Eki 29 2017

'Kavala Balyoz karşıtı toplantı düzenledi'

Bir toplantı dönüşü 18 Ekim gecesi İstanbul'da uçakta gözaltına alınan insan hakları savunucusu ve iş adamı Osman Kavala'nın, Balyoz darbe planı soruşturmasındaki usulsüzlüklere dair bir toplantı düzenlediği ortaya çıktı. 

2010 yılında, Mehmet Baransu'nun bavulundan çıkan belgelerden oluşan haberlerin Taraf gazetesinde yayınlanmasının ardından, Tayyip Erdoğan ve hükümetine yönelik darbe girişiminde bulundukları iddiasıyla çok sayıda komutana dava açıldı. Çoğu tutuklu olmak üzere 365 sanıklı davada beş binden sayfa belge bulunuyordu. O dönem Erdoğan'ın "savcısıyım" diyerek sahip çıktığı davada, ilerleyen zamanlarda "belgelerde tahrifat ve çarpıtma" iddiaları gündeme geldi.

İddiaları gündeme getiren ise sanık emekli orgeneral Çetin Doğan’ın kızı Pınar Doğan ve eşi iktisat profesörü Dani Rodrik oldu. Bu iddiaları kamuoyu ile paylaşmak için de bir basın toplantısı düzenlediler. 

Kavala'nın 30 yıla yakın bir süredir arkadaşı olan ve imza attığı projelerin bir çoğunda yer alan, Galatasaray Üniversitesi emekli öğretim üyesi ve halen Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı Ahmet İnsel, toplantı fikrinin Kavala'dan çıktığını savunan bir yazı kaleme aldı. 

Toplantıya fikir babalığı yapmasının dışında da Kavala, sık sık hem Ergenekon hem de Balyoz davalarındaki iddiaların, soruşturma ve kovuşturma yöntemlerinin hukuki zaaflarına işaret ediyor, bir yandan da Gülen cemaatine yakın olduğundan şüphelendikleri polis, savcı ve yargıçların kumpas kurma ihtimali üzerinde duruyordu.

Tam da bu nedenden ötürü, kamuoyu ile iddia edilen kumpası anlatmak üzere Cezayir Restaurant'ta 27 Aralık'ta gazetecilerin de çağrıldığı bir toplantı düzenlendi. İnsel'e göre o toplantıya, hatırladığı kadarıyla, Amberin Zaman, Aslı Aydıntaşbaş, Soli Özel ve Kadri Gürsel katıldı.

Katılımın azlığı, her ne kadar medyada Balyoz davasına tam destek olsa da, hem Kavala'yı hem de toplantının sahiplerini hayal kırıklığına uğrattı. İnsel'in altını çizdiği nokta ise, Kavala'nın o dönem hukuk devleti ve adaleti savunmak adına böylesi bir toplantıya öncülük etmesi. Hem o gün davanın en büyük savunucuları olan AKP iktidarı ve medyasının bugün, Balyoz'u Gülen grubunun bir kumpası olarak bangır bangır ilan ettiği bir ortamda. 

Ancak Rodrik'ten yazıyı bazı itirazlar geldi. Twitter'daki paylaşımlarında Rodrik, Aslı Aydıntaşbaş'ın o toplantıda olmadığını savundu. Kavala'nın toplantıyı organize eden olarak her daim hukukun, gerçeğin yanında durduğu gerçeğini teslim eden Rodrik, toplantıya katılan gazetecilerin içeriğe dair yazı yazmadıklarını aktardı. Hatta İnsel'in de yazı yazmadığını, Gülencilerin işin içinde olduğuna dair o dönem kesin görüşleri olmadığını aktardı.

Rodrik, "Toplantidakilerin Gülencileri gündeme getirdigini de hatirlamiyorum" diyerek, bir nevi İnsel'i yalanlamış da oldu. 

Katılımın düşük olduğunu kabul eden Rodrik, Hasan Cemal'i arayıp gelmesini istediklerini ancak onun gelmeyerek "Cahil kalmayı tercih ettiğini" de savundu.