Kas 13 2017

'Türkiye NATO'dan ayrılan ilk ülke olabilir'

 

Bir Amerikan vatandaşı iseniz, Türkiye'ye yapacağınız ziyaret planlarını iptal edin. Ya da Türk bir arkadaşınızı ABD'ye davet etmeyin. Yakın zamanda, ABD ve Türkiye karşılıklı vize hizmetlerini durdurdu. Bunun sıradan bir seyahat yasağı olmasından öte bir anlamı var. 

Bu tavsiyeler Türkiye'yi yakından izleyen Boston Globe yazarı Stephen Kinzer'a ait.

Bu modern tarihte sahnelenen büyük bir jeopolotik piyes: İki müttefik ülke vizeleri yasaklıyor. Eski ilişkiler derin bir şekilde yara alıyor.

Amerikalılar'ın Topkapı Sarayını ziyaret etmekten men edileceğini ya da Büyük Kanyon'un Türklere kapatılacağını hayal etmek zor. Aslında, vize hizmetleri Pazartesi günü yeniden başladı. Ancak bu anlaşmazlığın kolay kolay kapanmayacağı ortada.

Türkiye, 65 yıldır onu ABD'nin müttefiki yapan NATO'nun bir üyesi. Resmi olarak da halen üye. Ancak gerçek farklı. Türkiye kendisini Batı ittifakının dışında konumlandırdı bile. Brüksel'deki NATO karargahında ya da Washington'da alınan kararları kabul etmek yerine, kendi çıkarları peşinde koşan bir Ortadoğu ülkesi gibi davranıyor: Türkiye NATO terk ilk ülke!

Kinzer, iki ülke arasındaki ilişkileri çökme noktasına getiren olayları irdeledi.

Sonuncusu da olmayabilir. Bu çökmeyi tetikleyen pek çok sebep var: Rus silahları, Kürt gerilla savaşçıları, altın ihracatçısının durumu (Reza Zarrab), iki imam (Fetullah Gülen ve Andrew Brunson) ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın korumalarının göstericilerle kavga etmesi. Buna bir de Türk toplumunda giderek artan Amerikan karşıtlığı ekli.

Yakın zamanlarda yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, Türkler'in sadece yüzde 13'ü Amerikan ideallerine imreniyor. Yüzde 72'si ise ABD'nin gücünden korkuyor. Bu antipati, Batılıların uzun zamandır Türkleri yanlış algıladığının bir göstergesi. 

Şimdiki krizin kökleri 2003'e gidiyor, Türkiye ABD askerlerine Irak'ın işgali sırasında topraklarını kullanma izni vermedi. Birkaç ay sonra, ABD askerleri Kuzey Irak'ta 11 Türk güvenlik yetkilisini başlarına kukuleta geçirerek tutukladı ki Türkiye'nin ortak belleğine kazınan bir hadiseydi bu.

Suriye'deki iç savaş bu stratejik uyumsuzluğu perçinledi. ABD, Türkiye'nin düşman bellediği silahlı Kürt gruplarına destek ve silah sağladı. Türkiye de karşılığında El Kaide ve diğer militan grupları silahlandırdı ve destekledi. 

Mayıs ayında Erdoğan'ın korumalarının bir grup muhalif protestocuyu dövmesi de soruna tuz biber ekti. 

Erdoğan'ın, yolsuzluğa bulaştığı söylenen ve yaklaşan Zarrab davasıyla ilgili de endişeleri bulunuyor. Rusya'dan füze satın alındığını açıklaması bir başka etken.