ilhan Tanir
Kas 01 2017

''Zarrab işbirliği yaptığı isimleri vermek ve her şeyi anlatmak zorunda''

Kenneth Rijock finansal suç danışmanı. Miami'de yaşayan Rijock'in asıl mesleği bankacılık avukatlığı. 1980'lerde para aklama işlerini bir kariyer olarak yapan Rijock, yakalandıktan sonra ise bir süre hapis yatmış ve ardından FBI için çalışmaya başlamış. World-Check'de finansal suç danışmanı olan Rijcok, sekiz dilde yayımlanan 'The Laundry Man' isimli kitabında kendi hikayesini anlatıyor.
 
Rijock, Ahval'in sorularını telefonda yanıtladı.
 
Rijock da Zarrab'ın Savcılıkla anlaşacağına inanıyor. Bununla birlikte anlaşmanın çok da kolay olmadığını, Zarrab'ın Savcılığı ikna etmek zorunda olduğunun altını çiziyor. Rijock, Zarrab'ın savcılıkla anlaşması halinde sadece suçlarını değil, suç ortaklarının ismini ve ne yaptıklarını da anlatması gerektiğini kaydetti. Rijock, Zarrab'ın "elindeki bütün bilgileri, ama herşeyi vermesi gerek" derken, aleyhine olan davanın güçlü olduğuna inanıyor.

Eğer Reza Zarrab ‘Suçsuzum’ ifadesini ‘Suçluyum’ ifadesine çevirmeye karar verirse ne olur?

Eğer Zarrab ifadesini, masum olduğundan, suçlu olduğu itirafına çevirirse (pleading guilty), hükümet ve sanık arasındaki bir çeşit işbirliği anlaşmasını kabul etmek durumunda kalacaktır. Bu anlaşmada hükümetin ve sanığın ne yapacağı detaylı olarak belli olur. Bazı durumlarda sanık, birkaç suçtansa sadece tek bir suç için ‘Suçluyum’ itirafı yapabilir. Bu da onun daha az hapis cezası alması için bir yarar sağlayabilir.

Bazı durumlarda da daha az suç içeren (cezası daha az) suçlamalar itiraf edilir. Fakat Zarrab’ın durumunda bu, kesinlikle olmayacak. Zarrab’ın davası sıradışı bir dava çünkü. Bu durumda Amerika, bir İranlı üzerinde, ABD içinde işlenmeyen ama ABD’nin etkilendiği suçlar için yargılama yapıyor, gücünü uyguluyor. Politik sebeplerden ötürü, küçük cezalar için itirafçılık bu kez kabul edilmeyecektir. En az bir ciddi suçlamaya ‘suçluluk’ itirafı yapmak zorunda kalacaktır. Bu duruma karşılık olarak Zarrab’ın bazı sözler vermesi ve bunları gerçekleştirmesi gerekecek.

Zarrab'ın sanık arkadaşlarından olan Mehmet Hakan Atilla'nın avukatları, Zarrab'ın savcılıkla anlaşmış olabileceğini mahkemeye söylediler. Mümkün mü?

Zarrab şimdiye kadar ABD Savcılığı ile işbirliği yapacağı veya ‘Suçsuzum’dan ‘Suçluyum’ şeklinde bir itiraf yaptığına dair beyan yapmadı. Zarrab, eğer hüküm giyerse çok uzun bir hapis hayatı bekliyor kendisini ve bundan dolayı suçluluğu kabul edebilir. Onun için bu akıllı bir hareket olur. Çünkü kanıtların, hüküm giymesi için yeterli olduğu görülüyor. Sonrasında gelecek temyiz başvurusunun başarılı olma şansı, istatistiki olarak oldukça düşük. Jürinin verdiği kararlar, çok ciddi bir hukuksuzluk yapılmadıkça, genelde temyiz aşamasında da geçerli kalır.

Zarrab'ın anlaşabilmesi için ne olması gerekir?

Öncellikle tamamen dürüst olmalı ve bu suç hikayesinin tüm detaylarını vermeli (vermiş olduğu sözleri tutmalı). Bunu yapması İran, Türkiye ve diğer ülkelerdeki isimleri de iddianamelerle muhatap bırakabilecektir. Çünkü bu açıklamalar ve verdiği kanıtlar, büyük ihtimalle başkalarını da suç kapsamına alabilecektir.

İtirafı esnasında isimlerini verdiği ve suçla alakasının olduğunu söylediği bu kişilerin aleyhinde ifade vermesi gerekecektir. Dolayısıyla diğerleri de resmi suçlamalara muhatap kalacaktır ya da kalabilir. Sonra da Zarrab ifade vermek zorunda kalacağına dair anlaşma imzalayacaktır. Elbette dürüst olmazsa, itiraf anlaşması ve yaptığı anlaşma da geçersiz hale gelecek ve 70 yıl ya da alabileceği en korkunç cezayla yargılanmasına yeniden başlanacaktır. Hatırlatmak gerekirse, hapis cezasının miktarı, hesabına geçirdiği para miktarı ile doğru orantılı. Ve bu rakam Zarrab için milyar dolarlar büyüklüğünde.

Zarrab’ın anlaşma yapabilmesi için kendisinden yardımcı olunması talep edilecektir ve bu durumda da kendisinin vereceği diğer isimler şüpheli olacak ve suçlanacaklardır. Buna ‘değerli yardım’ (substantial assistance) deniliyor. Eğer Zarrab bu ‘değerli yardımı’ verirse, o zaman mahkeme de söz konusu prensipleri uygulamayıp, ayrı tutacaktır. ‘Amerika ceza prensipleri’nin (sentencing guidelines) tamamının aynen uygulanmak zorunluluğu yoktur ve istisnalar mevcuttur. Sadece mahkemelere, mahkumların daha az ceza alabilmeleri için tavsiyelerde bulunan bir rehberdir bu. Bu kurallar dahilinde Zarrab bu ‘önemli yardım’ı yaparsa, daha kısa hapis cezası da alabilir.

‘Değerli yardımın’ ana temaları nedir?

‘Değerli yardım’ın gerçekleşebilmesi için ya diğer isimleri şüpheli/suçlu hale getirecek itirafta bulunmalısınız ya da Amerika’ya yardımcı olmak için büyük miktarda parayı kurtarmak zorundasınız. Veya da her ikisini birden yapabilmelisiniz.

Eğer Zarrab konuşursa kamuoyu her şeyi öğrenecek mi, kamuoyuna konuşacak mı?

Hayır. Muhtemelen büyük jüri önünde ifade verecek. Delillere bakarak bir kişinin suçlanıp suçlanmayacağına karar verecek olan sivillerden oluşan, büyük jürinin işleyişi gizlidir ve halka açık değildir.

Verdiği ifadeler nasıl öğrenilecek o zaman?

Zanlının jüri önünde verdiği ifadelerin tutanakları, yalnızca yeni sanıkların savunma avukatlarına yargılamadan önce verilir.  Genellikle olan şey ise, şahsın diğer sanıkların yargılandığı duruşmada o sanıklara karşı tanıklık etmesidir. Söylediklerinin (itirafları) metni jürinin eline verilir.

Zarrab isim vermeksizin savunma anlaşması yapabilir mi?

Savunma anlaşmasının gereği olarak her şeyi ortaya koymak zorundadır. Kesinlikle dürüst olmalı. Ama unutulmamalı ki, söylemek istediği her şey hemen kamuya açık edilmeyerek, sorgu esnasında vereceği ifadelerin hepsi mahrem kalacaktır. Tabii böyle olmasının belirli bir sebebi vardır. Bir şüphelinin konuşması neticesinde başka insanlara da soruşturma açılabilir. Ifadeler halka açık şekilde yürütülürse, olaya dahil olan kişiler yargı ve adaletten kaçabilirler.

O zaman isim verme ihtiyacı duyacaktır?

Evet. Savunma anlaşması imzaladığı halde isim vermemek sanıklar için çok nadir görülen bir durumdur. Tek alternatifi, elinde ne kadar çok delili olursa savcıların o kadar tatmin olacağıdır. Dürüst davrandığından emin olmak için, tanıklığını ve işbirlikçilerinin adlarını verene kadar kişiyi cezalandırmazlar. Böylece, diğer kişilerin suçla ilişiği olduğunu ortaya çıkararak cezasını hafifletmek zorunda kalana kadar cezasını erteleyeceklerdir. Tabii bu biraz zaman alacaktır. Oturup muhtemelen 5-10 kişi hakkında konuşacaktır ve böylece Zarrab’ın verdiği bu isimler duruşmaya dahil edilecektir.

Zarrab’ın ismini verdiği kişilerden de bazıları, daha sonra kendileri anlaşma yoluna giderek işbirliği içine girip cezalarını indirebilirler. Zarrab’ın size karşı ifade vermiş olmasından dolayı size sunulan işbirliğini kabul etmeniz durumunda, yargılama sonucu 50 yıl mahkumiyet almak yerine önceden konuşarak bunu 10 yıla indirme yoluna indirmeye çalışmak daha akıllıca gelecektir birçoklarına.

Büyük Jüri önünde verilen ifade gizlidir. Duruşmalarda verilen ifadeler ise halka açıktır. Duruşmalar başladığında, bu esnada sorulan sorular ve verilen cevaplar tabii ki kamuoyu tarafından ulaşılabilir olacak ve basın da orada olacak. ABD’deki duruşmaların tamamı böyle olur.

Anlaşmanın şartları nelerdir?

Eğer aleyhinde çok güçlü deliller varsa ve mahkemede çok fazla şansı yoksa, avukatları, Zarrab’a itirafçılık yoluna gitmesini tavsiye edebilirler. Avukatlar, güçlü deliller karşısında ve müvekkillerinin şansları konusunda pek umutlu değillerse, en az cezayı alması için kendisine anlaşmayı tavsiye edebilirler ve Zarrab da hapishanede ölmemeyi tercih edeceği zannıyla en az cezayı kabul edecektir.

Amerikan ceza sisteminde sanıklar, cezanın %85’ini çekmek zorunda. ABD’de artık şartlı tahliye yok. Bunlar çok büyük cezalar. Hükümet anlaşma yoluna gitmek zorunda da değil aslında. Siyasi sebeplerden ötürü ve tüm bu bilgilerin ortaya çıkması için, yargılanmasını isteyebilir. Dolayısıyla Zarrab, itirafçı olmasının Amerika’nın çıkarlarına olacağı yönünde savcıları ikna etmek zorunda.