Eki 31 2017

Yargıtay'dan emsal karar: Gazete aboneliği örgüt üyesi yapmaz

ANKARA - Yargıtay 16. Ceza Dairesi, son yıllarda görmeye alışkın olmadığımız bir karara imza attı. Çocuğunu Gülen cemaatine ait okula gönderen veli hakkında yerel mahkemece verilen kararı bozarak, derhal tahliye edilmesini istedi. Emsal niteliği taşıyan karara göre, cemaat okuluna çocuğunu göndermek, dini toplantılarına katılmak, gazete-dergi abonesi olmak veya cemaat yöneticileriyle telefon kayıtlarının olması örgüt üyeliği sayılamaz.

Burdur'da ziraat mühendisi olarak çalışan Hakan Özcan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından gözaltına alınarak tutuklandı. Özcan hakkında cemaat toplantılarına katıldığı, çocuğunu Gülen cemaatine ait bir okula gönderdiği ve Zaman Gazetesi abonesi olduğu gerekçesiyle örgüt üyeliğinden mahkumiyet kararı verildi. Özcan, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın ardından davayı Yargıtay’a taşıyarak karara itiraz etti. Özcan’ın dosyasına bakan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, örgüt üyeliğinin koşullarının oluşmadığını belirtti.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, verdiği kararda bir kişinin örgüt üyeliğinden hüküm giyebilmesi için var olması gereken delilleri sıraladı. Daire, nelerin suç kapsamında nelerin ise suç kapsamında olamayacağına da akademik referanslarla açıklama getirdi:

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için organik bağ kurulması gerekli. Kural olarak da süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekli. Niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar… Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiileri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır.

Hakan Özcan ile ilgili kararında ise Daire, Özcan'ın örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığına ve örgütün nihai amacını bildiğine dair bir delilin olmadığını belirtiyor. Yerel mahkeme, Özcan'ı örgüt yöneticileri ve üyeleri olduğu iddia edilen kişilerle telefon irtibatı bulunması, 2013 öncesi ve sonrasında dini sohbet toplantılara katılması, gazetelere abone olması ve çocuğunu cemaat okuluna göndermesi gerekçeleriyle örgüt üyeliğinden mahkum etmişti. Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise verdiği kararında, sempati ve iltisak boyutunu aşsa da, Özcan'ın örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında olmadığını değerlendirdi.

Daire, Özcan'ın itiraz başvurusunu yerinde buldu ve yerel mahkemenin kararını bozdu. Kararda, Özcan'ın tutuklu kaldığı süre de göz önünde bulundurularak derhal tahliye edilmesi istendi.