Eki 30 2017

Ekonomide gidişat kötü: Sırat köprüsündeyiz

Ekonomide kötü bir döneme giriliyor. Döviz artıyor. Ekonomik güven endeksindeki düşüş sürüyor. Merkez Bankası ise siyasi çekincelerle müdahale aracı olarak 'faiz arttırımına' gitmekten çekiniyor. Ekonomik güven endeksi düşmeye devam ediyor. Dış politika ve iç politikadaki gidişat da kötü gidişi tetikliyor. Ekonomist Yeşilada'ya göre her şey siyasete bağlı. Ancak Ankara'nın ne yapacağı da belli olmuyor. Dolayısıyla 'Sırat köprüsündeyiz...'

ABD ile vize krizi devam ediyor. Vize krizinin ne zaman sona ereceği bilinmiyor. Bitmek bir yana aksine daha da büyüyebilir. Konsolosluk görevlisi Metin Topuz’un telefon içeriğinin medyaya sızması ve casuslukla suçlanması ABD’yi daha da kızdırabilir. Ekonomist Atilla Yeşilada’ya göre Rusya’dan S-400 füze savunma sistemlerinin alınması durumunda ABD Kongresi, Türkiye’ye ekonomik yaptırım uygulanması için Beyaz Saray’ı zorlayabilir. Yeşilada’nın duyumları bu yönde…


ABD ile yaşanan sorunlar içerisinde belki de –Türkiye tarafı için özellikle- en büyüğü Reza Zarrab davası. Savcılığa göre davada yeni sanıklar olabilir. Davanın devam ettiği süreçte de ABD Hazine Bakanlığı, İran yaptırımlarını ihlal ettiği gerekçesiyle bazı Türk bankalarına dava açabilir. Almanya, Peter Steudner’in serbest kalmasına rağmen baskıdan vazgeçecek gibi görünmüyor. Alman vatandaşı gazeteciler Meşale Tolu ve Deniz Yücel halen tutuklu. Yeşilada, EBRD dışındaki bankaların Berlin’den gelen “yatırımları azaltın” baskınını yalanlamadığını söylüyor ve ekliyor:
 

Yalanlamaz. Benim de bu camiada kulaklarım var. Özel sektöre kredi gidiyor, ama mega-projeler, kamu ve AKP’ye yakın olduğu düşünülen kuruluşlar ve kişilere kredi çok zor artık.

Diplomatik krizlerin yatışması bir yana her gün yeni bir krizle de karşı karşıya kalıyoruz. Osman Kavala'nın gözaltına alınması son örnek…
Ekonomik dengelere bakıldığında da ortaya çıkan tablo endişe verici. Bankalar dışarıdan kredi alamıyor. Sıcak para girişleri yavaşlıyor. Cari açık artacak; turizm sezonu bitti ve dış ticaret açığı hızla artıyor. Brent 60 doları aştı. Bankaların kredi alamayacağı algısının kesinleşmesi durumunda ise cari açık finansmanı gündemin bir numaralı konusu olacak.

Yeşilada’ya göre ekonomide sırat köprüsündeyiz:
 

Yerli birikimci Döviz Sepeti’nin hızlı yükselmesinden yararlanarak döviz fazlasını sattı, iyi kar etti. Ama devam etmez. Devaluasyon-enflasyon arasında geçişkenlik katsayısı bence 0.2 kadar. Eğer Döviz Sepeti burada kalır, ya da yükselmeye devam ederse, 2018 yılında da çift haneli TÜFE’ye talim ederiz. Mevduat faizi %15-16’lara çıkar. Dövize ikinci tur alım gelir. Geçen sene dövizdeki artış yüzünden perişan olan özel sektör bilançolarını Kredi Garanti Fonu kurtardı, ama ikincisi yok, çünkü bankaların kredi verecek likiti kalmadı. Dışarıdan da kredi almıyorlar, ya da alamıyorlar. Ekonomide 2017 canlanmasının ikinci nedeni ise bütçe harcamalarıydı. Ama hükümet 2018’de tasarruf yapacak. Şirket bilançolarında tahribat yüzünden üretim ve istihdam düşerse, yeniden harcamak zorunda kalır ve bütçe açığı/GSYIH %3’ün üstüne çıkarak yatırımcıları çok korkutur. Hakikaten Sırat Köprüsündeyiz. Güzel haber, dışardaki gelişmeler büyük bir hasar yaratmaz. Kötü haber, herşey siyasete bağlı ve artık kimse, Ankara dahi yarın sabah Ankara’nın ne yapacağını bilmiyor.

Yazının tamamını okumak için: ATİLLA YEŞİLADA: SIRAT KÖPRÜSÜ'NDEN GEÇİYORUZ

Ekonomide bir diğer endişe göstergesi ise 'güven endeksi' oldu. Güven endeksinde düşüş sürmeye devam ediyor. Güven endeksi Ekim ayında, bir önceki aya göre yüzde 1 buçuk oranında azalarak 103 değerinden 101,4 değerine düştü. Ekonomik güven endeksindeki düşüş, tüketici, hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklandı.