Kas 02 2017

‘Türkiye’de içerisi mi cezaevi dışarısı mı belli değil’

İSTANBUL- Türkiye’de bir gazetecinin dava, gözaltı ya da tutuklama ile karşılaşmadığı gün hemen hiç yok gibi. İktidarın nasırına basan, kamu hakkına denetim mekanizmasını işleten bir gazetecinin özgürlükle demir parmaklıklar ardında olma süresi çok kısa.

Tam da bu yüzden dünyanın en çok gazeteci hapseden ülkesi Türkiye. Bu konuda Çin’i ve Rusya’yı geride bırakmış vaziyette.

Bağımsız ve eleştirel haber yapmanın bedeli bu kadar ağırken, bir de sırtını ve varlığını iktidara dayayan ‘öteki’ bir medya da var ki, oralara ‘tatsızlık’ pek uğramıyor. İktidarın propaganda aygıtı olarak hizmet vermenin karşılında iyi maaşlar, iş güvencesi ve dokunulmazlık elde ediyorlar.

Cezaevindeki meslektaşlarına bakış açıları tam olarak siyasi iktidarla örtüşüyor. Hatta, gazetecileri hapsetmeye kılıflar aranacaksa, nepotizmin dibini görmüş olan bu medya imdada yetişiyor ve karalama kampanyaları büyük bir mahirlikle yürütülüyor.

‘Fetullahçı Terör Örgütü’ (FETÖ), PKK, DHKP-C ya da türevi örgüt suçlamalarının kokteyl yapılıp gazetecileri ‘şeytanlaştırmak’ için kullanılması, neredeyse bir geleneğe dönüştü.

Onlardan biri de Salı günü, beş ayı tecritte olmak üzere 441 gün cezaevinde geçtikten sonra serbest bırakılan Özgür Gündem Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya. Gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı da yine 301 günlük mahpusluğun ardından tahliye edildi.

Evrensel Gazetesi’ne konuşan Kızılkaya, dışarıdaki gazetecilerin gösterdiği dayanışmanın duvarları aşarak kendisine ulaştığını anlatıyor ve ekliyor: Türkiye’de içerisi mi yoksa dışarısı mı cezaevi tahlil etmek çok zor. İkisi birbirine karışmış durumda.

Türkiye’de arkasına yaslanabileceğimiz bir hukuk yok. Sadece Kürtler, Aleviler, sosyalistler açısından değil, sadece basın emekçileri açısından değil, toplum açısından da arkanızı yaslayabileceğiniz, kendinizi savunabileceğiniz bir hukuk yok. Dolayısıyla burada korsanvari bir şey var, maalesef adalet tu kaka edilmiş durumda.

Kızılkaya hakkında, gazeteye yazılan haber ve köşe yazıları nedeniyle tam 92 dava açılmış durumda. Tam bir ‘günah keçisi’ ilan edilmiş vaziyette. İktidardan gelen baskı tazyikine karşı Özgür Gündem’in yanında yer alan 56 gazeteciden 50’si hakkında soruşturma açıldı.

Söz konusu gazeteciler, 2015 yılında dayanışma göstermek için birer günlüğüne gazetenin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Ardından peş peşe gelen soruşturmalarla gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Zana Bilir Kaya tutuklandı.

Kimlere soruşturma açılmadı ki bu desteklerinden dolayı Hasan Cemal, Can Dündar, Aydın Engin, Tuğrul Eryılmaz, Necmiye Alpay, Aslı Erdoğan, Şebnem Korur Fincancı ve Erol Önderoğlu onlardan bazılar.

Yazar Aslı Erdoğan 4,5 ay, dilbilimci Necmiye Alpay ve Zana Bilir Kaya dört aylık tutukluluğun ardından geçen yılın Aralık ayında tahliye edildi. Gazeteci Murat Çelikkan, ise 1 yıl 6 ay hapis cezası aldı ve Kırklareli Cezavi'ne kondu. Çelikkan geçtiğimiz günlerde cezaevinden salıverildi.