ilhan Tanir
Eki 28 2017

Ve Zarrab davasının savcılığı baklayı ağzından çıkardı...

Nisan ayında Reza Zarrab davasına eklenen tutuklu Halkbank eski genel müdür yardımcısı Mehmet Hakan Atilla; mahkemeye başvurarak, sanıklar aleyhindeki kanıtların üçüncü kişilerle paylaşılmamasını öngören ‘gizlilik’ kararının kaldırılması veya yumuşatılmasını talep etmişti.

Atilla’nın avukatları, duruşmaların başlamasına kısa bir süre kala, savunmanın duruşmalarda şahit olarak göstermek istediği kişileri ikna edebilmek için, kanıtları onlarla paylaşmak istediğini; bu nedenle bu kanıtların kullanımına daha geniş imkanlar verilmesini istedi. Mahkeme başkanı Richard Berman, tarafları uzlaşmaya davet etmişti.

Cuma günü geç saatlerde, savcılık bir kez daha beş sayfalık bir görüş bildirdi ve savunmanın eylül ayı başında yayınlanan son iddianameden yola çıkarak, soruşturmanın bittiğini iddia ettiğini; ancak bunun ‘tümüyle yanlış’ olduğunu söyledi ve ekledi:

Genişletilmiş iddianamenin ek bilgiler içermesi nedeniyle, hükümetin soruşturmasının her aşamasının bittiği anlamı çıkarılamaz. Gerçek şu ki; genişletilmiş iddianame (6 eylül iddianamesi), iddia edilen çark savcılığın şimdiye dek açıkça suçladığı kişilerin dışında, başkalarını da içermektedir.

Zarrab_EkranG_1

Zafer Çağlayan ve Halkbank eski genel müdürü Süleyman Aslan’ı da içine alan iddianame 6 Eylül'de yayınlanmış ve Türkiye’de büyük gürültü koparmıştı. O iddianamede çarkın diğer üyelerine atıf yapılmış, Türk devletinin kurumlarındaki üst düzey yetkililerin de bu çarkın içinde yer aldığı kaydedilmişti.

Savcılık böylece ilk kez, açıkça, iddianamede bulunan dokuz sanık dışında yeni sanıkların eklenmesinin yolda olduğunu belirtmiş oldu.

Savcılık, davada ‘gizli tanık’ veya ‘gizli kaynak’ olabileceğini de şu sözleriyle ima etti: 

Mahkemenin de çok iyi bildiği gibi, asıl duruşmalar öncesi savcılık çok nadiren gizli kaynak veya tanık kişilerini açıklar. Bununla birlikte, kanıtların paylaşılmasının önüne geçen ‘gizlilik kararları’ ise, sıklıkla, savcılığın potansiyel şahitlerini korumak için çıkarılır. Bu önlemler mantıklıdır. Mahkeme davetleri veya savcılığın elindeki dokümanlar gibi kanıtların kendisi, bir kişiyi savcılığın potansiyel şahidi veya kaynağı olarak tanımlamasa bile; bu kanıtları gören kişiye bu bilgileri savcılığa bildiren kişileri açığa çıkarabilir. Bu da potansiyel şahide karşı tehdit veya şahitte korku oluşmasına yol açabilir. Bütün bunlardan dolayı, Atilla’nın savunması kanıtların kimin tarafından ABD hükümetine sağlandığını belirtmemiş olsa da, bu kanıtların başkaları ile paylaşılmasının şahidin güvenliğine karşı bir tehdit oluşturmayacağı anlamına gelmez.

Zarrab_EkranG_2

Savcılık, kanıtlar üzerindeki gizilik kararının bir nebze yumuşatılmasını kabul ettiğini, ancak savunmanın bunları yetersiz gördüğünü hatırlattı. Buna göre savcılığın yumuşatma şartları şunlardı: a) telefon görüşmeleri dinlemeleri paylaşabilir b) Halkbank çalışanını içeren eposta iletişimleri paylaşılabilir c) finansal bilgiler Halkbank çalışanına gösterilebilir.

Bu yumuşatılma teklifine rağmen, savunmanın kanıtların doğrudan ilgili olmayan kişilere de dinletilmesi ve gösterilmesinde ısrar edildiğini kaydeden savcılık; buna, ABD’nin ulusal güvenlik soruşturmasının bir parçası olan soruşturmanın kanıtlarının, tümüyle dağılmasına yol açacağı gerekçesiyle karşı çıktı.

Son olarak savcılık; savunmanın dava ile doğrudan ilişkili kişiler ve Halkbank çalışanları dışında bu kanıtları tam olarak kimlerle paylaşmak istediğini söylemesi ve bu kişilerle neden paylaşmak istediğini açıklaması halinde, bu kişilere istisna getirebileceğini kaydetti.

Hakan Atilla hakkındaki suçlamaların düşürülmesi veya Atilla'nın ayrı yargılanması talebiyle de başvuruda bulunuldu. Bu başvuru hakkında da mahkeme başkanının karar vermesi bekleniyor.

Savcılık, daha önce de kanıtların yine ABD’nin ulusal güvenliğini ilgilendirdiğini iddia etmiş ve gizli delillerin ulusal güvenliği ilgilendiren bir soruşturma içerisinde Türkiye, İran ve Dubai’de yapılan soruşturmalar sonucunda sağlandığını belirtmişti.

Savcılık, gizlilik kararı olan delileri 'iddianamenin kalbi' olarak niteledi.

26 Ekim tarihindeki açıklamasında savcılık, soruşturmanın hala devam ettiğini belirtmiş; “Savcılık açısından yeni iddianame hazırlanması ve yeni isimlerin bu iddianameye girmesine rağmen, her şey hala bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmamıştır” demişti.

Bundan sonra yargıç Berman, kanıtların üzerindeki gizlilik kararının kaldırılıp, kaldırılmayacağına karar verecek.

Duruşmaların 27 Kasım tarihinde başlaması bekleniyor.