Eki 31 2017

Danışmanlarına açılan davanın ucu Trump'a dokunacak mı?

ABD Başkanı Donald Trump’ın 2016 seçim kampanyası başkanı Paul Manafort ve Manafort'un iş ortağı Rick Gates, Pazartesi günü, Rusya’nın ABD’de geçtiğimiz yıl yapılan seçimlere müdahale ettiği iddiasına dair yürütülen soruşturmada FBI’ya teslim oldular.

İfadelerinde suçsuz olduklarını belirten Manafort ve Gates, sırasıyla 10 ve 5 milyon dolar kefaletle serbest bırakıldı. Ancak evlerinden yalnızca sağlık sebepleriyle, dini ibadetlerini yerine getirmek ve avukatlarıyla görüşmek için çıkabilecekler.

Manafort’un avukatı iddiaların “gülünç” olduğunu söyledi.

İddianamede Manafort ve Gates’in 2006-2015 yılları arasında, Ukrayna’da Rusya için lobi faaliyeti yaptıklarına yer veriliyor. Aynı zamanda offshore banka hesaplarında milyonlarca doları saklamakla, ilgili kurumlara bilgi vermeden yabancılar adına lobi faaliyetleri yürütmekle (gizli ajanlıkla) ve yabancı gruplarla ilişkileri konusunda federal kurumlara yalan beyanda bulunmakla suçlanıyorlar

Suçlamalardan bazıları bizzat Manafort ve Gates’in Trump kampanyasında çalıştıkları tarihlere denk geliyor. Ancak iddianamenin yayınlanan kısmında, doğrudan Trump’ın kampanyası ile ilgili ortaya çıkan bir suçlama yer almıyor.

Pazartesi akşam saatlerinde ise, Gülen cemaatinin imajını düzeltmek için anlaştığı firma olan Podesta Grubu’nun kurucusu Tony Podesta ise kendi şirketinden istifasını açıkladı. Manafort ve Gates’in Ukrayna’nın çıkarları lehine lobi çalışması yaptıkları iddia edilen dönemde, Podesta ile çalışmışlardı. Podesta’nın, Manafort ve Gates’in dahil olduğu iddia edilen komploya dair ne ölçüde bilgi sahibi olduğu ise bilinmiyor.

Tüm bunlar olurken ABD başkanının oğlu Eric Trump ise, Trump’ı destekleyen zenginlere attığı bir e-postada, “Babama ve hükümetine karşı her gün yeni bir muhalefet çıkıyor. Hareketimizin sadık destekçileri olarak, gerçeği bildiğinizi biliyorum” diyerek, Trump kampanyası için bağış istedi.

Trump’ın, ucunun kendisine dokunması korkusuyla, soruşturmayı yürüten Özel Savcı Robert Mueller’i görevden alıp almayacağı ise en çok tartışılan konulardan biri.

ABD Başkanının soruşturma savcısını görevden alma hakkı var. Ancak demokrat partinin Mueller’in görevine devam etmesi için yaptığı ciddi baskı sonucunda, Cumhuriyetçi Parti yetkilileri başkanın böyle bir planı olmadığını açıkladı. Demokrat Parti, tamamen bağımsız bir soruşturma yürütülmesi konusunda ısrarcı.

Bunun bir nedeni de, tabii ki, soruşturmanın dönüp dolaşıp Trump’a gelebileceği beklentisi. Ancak iddianamede Manafort ve Gates hakkındaki suçlamalar, Rusya ile Trump kampanyası arasında gizli bir anlaşma olduğunu kanıtlayamazsa, Demokratların beklediği şekilde Trump bu durumdan etkilenmeyebilir. İddianameye göre, suçlamalara dahil edilen para aklama faaliyeti “en erken 2016’ya kadar” devam ediyor.

Trump ise gelişmeler karşısında, dünyayla iletişim kurma yöntemi olan Twitter’a başvurdu: Pazartesi günkü tweetlerinde ABD başkanı, Manafort’a karşı suçlamaların “yıllar öncesine dair” olduğu ve kendi kampanyasında Rusya ile bir anlaşma yapılmadığını büyük harflerle yazdı. Trump, daha sonra da “Neden sahtekar Hillary [Clinton] ve Demokratlar mercek altına aınmıyor?” yazarak dikkatleri dağıtmaya çalıştı.

Bir de ABD başkanlarına ait “kendisi dahil, canının istediği herkesi affedebilme” yetkisi meselesi var. Bu da, iddianamede yer alan isimler suçlu bulunsa bile, Donald Trump’ın onları affedebileceği anlamına geliyor. Ancak ABD Meclisi Üyesi Demokrat Parti milletvekili, Trump’ın bu kişileri affetmesine engel olunması gerektiğini ve bu konuyla ilgili bir yasa değişikliğine gidilmesi için meclise bir önerge sunacağını söyledi.

Soruşturmanın ilk iddianamesi, Trump’ın seçim kampanyasının dış ilişkiler bölümünde çalışan George Papadopoulos’un ifadesine dayandırılıyor.

Papadopoulos 5 Ekim’de FBI yetkililerine üst düzey Rus hükümeti yetkilileriyle bağlantısı olduğunu bildiği kişilerle görüşmeleri konusunda yalan söylediğini itiraf ederek suçunu kabul etti.

VOA haberine göre, Papadopoulos FBI ajanlarına, Hillary Clinton’a ait binlerce e-postanın sızmasıyla ilgili bir yabancı profesör ile görüştüğünü söyledi. Bahsi geçen profesörün ise, Papadopoulos’a Hillary Clinton’ın e-postalarıyla ilgili bilgi vermeden önce üst düzey Rus yetkililerle biraraya geldiği iddianamede yer aldı.

Papadopoulos’un ifadesinin üzerindeki gizlilik kararının Pazartesi günü kaldırılmasıyla, Mueller’in beş aydır yürüttüğü soruşturmanın detayları ortaya çıkmaya başladı.

Her ne kadar Trump kampanyası çalışanları Papadopoulos’un Trump’la direkt olarak hiç çalışmadığını söylese de, eski kampanya çalışanı olarak vereceği ifade ve isimlerle davanın seyrini tamamen değiştirme gücüne sahip bir isim Papadopoulos.

ABD Temsilciler Meclisi Sözcüsü Paul Ryan konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı, ancak “Meclis çalışmalarımızı hiçbir şey rayından çıkaramayacak. Çünkü biz insanların sorunlarını çözmek için çalışıyoruz” diye konuştu.

Rusya Senatosu Enformasyon Komitesi Başkanı Alexei Pushkov ise iddianamede yer alan suçlamların Paul Manafor’un Ukrayna’yla ilişkisine işaret ettiğini ve “Rusya’yla hiçbir alakası olmadığını” söyledi. Pushkov Mueller’in soruşturması için yalan ifadeye dayandığını ve “tam bir fiyasko” olduğunu söyledi. Pushkov, “dağ fare bile doğurmadı, ölü fare doğurdu” dedi.

VOA haberine linkten ulaşabilirsiniz: