Kas 01 2017

'JİTEM'li yıllara geri döndük'

90'lı yıllar, Olağanüstü Hal (OHAL) koşulları altında yoğun hak ihlalleri, kaçırma vakaları ve faili meçhullerin yaşandığı dönem olarak kayıtlı zihinlerde. O dönemin karanlığına tanık olanlarda bu durum '90'lar' korkusu olarak yer edindi.

Dönemin tanıklarından biri de, 90'larda Cumhuriyet Adana İller Bürosu muhabiri olarak görev yapan, Artı Gerçek'in Genel Yayın Yönetmeni Celal Başlangıç.

7 Haziran seçimleri sonrasında çözüm süreci sona erdi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL ilan edildi. Ve yine benzer manzaralar ortaya çıktı; Hak ihlalleri, işkenceler, kayıp bildirimleri ve harabeye çevrilen şehirler...

Başlangıç, BBC'ye verdiği bir demeçte o yıllarda halkın medya tarafından aldatıldığını, skor gazeteciliği yapıldığını söylüyordu: "Yalan operasyonlar yazıldı. Yalan galibiyetler gösterildi. Burada insan hakları sorunları, baskıyla ilgili tek bir kelime yazılmadı."

Bugün de durum farklı değil. 90'ların yakın tanığı Gazeteci Başlangıç, o dönemi andıran 'bugünün' tablosunu yazdı:

Tam teçhizatlı askerler, mermi ve bomba yorgunu bir sokağın köşesine mevzilenmiş. Karşılarındaki hedefi tarıyorlar neredeyse. Enkaza dönmüş yapılar arasından “ateşkes” komutu veriyor bir asker. Namlular susuyor.

Bir anons duyuluyor ardından:

“Teslim olun! Kaçacak yeriniz yok.”

Yarısı yıkık bir evin ardından “Ateş etmeyin, teslim oluyoruz” diye bağırıyor bir kişi. Sokağın başından, elleri havada, tek sıra çıkıyor biri çocuk üç kişi. Askerler diz çöktürüp üzerlerini arıyor. Bir de “tebligat” yapılıyor “teslim” olanlara:

“Gençler, devletin güvencesi altındasınız. Bize emanetsiniz. Size kimse zarar vermeyecek.”

Bu görüntüleri Genelkurmay Başkanlığı Şubat 2016’da servis etti, akşam haberlerinde bütün televizyonlar “Sur’da üç terörist teslim oldu”, “Sur’da PKK’lılar böyle teslim oldu” diye “flaş, flaş” verdiler.

Ancak ortaya çıktı ki, bütün bu görüntüler “mizansen”miş.

Bütün bu tablo bize gösteriyor ki, “Yeni Türkiye”, “İleri Demokrasi” sloganlarıyla iktidara tırmandıkça tırmanan Erdoğan’ın AKP’si az gitmiş, uz gitmiş, sonunda “bir Ergenekon boyu” yol gitmiş.