ilhan Tanir
Eki 31 2017

Savcılık, Zarrab’ın 17-25 Aralık tapelerini duruşmada dinletecek

NEW YORK - New York Güney Bölgesi Başsavcılığı Türkiye'deki 17-25 Aralık dosyasına ait tapelerin (telefon dinleme kayıtları) duruşma sırasında dinletileceğini açıkladı.

Mahkemenin yeni yayınladığı e-posta yazışmalarına göre savcılık makamı, Mehmet Hakan Atilla’nın savunma avukatına 12 Ekim'de gönderdiği e-postada, elinde bulundurduğu tapeleri duruşmada dinleteceğini ve tapeleri 'konudan bilgileri olan şahitlerin canlı ifadeleri' ile destekleyeceğini belirtti.

Savcılık, elinde bulundurduğu tapeleri duruşmada dinleteceğini açıkladı.
Savcılık, elinde bulundurduğu tapeleri duruşmada dinleteceğini açıkladı.

Savunma avukatlarından Cathy Fleming, 16 Ekim'deki e-posta yanıtında ise bu karara sert bir şekilde karşı çıktı. Fleming, "Bu tapeler eksik, tapelerin orijinali bilinmiyor, kimin bu tapeleri aldığı ve taşıdığı bilinmiyor"diyerek tapelerin dinletilmemesini istedi ve delil olarak kabul edilmemesini talep etti. Avukat, bu tapelerin adli bir uzman tarafından da incelenmesi gerektiğine değinerek, savcılığa, "Aralık 2013'te Türkiye'deki dosyada Zarrab’ın ve diğerlerinin tutuklanmasında ABD’nin herhangi bir birimi yer aldı mı?" sorusunu yöneltti.

Zarrab’ın davasından birinci derecede sorumlu olan iki savcı yardımcısından biri olan Michael Lockard, 26 Ekim'de savunma avukatlarına verdiği yanıtta, "herhangi bir Amerikan biriminin tapelerin yapılmasında bir rolü hakkında bilgimiz yok" diyerek kanıt bölümünde ortaya çıkarılan tapelerin savcılığın elindekilerin tamamen eşleri olduğunu söyledi. Savcılık, "eğer bir uzman ile inceletmek isterseniz uzmanın ismini veriniz" notuna da e-posta yanıtında yer verdi.

Savcılığın bu e-postasını ise savunma avukatları 30 Ekim'de yanıtladı. Savunma avukatları, 15 sayfalık ‘karşıt’ görüşünde bu tapelerin duruşmada yayınlanmaması için yargıç Berman’a başvurdu. Bu tapelerin ABD’nin kanıt kabul standartlarına uymadığını ve ciddi derecede güvenilmez olduğunu ileri sürdü. Tapelerin orijinal olmadığına, orijinal kaynağının ve kimler tarafından yapıldığının bilinmediğine değinildi. Ayrıca yanıtta, "Atilla ve Zarrab da dahil diğer savunma üyelerini ilgilendiren eksik konuşma bölümleri bulunuyor" denildi.

Savunma avukatları, savcılığın tüm sorularını cevaplamamasından dolayı, ABD'nin 2012-13 yılındaki tutuklamalara katılmış olabileceği izleniminin çıktığını ve savcılığın orijinal dinleme tapelerine sahip olmadığının anlaşıldığını belirtti.

Savunma avukatı 17-25 Aralık ile ilgili Türk avukatlar, Türkiye vatandaşları ve Halkbank eski görevlileriyle yaptıkları görüşmelerden izlenime göre Türkiye'den bunun bir ‘yargı darbesi’ olduğunu ileri sürdü ve "bunu yapanların bazıları hapsedildi, bazıları sürgün edildi ve kaçtı" diye de ekledi.

Zarrab ve Atilla'nın yargılandığı davanın yargıcı Richard Berman, 8 Kasım tarihinde bir celse yapılarak 'kanıtlar üzerindeki gizlilik kararının kaldırılması veya yumuşatılmasının' tartışılmasına karar verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son haftalardaki Zarrab çıkışının, bu e-postalardan sonrasına denk gelmesi ise dikkatlerden kaçmadı. Erdoğan, "dünyayı ayağa kaldırmayı da biliriz" demiş ve Zarrab’ın itirafçılığa zorlandığını ileri sürmüştü.