Eki 26 2017

Mavi Marmara mağduruyla devletin ‘üslup’ anlaşmazlığı

Mavi Marmara mağduru Zeki Kaya, maddi ve manevi zarar gördüğü gerekçesiyle tazminat davası açtı. Hazine avukatları ise Kaya'nın depresyon rahatsızlığının 10 yıl önceki Mavi Marmara saldırısından dolayı olup olmadığının araştırılması için Adli Tıp raporu istedi. Bu talep, Mavi Marmara mağduru ve avukatlarında rahatsızlık uyandırdı.

Kaya, mahkemeye yaptığı başvuruda Mavi Marmara’da, İsrail askerleri tarafından silah kabzasıyla darp edildiği, işkence gördüğü, 3 gün gözaltında tutulduğu anlattı. İddiaya göre laptop, cep telefonu, bin 500 dolar, 2 bin Euro ile 2 bin TL parası İsrailliler tarafından alındı ve geri verilmedi. Kaya, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından da muayene edilerek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ‘majör deprasyon’ raporu aldı. Kaya yaşadığı tüm bu mağduriyetler için anlaşma gereği Türkiye Hazinesi’nden 10 bin TL maddi, 250 bin TL manevi olmak üzere toplam 260 bin TL tazminat istedi. Bu davada Hazine avukatı mahkemeye cevap cevap dilekçesi gönderdi. Hazine avukatı da Kaya’nın uğradığı zararın Mavi Marmara saldırısı nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesini de istedi.

Mavi Marmara mağdurlarıyla ilgili bir davada hazine avukatları, tazminat için ‘fahiş’ tanımlamasını kullanması ve dilekçede ‘şehidin Mavi Marmara’ya saldırıyı göze alarak gittiği’ gibi ifadelere yer verilmişti. Gelen tepkiler üzerine Maliye Bakanlığı avukatlara ‘dikkatli dil kullanın’ uyarısı yapmıştı. Karar'ın haberine göre hukukçular, davalarda vicdanları yaralayan girişimlerin sık sık yaşanacağını ve bunun Mavi Marmara seferine de zarar vereceğini belirterek ‘mahkemesiz uzlaşma’ seçeneğinin gündeme getirilmesi gerektiğini belirttiler.