Paylan: Albayrak Medya’ya ait derginin ‘FETÖ Özel Sayısı’nda, azınlıklar hedef gösterildi

HDP Diyarbakır Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, Albayrak Medya Grubu’na ait Gerçek Hayat Dergisi’nin 'FETÖ Özel Sayısı'nda, azınlıklar hakkındaki nefret söylemleriyle' ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından cevaplanması için soru önergesi verdi.

Paylan önergede, "Saray’ın medyası' olarak bilinen, Albayrak Medya Grubu’na ait Gerçek Hayat Dergisi’nin “FETÖ Özel Sayısı”nda, ülkemizdeki azınlıklar nefret söylemleriyle bilginiz dahilinde mi hedef gösterilmiştir?" sorusunu yöneltti. 

t24'ün aktardığı habere göre Oktay'a "Gülen, Erdoğan’la yürürken iktidarınızca ’Muhterem Hocaefendi' diye anılırken, bugün “Ermeni” diye anılması ırkçılık ve ahlaksızlık değil midir?" sözlerini yönelten Paylan'ın soru önergesi şöyle;

"Aşağıdaki sorularımın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96 ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim." 

“Saray’ın medyası” olarak bilinen, Albayrak Medya Grubu’na ait Gerçek Hayat Dergisi’nin “FETÖ Özel Sayısı”nda, ülkemizdeki azınlıklar nefret söylemleriyle hedef gösterilmiştir.

Dergi, mesnetsiz iddialarla; Türkiye Ermenileri 82. Patriği müteveffa Şınorhk Kalusdyan, Ortodoks Patriği Sn. Bartolomeos, Hahambaşı Sn. İshak Haleva gibi bazı ruhani liderleri “FETÖ’nün Ayakları” olarak nitelemiştir.

Dergide; Fetullah Gülen’in babası Ramiz’in Ermeni, annesinin Yahudi olduğunu iddia ederek, “faaliyetlerinin bastırılan genetik yönünün tezahürleri” olarak göstererek, “Ermeni Gülen’den Ermeni Patriği’ne mektup” gibi nefret söylemleri kullanılmıştır.

Azınlık kimliklerini ötekileştiren ve hedef gösteren dergi; Türkiyeli Ermeniler, Rumlar ve Yahudilerde endişe ve tepki yaratmıştır.

Bu bağlamda,

1. “Saray’ın medyası” olarak bilinen, Albayrak Medya Grubu’na ait Gerçek Hayat Dergisi’nin “FETÖ Özel Sayısı”nda, ülkemizdeki azınlıklar nefret söylemleriyle bilginiz dahilinde mi hedef gösterilmiştir?

2. Cumhurbaşkanı ve iktidara bağlı medyanın sıklıkla başvurdukları nefret söylemlerinin; Hrant Dink, Rahip Santoro ve Zirve Yayınevi gibi nefret suçlarına tekrar yol açabileceğini hiç mi düşünmüyorsunuz?

3. Derginin, azınlık toplumlarını katılmakla suçladığı “Gülen Cemaati” faaliyetlerine, iktidarın bütün üyeleri katılmamış mıydı?

4. Gülen, Erdoğan’la yürürken iktidarınızca ’Muhterem Hocaefendi' diye anılırken, bugün “Ermeni” diye anılması ırkçılık ve ahlaksızlık değil midir?"

'Gerçek Hayat' isimli dergide "FETÖ'nin Ayakları" başlıklı bir şemada Türkiye Hahambaşılığı, Rum Patrikliği ve eski Ermeni Patriği'ne yer verilmesi tepki yarattı.

Türk Yahudi Toplumu adına şu açıklama yapıldı: 

"Hahambaşı'mızı gerçek dışı ithamlarla kullanan yayınların yarattığı ayrımcılığı ve provokasyonu kınıyoruz. Bu nefret yayınlarının, ayrılmaz bir parçası olduğumuz Türkiye'mize de verdiği zararların eğitim ve hukuk yolu ile gecikmeden çözümünü bekliyoruz." 

İstanbul Rum Patrikliği başlığıyla Ekümenik Patrikhane'den yapılan açıklamada da şu ifadelere yer verildi:

"Kamuoyu'muza duyurulur:

Gerçek Hayat dergisinde yayımlanan bir yazıda, halkımızın Hristiyan ve Musevi mensuplarını son derece kıran ve üzen, mesnedsiz iftiralarla cemaat mensupları ve dini liderleri hedef gösterilmektedir. 

"Bu davranış çok acı verici olduğu gibi, ayrıca çok vahim ve sorumsuzca ileri sürülen gerçek dışı iddiaların Türkiye Ortodoks cemaatini endişeye düşürdüğünü Kamuoyu'na açıklamayı gerekli görüyoruz.

"Maalesef çeşitli ülkelerde görünen ırkçı tezahür ve tecavüzlerin bizde de görülmesi ihtimali büyüktür. Patrik Hazretleri de devlet'imize elinden gelen desteği verdiği halde böyle bir ithama maruz kalmanın derin üzüntüsü içindedir. Saygıdeğer kamuoyu'na bu açıklamayı yaparken Devlet makamlarının da gereğini yapacağından emin olduğumuzu beyan ederiz."

Sözkonusu şemaya Türkiye Ermenileri Patrikhanesi de tepki gösterdi. Yapılan açıklamada şöyle dendi:

"Gerçek Hayat isimli bir dergide, müteveffa Türkiye Ermenileri Patriği Şnorhk I. Hazretleri'nin adının da içinde bulunduğu bir iftira ve karalama yazısı kaleme alınmış olduğunu üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız.

"Bunun yanı sıra, aynı yazı Rum ve Yahudi Cemaati'nin Dini Önderleri'ni de hedef alarak Türkiye'deki farklı inanç gruplarına haksız, mesnetsiz iftiralarda bulunmak yoluyla siyasi bölücülük atfederek Dini Liderleri ve onların üzerinden Cemaatleri'ni alenen hedef göstermektedir.

"Türkiye Ermenileri gibi diğer Hristiyan ve Yahudi Cemaatleri mensuplarının da son derece müteessir olduğu, üzüldüğü, hakarete uğramış hissettiği aksi düşünülemez mutlak bir gerçektir.

"Habercilik özgürlüğü şemsiyesi altında kullanılan bu ifadeler hem çok acı verici olup hem de çok vahim sonuçlar doğurabileceğinden bu sorumsuz davranış ve ileri sürülen gerçek dışı iddialar Türkiye Ermeni Patrikliği ve Cemaati açısından son derece endişe verici olarak algılanmaktadır.

"Dünyanın birçok yerinde görüle gelen ırkçı zihniyetler, bu bağlamdaki ifade ve eylemler maalesef Ülkemizde de görülmektedir. Bu tür ırkçı propagandaların menfi sonuçları kaçınılmazdır.

"Bu bağlamda, bir kaç gün önce bir kilisemiz benzeri nefret söylemlerinden etkilenen bir saldırgan tarafından benzin döküp yakılmak istenmiştir.

"Cumhuriyet dönemi Patriklerinin tümü gibi günümüz Patrik Hazretleri, Cemaatimizin tüm kurumları ve cemaatimiz mensupları Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Yüce Devletimize sadece vatandaşlık bağıyla bağlı olmayıp gönül bağları ile Vatan'a bağlı bulunan sadık ve kadim Anadolu Halkları'ndandır.

"Basın ahlak prensiplerine aykırı ve basın özgürlüğü ile izah edilemeyecek böylesi asılsız, karalayıcı ve hiçbir bahanesi olmayan bir ithama maruz kalmak Patrikliğimizi ve Cemaatimizin her bir mensubunu en hafif tabiri ile derinden yaralar.

"Bu konuda Yüce Devletimizin her türlü adaletsizliğe, ötekileştirmeye ve iftiraya "Dur" diyecek makamlarının gereğini en süratli şekilde yapacağından, Ülkemizin bütünlüğüne ve insanların birlik ve beraberliğine kasteden bu gibi kurum ve şahıslara karşı kanunların gereğinin icra edileceğine dair ümidimiz tamdır."