'Newroz’da hem hüzün hem coşku vardı'

Bugün 21 Mart. Türkiye’de birçok kente Newroz Bayramı için kutlamalar vardı. Kutlamaların en büyüğü ise her yıl olduğu gibi bu yıl da Diyarbakır’daydı. Diyarbakır’daki kutlamaları gün boyu takip eden gazeteci Mahmut Bozarslan ile Faruk Balıkçı, ‘Yankılar’ programının konuklarıydı. Kendileriyle, bugünkü kutlamalarda neler yaşandığını, ne mesajların verildiğini konuştuk.

Dinlemek için ▶ tuşuna basınız...

 

Faruk Balıkçı: İnsanlar sabah erkenden Newroz alanına akın etti. Daha önceki yıllarda belediye araçları tahsis edilirdi. İnsanlar ücretsiz taşınırdı. Kayyum, belediye otobüslerini Newroz için tahsis etmedi. 

Newroz’un ana sloganı ‘Tecridi kıracağız, mutlaka kazanacağız.’

Basın platformu bu yıl çok kalabalık değildi. Hatta çok azdı. Bunu sorduk. ‘Nasıl HDP görünmüyorsa, Newroz da bazı basın tarafından görünmek istenmedi’ denildi. Akşama kadar Newroz bayram havasında geçti diyebiliriz. 

Mahmut Bozarslan: Kalabalık beklenin de üstündeydi. Geçen yıldan daha çok katılım vardı. İnsanlar birkaç gün öncesiyle kıyaslayıp katılımın az olduğunu söylüyorlar. Beş yıl öncesine nazaran katılım çok azdı ama geçen yıla göre katılım fazlaydı. İnsanlar bu konjonktüre rağmen Newroz’a gelmeyi ihmal etmedi. HDP etkinliklerine katılım oldukça az olmasına rağmen Newroz’da bunun tam tersi oldukça fazlaydı. İnsanlar siyasi parti ayrımı yapmaksınız herkes Newroz’a katılıyor. İnsanlar, Newroz’u siyaset üstü bir gün olarak görüyor. Eski coşku yoktu ama insanlar yine de Newroz’a sahiplenme anlamında yine de kutlamalara katılıyorlar. 

Çok sıkı aramalar vardı yine de insanlar kutlamalara katıldı. 

İnsanların rahatlayacakları, nefes alabilecekleri, politik anlamda stres atabilecekleri başka bir etkinlik yok. Olan etkinliklere ya izin verilmiyor, ya da insanlar çeşitli nedenlerden dolayı katılmıyor. Ancak Newroz’da birçok kesimden insan bu kutlamalara katılıyor, bir nevi stres atıyor, tepkisini bir şekilde dile getiriyor. 

Bana göre, Newroz bir dışavurum, bir stres atma yeri.

Faruk Balıkçı: Bu yıl Newroz alanında Kürdistan bayrağı çok fazlaydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP’lilere ‘burada Kürdistan yoktu, defolun Irak’ın Kuzey’i’ne diye bir açıklama yaptı. Buna bir göndermeydi. Newroz’un ikinci başlığı açlık greviydi. Newroz’da Pervin Buldan’ın yaptığı açıklamalarında 2013 yılında Newroz alanında okuduğu Öcalan’ın mektubunu hatırlattı. Buldan ‘Tecrit uygulayanlar bu alana iyi baksın’ dedi. 

Mahmut Bozarslan: 2013 yılında Öcalan’ın mektubunun okunduğu o yıldan bu yıla birçok şey değişti. Umut havası dağıldı, yerini hayal kırıklığına bırakıt. Çözüm umudu vardı, artık o yok, masa devrildi, çözüm umudu yıkıldı. Ancak o günden bugüne gelen insanların kararlılığıydı. Bu kararlıkta değişen bir şey yok. İnsanlar hala bu kararlıkla Kürt siyasetinin çevresinde toplanmaya, arkasından gitmeye devam ediyor. 

Newroz’un beş altı yıl önceki ruhundan sözetmek mümkün değil. Çözüm süreci bittikten sonra o ruhu kaybetti. Şimdiki ruhu dayanışma ve biraz da eğlence. Siyasi mesajlar önplana çıkıyor ama kamuoyunda çok fazla duyulmuyor. Özellikle Batı kamuoyunda tesiri olmuyor. 

Faruk Balıkçı: Newroz ülkenin siyasi atmosferinden şekilleniyor. Altı yıl önce barış umudu vardı, çok büyük coşku ile kutlandı. İnsanlar arasında bir coşku seli olmuştu. Bugün de Newroz vardı, bir yandan açlık grevleri sürüyor. Bu Newroz her ne kadar coşkulu da olsa, hüzünlüydü. Buruk bir yönü de vardı. Ne kadar coşkulu da olsa buruk kutlandı diyebiliriz. 2013 ile bu yıl karşılaştırmasını yaptığımızda bu  görülüyor. 

Mahmut Bozarslan: Kürtler, iktidara  ve yöneticilerini yine barış mesajını verdi. 2013 yılında barış mesajı yüksek perdeden, bugün daha düşük perdeden verildi. O gün basının ilgisi çoktu, bugün sadece yabancı basının ilgisi vardı, diyebiliriz. Talep yine aynı. 

Faruk Balıkçı: Bugüne kadar süregelen tüm Newrozlarda barış ve diyalog mesajları veriliyor. Geçmişte diyalog yolu açık olduğunda, mesajlar çok güçlü şekilde alınıyordu. Bugün yine aynı mesajlar veriliyor, ‘bir yandan da mutlaka direneceğiz, bu tecridi kıracağız’ deniliyor.”