Eki 31 2017

‘Peşmerge’nin bozgunu Türkiye için zafer değildir’

Uluslararası toplum ve bölge ülkelerinin baskısıyla bağımsızlıktan geri adım atmak zorunda kalan ve toprak kaybı yaşayan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) karşı karşıya kaldığı geri çekilme, Türkiye’nin Kürt bölgesine yönelik politikalarını da revize etme zorunluluğunu beraberinde getiriyor.

Uzun yıllar, Irak hükümet güçlerinin baskı ve zulmüne maruz kalan Peşmerge’nin yaşadığı bu bozgun, Türkiye tarafından neredeyse “kutlandı.” Buna karşın Kürt meselesi konusunda ihtiyatlı hareket edilmesi önemli bir husus.

Tam da bu nedenle Peşmerge’nin yenilgisini Türkiye için bir zafer olarak görmek hatalı bir yaklaşım. Aksine, Türkiye, Bağdat yönetimi ile Kürt bölgesi arasındaki gerilimin düşürülmesinde, sınırlı da olsa, arabulucu bir rol üstlenebilir.

Türkiye ve Kürt Bölgesel Hükümeti arasındaki petrol temelli ilişkiler, Türkiye’nin hem Bağdatla hem de Erbille ilişkilerini karmaşıklaştırabilir, hem de Bağdat’ın, Erbille anlaşmaların iptal edilmesi baskıları arasında.

Türkiye’yi bekleyen bir tehlike de, IKBY’nin güçsüzleştirilmesi halinde, PKK ile mücadelenin de darbe alacağı gerçeği.

Tartışmanın bir ucunda da Suriye Kürtleri’nin geleceği mevzusu var. Şam yönetimi ile Suriye Kürtleri özerk kantonlar konusunda anlaşmaya varırsa konu sessiz sedasız kapanabilir. Her iki tarafın da Mesud Barzani deneyiminden çıkaracağı çok ders var.

Dışişleri eski Bakanı Yaşar Yakış, Türkiye, Irak ve Suriye Kürtleri etrafında şekillenmesi muhtemel senaryolara dair kaleme aldığı yazısında, meselenin Türkiye Kürtleri açısından da dikkatle izlenen bir süreç olduğunu aktarıyor.