Eki 24 2017

Kuzey Irak: Kerkük'ten beri neler oldu?

Kuzey Irak'ta bağımsızlık referandumu yüzde 93 oranında halk desteği aldıysa da, referandum öncesinde olduğu gibi sonrasında da Kürdistan Bölgesel Yönetimi Cumhurbaşkanı Barzani'ye yönelik eleştirilerin ardı arkası kesilmiyor. 

Diğer yandan Barzani, en yakın müttefiki olan ABD'den de beklediği desteği göremedi.

Hem Irak hem Irak Kürdistanı ile yakın işbirliği içinde olan ABD, iki ülke arasında tercih yapmaktan kaçındı ve tarafları diyaloğa davet etti.

Türk hükümeti referanduma şiddetle karşı çıkarken, Kerkük konusunda da Kürt yönetimine destek vermedi. İran ise Irak hükümetinin Kerkük işgaline eleştiri getirmedi. Öyle ki, Irak ve İran arasında askeri işbirliğinin artması bekleniyor.

Irak ordusu Kerkük’e girdiğinde, Barzani’nin Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ordu karşısında zayıf kaldı. KDP’nin iç siyasetteki rakibi Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ise Irak ordusuna karşı koymadı. Merkezi yönetimin Kerkük’ü ele geçirmesi yalnızca dört saat sürdü.

Kürt muhalefet partileri Barzani’yi yaşananlardan sorumlu tuttu ve cumhurbaşkanının istifasını istedi.

Deutsche Welle'ye konuyla ilgili bir değerlendirme yazısı yazan Serhat Erkmen, şöyle diyor: 

Türkiye, KDP'nin zayıflamasıyla boşluğun PKK tarafından doldurulacağından endişe duyuyor. Bu nedenle Irak hükümetinin, Rabia'dan sonra Semelka'ya doğru ilerlemesi ve Türkiye-Irak sınırında yeni bir geçiş noktası oluşturma çabası sadece ticari faaliyetler açısından önemli görülmemeli. Bu hamle, aynı zamanda PYD ile KDP arasındaki sınırın tamamen kesilmesi anlamına gelecek.

Bölge ülkelerinden destek alan Irak hükümeti, dışarıdan destek bulamayan ve kendi içinde bölünmüş IKBY'nin elindeki stratejik kartları alma hamlesini başlattı. Sonuçta, Bağdat ile Erbil arasında bir müzakere süreci başlayacak, fakat Bağdat pazarlık aşamasında masaya çok güçlü oturmak niyetinde.