Eki 30 2017

Kürtleri ve Demirtaş gerçeğini gören bir CHP’li

Aklı eren, okuyan ve yazan herkesin yıllardır işaret ettiği bir gerçek var: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kobane’den başlayarak Kürtleri dışlayan, Ötekileştiren dili…

Türkiyeli Kürtlerin telin öte yanındaki akrabalarının kafası İŞİD tarafından kesilip, kadınlarının ırzına geçilirken ‘Kobane düştü, düşüyor’’ sözleri büyük bir infiale yol açmış, kanlı sokak olaylarıyla sonuçlanmıştı. Aynı zamanda Türkiye’nin nasıl bir hassas zeminde durduğunu göstermişti.

Ama AKP ve devlet bunu görmezden gelmeyi tercih etti. Suriye’deki Bayır-Bucak Türkmenlerini, Musul Türkmenlerini dilinden düşürmedi ama bu üslubu seçerken kendi topraklarında 30 milyona yakın Kürdün yaşadığını görmek istemedi.

Devletin bekası bunu gerektirdiği için olsa gerek, CHP de ona uydu. Kürtlere karşı olduğu aşikar tüm savaş tezkerelerine destek verdi, Irak Kürdistan’ı referandumunda AKP’nin kuyruğuna takıldı, Kürtlere yönelik anti-demokratik uygulamaları görmezden geldi.

O yüzden CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger’in artigercek.com’a verdiği söyleşi önemli. CHP’nin çizgisini değiştirecek bir etki ve gücü olmasa da, bugün izlenen politikanın risklerini parti içinde görenler olduğunu ortaya koyması açısından önemli.

Selahattin Demirtaş’ın Türkiye siyasetinde yarattığı etkiyi görmesi açısından önemli…

Türkiye Kürtleri’nin yurtlarına yönelik yaşadıkları duygusal kopuşun dalga dalga genişlediğini görmesi açısından önemli…

Selahattin Demirtaş cezaevinden çıkmadan yeni bir barış sürecinin başlayamayacağı gerçeğini vurgulaması açısından da önemli…

Aksünger’in şu tespiti önemli:

Herkesin etnik kökenli olduğunu iddia ettiği HDP aslında, etnik ve sol bir partiden ziyade, Selahattin Demirtaş ile özdeşleşmiş olan bir özgürlükçü parti konusu var.

Aksünger’i partisinin bir kısım yöneticilerinden ayıran bir başka konu ise PYD’ye bakışı. PYD’yi Amerka’da, Rusya’da temsil edilen, Avrupa Birliği yetkilileriyle görüşen bir Kürtlerin Partisi olarak kabul etmesi önemli. PYD konusundaki tavrı Türkiye’yi uluslararası arenada müthiş bir yalnızlığa sürüklüyor ama devletin ve partilerinin bu konudaki tavrının değişmesi mümkün olmuyor.

Tabii bir Zarrab var. Aksünger, Zarrab davasını yerinde izleyip inceleyen bir siyasetçi. Çoğunluğun fikrine uyuyor ve Rıza Zarrab’ın can güvenliği açısından tutuklanacağım bilerek Amerika’ya gittiğini söylüyor ama bu söylem Erdoğan’ın takas politikasını izah açısından yetersiz kalıyor.