılında hazırlanan 11 sanıklı iddianame ile 2005 yılında hazırlanan beş sanıklı iddianamenin 2010 yılında birleştirilmesiyle JİTEM Ana Davası olarak anılmaya başlanan ve Musa Anter cinayetine ilişkin 2013 yılında başlatılan davayla birleştirilen davanın 10’uncu duruşması Ankara 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.  

Dava kapsamında ağırlıkta itirafçılar ve Abdülkadir Aygan, “Yeşil” kod isimli Mahmut Yıldırım gibi bir dönem devletin içinde “çete” olarak tarif edilen yapıların tanınmış aktörleri, “Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, taammüden adam öldürmek, bir suçu söyletmek için işkence yapmak” gibi suçlardan yargılanıyor. 

Duruşmaya Musa Anter’e yapılan suikast sırasında yaralanan AKP’li Orhan Miroğlu, Cevat Korkmaz ve Raif  Türk tanık olarak katıldı. Duruşmada katledilen Anter’in oğlu Dicle Anter ve avukatları da hazır bulundu.

Kimlik tespiti ardından başlayan duruşmada Yeşil kodlu Mahmut Yıldırım’ın Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2019/151 esas 2019/339 karar sayılı dosyanın dava dosyasıyla birleştirilmesi yönünde talep olduğu belirtildi. Duruma itiraz eden müşteki avukatları bu davanın farklı bir dava olduğunu söyledi. Avukatların itirazını kabul etmeyen mahkeme heyeti Yeşil kodlu Yıldırım’a ait tüm dava dosyalarının bu davayla birleştirilebileceği, kararı duruşma sonrasında vereceklerini söyledi.

MA'nın haberine göre mahkeme Miroğlu’nun duruşmaya tanık olarak getirdiği Cevat Korkmaz’ın beyanıyla devam etti. Anter cinayetinden 20 gün sonra Orhan Miroğlu ile hastane de görüştüğünü anlatan Korkmaz, şunları söyledi:

“Buraya gelme sebebim son dönemlerde bir algı operasyonu başlatıldı. Bu benim vicdani olarak rahatsız olduğum bir konudur. Sanki Orhan Bey, Musa Anter’i öldürtmek için kendi kendisini de vurdurmuş gibi saçma sapan bir şey başlatılmış. Bu davanın da bir süredir devam ettiğini biliyordum. Orhan Abi de bir gün buluşmamızda bu konuyu açtı bana. Son derece rahatsızlık verici bir durum. Benim onunla röportaj yaptığım dönemde de ne kadar yaşayacağı belli değildi. O yüzden geldim."

Ardından söz alan Orhan Miroğlu da, kendisini şu sözlerle savundu:

“Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan faili meçhul cinayetler Türkiye’nin gündemine sokulmaya çalışılıyor. Bu hazırlanmış bir şey öyle çok merak edildiği için bu dosyalara tekrar bakmak şeklinde değil. Ergenekon operasyonları bir yandan devam ediyor. Ergenekon operasyonları ile birlikte Hrant Dink cinayeti başta olmak üzere tam da bu noktada kamuoyunun ilgisi, merakı Güneydoğu’da işlenmiş cinayetlere yöneldi. Böyle olunca bu işin merkezindeki FETÖ örgütlenmesi, tabii benim kişisel kanaatim. Elimde belge yok...."

Tanık dinlenmesi ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti bir sonraki duruşmayı 25 Eylül tarihine erteledi.

Haberin detayına buradan ulaşabilirsiniz