Eki 22 2017

AKP silkeliyor, Gökçek direniyor

AKP'de istifa etmeyen Gökçek ve diğer belediye başkanları ile ilgili süreç hızlanıyor. Üç ismi istifaya çağıran açıklamalar peşi sıra gelirken, Gökçek'in gider ayak parti içinde bir muhalefeti tetikleme ihtimalinden çekiniliyor.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in yılan hikayesine dönen istifasıyla ilgili AKP'den art arda açıklamalar geliyor.

Önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Yerini gençlere bırakmayanlardan olmadık" dedi, ardından da AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, AKP'nin tüm işlerini istişare ile gördüğünü ve milletvekilleri ile belediye başkanlarının da istişareye riayet etmeleri gerektiğini söyleyerek Gökçek ve istifa etmemekte direnen Balıkesir ve Bursa belediye başkanlarına çağrıda bulundu. 

Yine bir başka genel başkan yardımcısı, bu kez Hayati Yazıcı, Erdoğan'ın istifasını istediği belediye başkanlarının görevi bırakmaması halinde haklarında soruşturma açılıp belediyelerine HDP'li belediyelerin çoğuna yapıldığı gibi kayyum atanabileceğini ima etti.

Hem Erdoğan'dan hem de AKP'den gelen yoğun tazyike rağmen, Gökçek, Bursa Belediye Başkanı Recep Altepe ve Balıkesir Belediye Başkanı Ahmed Edip Uğur ile birlikte şimdilik göğüslediği baskı, AKP içinde "direniş tohumları mı ekiliyor?" tartışmasını da beraberinde getirdi. 

Gökçek'in eninde sonunda istifa edeceği konusunda siyasi çevreler hem fikir. Ancak giderken zevahiri kurtarmak adına "direnerek çekildi" görüntüsü vermesinin dışında, partide Erdoğan'a karşı muhtemel bir "isyan ateşi" yakma niyetinde olduğu da kulaktan kulağa konuşulanlar arasında.

Bu ayak direme, etkisini göstermiş olmalı ki istifası istenen Balıkesir ve Bursa belediye başkanları da Gökçek'in açtığı yoldan ilerliyor ve henüz istifalarını sunmamış vaziyetteler. 

Oysa, başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş olmak üzere, Niğde ve Düzce belediye başkanları, Erdoğan'dan gelen talimata uyarak apar topar istifa etmişlerdi. Ancak Gökçek'in Erdoğan ile 5 Ekim'de yaptığı iki saatlik görüşmeden bu yana geçen süreçte koltuğu bırakacağı beklentileri boşa çıktı.

AKP içindeki kulisleri yazmasıyla bilinen Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi iki gün önce CNN Türk'te yaptığı bir açıklamada üç belediye başkanının direniş kararı aldığını söylemişti:

 

Erdoğan bir kez daha uyardı

Gökçek "istifa oyunu"nu yanına aldığı kimi aktörlerle sürdürürken Erdoğan'ın, 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde AKP içinde bir pürüz, bir diken istemediği çok aşikar. Tam da bu nedenden ötürü düşük tondan ele alıyor Gökçek meselesini. Bu bile Gökçek'in planlı ya da plansız bir direniş tetiklediği gerçeğini değiştirmiyor.

Direnişin diğer ayağındaki Bursa ve Balıkesir belediye başkanları ise uzlaşmama ve makamı devretmeme konusunda daha inatçı görünüyor. Ancak, AKP içinde bu isimleri tasfiye etmek ve basına "malzeme vermemek" için sessiz sedasız iç mekanizmalar da işletilmiyor değil.

Medyada yer alan iddialara göre, iki isim için hem azledilme hem de belediye meclisi yoluyla iş göremez hale getirme formülleri masada. Öte yandan azil durumunda başkanlar hakkındaki yolsuzluk tartışmalarının önünün açılması kaygısı da güdülüyor. Erdoğan ise konuyu hem Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giden yolda dallandırıp budaklandırmak istemiyor hem de halihazırda muhalefet edecekmiş izlenimi verip bir türlü harekete geçmeyen AKP'nin eski ağır toplarının eline koz vermek istemiyor. 

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bülent Arınç ve AKP'den tasfiye edilen isimlerin görüştükleri biliniyor. Bu isimlerin Erdoğan'ın bir hatasını beklediklerini söylemek abartı olmaz. Henüz bekledikleri o fırsat ellerine geçmemiş görünse de, Gökçek'in fitilini ateşlediği tartışma onların işlerini kolaylaştırabilir. Her ne kadar, Gül'ün liderliğinde AKP'ye karşı bir muhalefet iddiaları dönem dönem ortaya atılsa da gerçeklik zemini konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor.

Bir dönem AKP'ye yakın köşe yazarlarından Fehmi Koru ise Erdoğan'ı hassas bir noktasından vuran bir yazı kaleme aldı ve Erdoğan'ın önünü kesme amaçlı verilen hapis cezasını ve onun gösterdiği direniş sayesinde hala oturduğu makama gelebildiğini hatırlattı. Yani, demokrasinin direnişten geçtiğini, belki de tek yolu olduğunu.

Belediye başkanlarına 'FETÖ' sopası

İstifalar geciktikçe, direniş uzadıkça AKP içinden bu üç isme yönelik tehditvari salvalor da gelmeye başladı. İlk taşı AKP Milletvekili Şamil Tayyar attı. Tayyar, Gökçek'in televizyonu Beyaz TV'de program yaptığından mıdır nedir bilinmez, Gökçek'i hariç tutarak, diğer iki belediye başkanını, Gülencilerle yeteri kadar mücadele etmemekle suçladı. Hatta bu konuda bir rapor hazırlandığını iddia etti. Böylece, belediye başkanları istifa etmezse, "FETÖ" sopasıyla terbiye edileceklerinin sinyalini de vermiş oldu.

Tayyar, Gökçek'e ise daha ılımlı bir tondan, "Yüzün eskidi, patron bırak diyor" mesajı verdi. Buradan hareketle, bu üç isim artan baskıya direnemeyerek koltuklarını devretmeyi tercih edebilir. Böyle bile olsa, "Reis"e bir kez bayrak açılmış da oldu. Hem de yerel düzeyde. Hızlı bir sonucu olmasa bile, bu pasif direnişin AKP içindeki başka fay hatlarını ne yönde etkileyeceğini ise önümüzdeki süreç gösterecek.  

Gökçek'in ne zaman görevini bırakacağı ile ilgili medyada da spekülasyonların önü arkası kesilmiyor. Milliyet Gazetesi köşe yazarı Özay Şendir de 'Gökçektoto' furyasına kapılıp gidiş için tarih verenlerden. Şendir bir de kulis paylaşıyor. Buna göre, Gökçek, 2018 Nisanı'na kadar görevde kalabilmek için Erdoğan'da da hatırı olan birini devreye soktuğu ancak o da Erdoğan'ı ikna edemedi. 

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar