Mar 21 2018

'Newroz Kürtlerin bayramı'

Milyonlarca kişi bugün Newroz'u kutlamaya hazırlanıyor. Özellikle de Kürtler. Yasaklarla, engellemelerle, polis müdahaleleri ile bir özgürlük ve direniş mücadelesi haline dönen Newroz için yüz binlerce kişinin meydanları doldurması bekleniyor.

Bu bayram sadece Kürtler değil aynı zamanda yakın coğrafyaları paylaşan diğer pek çok topluluk için de büyük bir anlam taşıyor. Buna, Hazar kıyılarının, Kafkaslar’ın, Doğu Akdeniz’in halkları da dahil.

Ancak, Cumhuriyet Gazetesi yazarı Aydın Engin bir durumun altını çiziyor ve Newroz'un, "İlle de Kürtlerin bayramı" olduğunu belirtiyor. 

Ön Asya halkları için Newroz'un baharı muştulama misyonu olduğunu ancak Kürtler içinse, 'özgürlük' anlamı taşıdığına değinen Engin, Newroz'un hikayesini şu satırlarla anlatıyor:

"Kürt mitolojisine göre Mezopotamya’nın (Galiba Asur’un) zalim kralı Dehak boynunda iki yılan taşırmış. Yılanlarını çocuk beyniyle beslermiş. Her gün iki çocuğu öldürtüp beyinlerini yılanlarına yedirirmiş. İki Kürt, Dehak’ın saray mutfağına sızmayı başarmış. Kesilip beyinleri çıkarılacak çocuklardan birini saklayıp, yerine bir kuzu beyni koymaya başlamışlar. Kurtulan çocuğu da gizlice saraydan dışarı çıkarmışlar. Halk da o çocukları dağlara kaçırıp mağaralarda büyütmüş. 

Yedi çocuğunun altısı Dehak’ın yılanlarına yem olan demirci Kawa, ateşinde kızıla döndürüp, örsünde dövüp, çifte su verip yaptığı keskin kılıçlarla gitgide büyüyen çocukları birer savaşçı olarak eğitmiş. 

Bir 20 Mart günü Demirci Kawa önlüğünü çıkarıp bir dalın ucuna asıp bayrak yapmış, elinde çekici, ardında çifte su verdiği kılıçları kuşanmış savaşçı çocuklar dağlardan inip Dehak’ın sarayını basmışlar. Kawa çekici ile zalim Dehak’ın ve yılanlarının başlarını ezmiş. Mezopatomya halkları Dehak’ın zulmünden kurtulup özgürlüklerine kavuşmuşlar… 

Ertesi gün, 21 Mart’ta da özgürlüğün bayramını ateşlerin üstünden atlayarak kutlamışlar." 

Newroz'un Kürtler için siyasal bir anlam taşıdığına dikkat çeken Engin, Demirci Kawa'nın bir özgürlük simgesi olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor:

"Tutup “Ne özgürlüğüymüş bu? Ayrı devlet hevesi mi? Zaten özgür değiller mi” gibi milliyetçi önyargı sahipleri ne kadar naralanırsa naralansınlar, gerçek değişmiyor: Demirci Kawa bir özgürlük simgesi."

Afganistan'da Azerilerin yoğun yaşadığı bir bölgedeki anısını paylaşan Engin, Afganistan'da bir Kürt köyü de gördüğünü ve şaşkınlık yaşadığını anlatıyor. O gün gördüklerinin, Newroz ve Demirci Kawa'nın Kürtler için ne anlama geldiğine dair belleğinde önemli bir yer ettiğini belirten Aydın, konuyu Afrin'de Demirci Kawa heykelinin yıkılmasına getiriyor ve şu satırları kaleme alıyor:

"Şimdi gelin, Afrin’de Selefi cihatçılardan oluşan, ÖSO denen örgütün demirci Kawa heykelini önce kurşuna dizip, heykeli büyük ölçüde tahrip edip, bununla yetinmeyip halat bağlayıp devirmeleri, kırılmış, parçalanmış heykel kalıntıları arasında çöküp secdeye varmalarının Kürtler arasında hangi duygulara ebelik ettiğini kavramak, tahmin etmek zor olmasa gerek. 
Kawa gerçeğine saygı duymak varken, “putları” kırdıklarını ve cennetin pasaportunu elde ettiklerini düşünen (düşünen?) ÖSO “yiğitleri”nin sırtını sıvazlayanlar bunu kavrayabilirler mi?"

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/945955/Demirci_Kawa_nin_Newroz_atesi.html