Eki 30 2017

‘2019’un kaderini ekonomik darboğaz belirleyebilir’

2019’daki Cumhurbaşkanlığı seçimleri, hem AKP hem de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için bir varlok-yokluk meselesi gibi algılanıyor ve sunuluyor. Ancak, ekonomi üzerinde doların ani ve sert artışından kaynaklı baskının, durgunluk içinde bir enflasyona sebep olması ihtimali hiç de uzak görünmüyor.

Hatta doların yükselişi kimi ekonomistler tarafından, Türkiye’nin 2014’te karşılaştığı darboğaza benzetiliyor. O dönem de benzer bir kriz kapıdaydı ve çeşitli yöntemlerle bertaraf edildi. Peki bu kez yine kapıya dayanan ekonomik kriz önlenebilecek mi?

Gazete Duvar yazarı ekonomist Ümit Akçay da bu sorunun yanıtını arayanlardan. Üç yıl önceki krize kuvvetli bir faiz artışı ile yanıt veren Merkez Bankası üzerinde şimdilerde “faizi indir” baskısı bulunuyor. Bu durumda krizin nasıl aşılacağı sorusu Akçay için de incelenesi bir mesele.

Bir başka bakış açısına göre ise, dünya ekonomik krizin üçüncü aşamasında ve sıra Türkiye’de. İlk aşama 2008’de ABD’yi,ikincisi 2011’de Avrupa’yı vurdu. Şimdi ise 2014 sonrası dönem etkilerini Türkiye’de hissettirecek.

Aslında tablo net. Türkiye gibi cari açığı kronikleşen ülkelerde krizin etkileri ilerleyen zamanlarda daha güçlü hissedilecek. 2014’ten beri süregelen bu trend, 2018’de etkisini hızlandıracak. Türkiye ekonomisinin dövizle göbekten bağlı olması da onu yaşanacak küresel çalkalanmalardan muaf tutmuyor.

Üretimdeki dışa bağımlılık, ekonomiyi dövizdeki hareketlere aşırı duyarlı hale getirmiştir. İhracatın dahi ithalata bağımlı olduğu mevcut üretim yapısı içinde, kurdaki hareket iki kanaldan ekonominin genelini etkilemektedir. İlki, “dış borcun özelleşmesi” olarak da görülebilecek olan özel sektörün döviz biçimindeki borcunun muazzam artışı sonucunda, kurdaki yukarı yönlü hareketin doğrudan firmaların borç yükünü artırmasıdır. Yani kur artışı, döviz borçlusu firmaları iflas riski ile karşı karşıya bırakabilir.

Akçay bir de uyarı ile bitiriyor yazısını: Kredilerde durgunluk söz konusu. Bu da döviz kurunu yukarı çekecek bir durum. Yani faiz indirimi beklentisi boş. Bu da işsizliği, enflasyonu tetikleyecek. Özetle ertelenen kriz Türkiye’nin kapısına dayanmış vaziyette. Bu da 2019'da kendi ve ülkenin kaderini değiştirmek isteyenleri hiç beklemedikleri bir sonuçla karşı karşıya bırakabilir.

                                           

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar