Eki 27 2017

Erdoğan'a 'rehine diplomasisi' eleştirisi

Türk-Amerikan ilişkilerindeki son durum, “Erdoğan’ın Rehine Diplomasisi” başlığıyla Washington’daki düşünce kuruluşu Demokrasileri Savunma Vakfı FDD’nin toplantısında değerlendirildi. Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmemesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini güçlendirdiğine işaret ediliyor.

Demokrasileri Savunma Vakfı uzmanı, CHP eski Bursa milletvekili Aykan Erdemir, Amerika’nın eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman ve John Hopkins Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Türkiye uzmanı Lisel Hintz’in gündeminde, Türkiye’de tutuklu bulunan Amerikalı Papaz Andrew Brunson vardı.

CHP eski Bursa Milletvekili Erdemir, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

Bence bu, daha en başından iyi planlanmış bir rehine diplomasisi değildi. Bunun çok gelişigüzel, eğreti bir siyaset üretimi olduğunu görebilirsiniz ve Erdoğan bu noktada hem rehin alan hem de alınan. Bununla şunu demek istiyorum: Erdoğan kendi, yakın çevresi ve hükümet yanlısı basın tarafından üretilen çılgın komplo teorilerince rehin alındı.

Amerika’nın eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman da Erdoğan’ın rehine diplomasisi ve takas fikrini aslında yine ABD Başkanı Trump’tan aldığına dikkat çekiyor:

Bence Erdoğan şu anki başkanımızı anlamaya çalışan tek dünya lideri değil ve bu başkan, Amerikan siyaset standartlarının dışında biri ama bunun gibi jestlerden kolay etkilendiğini anlamak için işin uzmanı olmak gerekmiyor. Zira Trump’ın Mısır Cumhurbaşkanı El Sisi’yle görüşmesinde Kahire’de tutuklu Amerikan vatandaşı Aya Hijazi’nin serbest bırakılması, açıkça siyasi amaçlarla gözaltına alınan insanları, Donald Trump’ı pohpohlamak için siyasi amaçlarla kullanabileceğinizi gösterdi. Bu nedenle kendimizi bu noktada bulduk.

Erdoğan’ın takas için aklındaki ismin aslında Fethullah Gülen olmadığını savunuyor Edelman ve Ankara’ya sert eleştiriler yöneltiyor:

Erdoğan papaz takasını gündeme getirdiğinde bunda ciddi olduğunu düşünmedim. Çünkü Amerika’nın iade sürecinin nasıl işlediğini, yasal gereklilikleri gayet iyi biliyor. Ama bence Amerika, ‘Gülen’i size veremeyiz’ dediğinde meseleyi Rıza Sarraf’a getirecek. Çok tatsız ve eşi benzeri görülmemiş bir durumla karşı karşıyayız. O da Amerika’nın bir müttefikinin Hizbullah ya da İran Devrim Muhafızları’ndan alışık olduğumuz bir şekilde Washington’la uğraşıyor olması. Andrew Brunson gibi Amerikan vatandaşlarını ve uzun zamandır Amerika için çalışan kişileri rehin alıyorlar.

Türkiye uzmanı Lisel Hintz’e göre ise Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmemesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini güçlendiriyor:

Erdoğan tamamen 2019 seçimlerini kazanmaya odaklanmış durumda. Yerel ve genel seçimler dışında başkanlık seçimleri de var. Erdoğan Gülen’in iadesini sağlayamasa da oy kazanıyor çünkü Gülen’in burada kalması, Amerika’yı canlı bir hedef olarak tutmasını sağlıyor. Böylelikle Türkiye, ‘Adil hareket etmiyorsunuz, olayları ele alış şeklinden hoşlanmıyoruz’ diyebiliyor.