Kas 01 2017

'Modern zaman siyasetçileri eskinin cadı avcıları gibi'

İNGİLTERE- 1975 yılında çekilen "Monty Python ve the Holy Grail" (Monty Pytho ve Kutsal Kase) filminde, yağmacı bir kitle "Bir cadı! bir cadı! Bir cadı bulduk. Onu yakabilir miyiz?" diye soruyordu. Kralın adamları ise, "Kadının cadı olduğunu nereden biliyorsunuz?" diye irdeliyordu.

Yanıt ise, "Cadıya benziyor" idi. Suçlanan kadının savunmasına ise burun kıvrılıyordu: Beni onlar böyle giydirdi. Bu benim burnum değil. Sahte bir burun, diyerek beyhude yere haykırıyordu. 

Bu parodi gerçeğe çok yakın. 14 ve 18. yy'lar arasında, Avrupa'da 80 bin kişi cadılıktan yargılandı. Çoğu kadın yaşlı ya da görünüşü tuhaf da değildi üstelik. Cadılıkla suçlananların yüzde 15'i İskoç erkeklerinden oluşuyordu. Yaş ortalamaları da 42 idi. 

On binlerce insana isnat edilen suçların çoğu saçmaydı. Komşuyla yaşanan bir sorun, taraflardan biri yeteri kadar şanslı değilse; ailede vakitsiz bir ölüm varsa, bir anda büyücülük suçlamasına dönüşebiliyordu. Cadılıkla suçlananların neredeyse yarısı infaz edildi, ya asıldı ya da bir direğe gerilerek yakıldı. 

Avrupa'da cadı avı

 

Avrupa'daki cadılık davalarının modası 1770'li yıllardan sonra geçti. Son yıllarda, konu turistlerin ya da meraklıların ilgisiyle yeniden canlandı. Ancak bu mesele, cadılığın ortaya çıkış sebeplerini, zamanını arayıp tarayan küçük bir grup akademisyeni de efsunlamış görünüyor. 

2004 yılında, şu an Brown Üniversitesi'nde ekonomist de olan, Emily Oster cadılık davalarının kökü dışarıda olan ekonomik şoklarla bağlantılı olduğunu iddia etti. Oster'e göre, cadılık suçlamaları hemen hiçbir ürünün yetişmediği ve gelirlerin tepetaklak olduğu, 1590'larda Avrupa'da baş gösteren şiddetli kış dönemlerinde zirveye ulaştı. Oster, cadılık suçlamalarının bu zor dönemlerde, hanelerindeki yaşlı kadınları beslemek zorunda kalan köylülerin kıt kaynaklarından tasarruf etmek için başvurdukları bir yöntem olduğunu savundu.

1563'ten başlayarak, 164 yıl boyunca İskoçya'da 3,500 kişi cadılık suçlamasıyla yargılandı ki bu Avrupa'daki en yüksek ikinci sayıydı. Oster'ın teorisine göre, bu dönem kötü hava şartları ile karakterize ediliyordu. Ancak, Brock Üniversitesi ekonomi profesörü Cornelius Christian farklı bir önermeyle konuya yaklaştı. Ona göre de, o dönem iklim, mahsül patlamasına yol açacak kadar, ılımandı. Bu da Oster'in teorisinin tam zıddı bir duruma işaret ediyordu: Cadılık suçlamaları ancak dönemin elitlerinin desteğiyle mümkündü. Bu ürün bolluğunda fazlaca boş vakti olanların uğraşacağı bir işti!

Cadılık yargılamalarına dair iki görüşün dışında başka bir önerme daha ortaya atıldı. Mason Üniversitesi'nden Peter Leeson ve Jacob Russ'a göre de, iklim değil, dini gerilimlerdi cadı avcılarını sinsi sinsi ortalarda dolaştıran. İkilinin topladığı istatistiklere göre, Avrupa genelindeki 43 bin cadılık yargılaması özellikle Fransa'da Lyon, İsviçre'de Lucerne ve Almanya'da Freiburg'ta yoğunlaştı.

Bu üçü dışında, cadı avı "Büyük Av" diye tabir edilen dönemde yani 1560-1630 yılları arasında gerçekleşti ve korkunç bir vahşetle tanımlandı. Würzburg ve Bavyera'da yalnızca bir günde 400 kişi idam edildi.

Cadı avı

 

İki yazar, Protestan Reformu sonrası oluşan bu histeriye dikkatleri çekti. Katolik ve Protestan kiliselerinin dinden dönenlerin peşine düşmek için işbirliği yaptığı bu zamanlar şiddetin dozunun da en tepeye çıktığı zamanlar oldu. Bu tür yargılamaların ve infazların en düşük olduğu dönemlerse bir kliğin diğerine üstünlük sağlamayamadığı ve güçsüz düştüğü dönemler oldu. 

Leeson ve Russ, bu durum ile ABD başkanlık seçimleri arasında bir paralellik kuruyor. Buna göre, seçimlerde birbirine ezeli bir üstünlük sağlayamayan iki partili sistem nedeniyle bir taraf diğerine karşı avantaj elde edemiyor. Buradan yola çıkılarak, denebilir ki, Büyük Av dönemindeki cadılık yargılamaları bugünkü politik kampanyaların misyonunu yerine getirdi: Seçmenleri terörist ve suçlulardan koruma konusunda yarış yerine 16. yy dinleri potansiyel "döneklere"  (din değiştirenlere) onları cadılardan korudukları vaadinde bulundu.

Amerika'nın kararsız oylarının merkezi Florida'da, ki karşılığı Avrupa'da Strasbourg'dur, 500 km'lik bir alanda, ülke genelindeki tüm yargılamaların yüzde 30'u vuku buldu. 

Elbette eski dönem yargılamalarında on binlerce masum insan öldürüldü. Modern politikacılar, seçmenleri sıklıkla halkın içinde pusu kurmuş gizli düşmanlara karşı uyarır. Ancak o politikacılara, politikalarının sebep olduklarıyla ilgili, birkaç yüzyıl önce Şeytanla işbirliği yaptığı iddia edilerek yargılanan insanlardan daha mı az suçlu olduklarını sorgulamaları tavsiye edilebilir.