Eki 24 2017

İktidar medyasından Kavala'ya II. Büyükada komplosu

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Sabah Gazetesi, 18 Ekim'de uçaktayken gözaltına alınan sivil toplum aktivisti ve iş insanı Osman Kavala'yı 15 Temmuz darbe girişimi, 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturması ile ilişkilendiren skandal bir habere imza attı. 

Gözaltı süresi yedi güne çıkarılan Kavala'ya yöneltilen suçlamalarla ilgili henüz avukatları dahi bilgi alamazken, Sabah Gazetesi, Kavala ile Gülen grubu ile ilişkisi bulunduğu iddiası ile gözaltına alınan ABD İstanbul Konsolosluğu çalışanı Metin Topuz 'un aynı dosyada şüpheli olarak yer aldığını yazdı.

Topuz'un gözaltına alınması, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin gerilmesine ve vize krizinin patlak vermesine neden olmuştu. Mevcut gelişmeler, krizin derinleşebileceğinin işaretleri olarak yorumlanıyor.

İktidar medyası Sabah'a servis edilen haberde, hem Kavala'ya hem de Topuz'a, "Anayasal düzeni cebir ve şiddet kullanarak değiştirmeye teşebbüs etmek ve cebir kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya ve ya görevini kısmen ve ya tamamen engellemeye teşebbüs" suçlamaları yöneltiliyor.

Haberde aynı zamanda üç gün önce gözaltına alınan ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'na yakınlığı ile bilinen ORSAM Başkanı Şaban Kardaş'ın da aynı suçlamayla dosyaya eklendiği iddia ediliyor.

Gözaltına alınmadan bir süre önce iktidar medyasında hakkında karalama kampanyası başlatılan Kavala'nın, tutuklu HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş tarafından seçim kampanyasında kullandığı "Seni Başkan yaptırmayacağız" sloganının fikir babası olduğu da iddialar arasında. 

Aynı medya kuruluşları, benzer suçlamaları Büyükada'da bir toplantı sırasında gözaltına alınan 10 insan hakları savunucusu ile ilgili de yapmıştı. AKP'ye yakınlığı ile bilinen bu medya organları, gözaltına alınan insan hakları aktivistlerini mesnetsiz bir biçimde "silahlı terör örgütüne yardım" ile suçlamıştı. Ancak, suçlamalarının hayal ürünü olduğu ve Almanya ile Türkiye arasındaki krizde pazarlık unsuru olarak kullanıldıkları sık sık dillendirilen bir husus. 

10 insan hakları aktivisti

Büyükada'da toplantı yaptıkları sırada gözaltına alınıp tutuklanan insan hakları savunucuları

Hazırlanan iddianamede, hak savunucularına benzer suçlamalar getirilmesi, Türkiye'nin sivil toplum aktivitelerini terörize ettiği suçlamalarına neden oldu. 

İktidara yakın medya, Kavala ve diğer sivil toplum kuruluşu çalışanları hakkında manipüle edici haberlere imza atmaya devam etse de Kavala, iki yıl önce hedef gösterildiği konulara dair bir açıklama yapmış ve iddiaları yalanlamıştı. 

Bir dönem Davutoğlu'nun danışmanlığını yapmış yazarlardan Etyen Mahçupyan da, gözaltıları eleştirdiği yazısında iki ayrı dünya görüşüne sahip Kavala ile Kardaş'ı "suç ortaklığı" ile birleştirmenin mantıksızlığına işaret ediyor.

Tüm bu tevzirata karşın Cumhuriyet Gazetesi yazarı Ahmet İnsel, Kavala'yı sivil toplumun Türkiye'de yerleşmesindeki en önemli isimlerden biri olarak tanımlıyor.

İnsel'e göre, Kavala Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin geliştirilmesi ve farklı kültür ve kimliklerin korunması gibi alanlarda büyük emeği olan ve bunu yaparken de mütevazilikten ödün vermeyen bir isim. Her ne kadar iktidar medyası siyasi hesaplar üzerinden bir karalama kampanyası yürütse bile.