Kas 02 2017

Demirtaş'ın kızı: Neden öykülerde hep birileri ölüyor?

İSTANBUL- HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş geçen yıl bu zamanlarda Diyarbakır'daki evinde gözaltına alındı ve tutuklandı. 

Devletin Kürtlere yönelik o bildik refleksi 23 yıl önceki gibi tecelli etti ve tıpkı Leyla Zana,Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan gibi Demirtaş da Kürt ve muhalif siyasetçi olmanın cezasını çekmek üzere cezaevine gönderildi. 

Buna karşın, Demirtaş cezaevini mektebe çevirenlerden oldu. Hikaye kitapları,şiirler yazdı; resimler yaptı. Sanatı bir köprü gibi gördü; seçmeni ve tüm Türkiye ile bağ kurdu. Sert siyasi mesajlar vermek yerine, sanatın uzlaştırıcı dilini benimsedi. Yine de Kürtlerin uzun süredir gerçekliği haline dönen ölümler, öldürülmeler öykülerinin birer unsuru olarak kaldı.

                                          

Demirtaş'ın çizdiği resimler

 

Siyasi kimliğinin dışında, bir aile babası Demirtaş. Öğretmen bir eşi, iki de kızı var: Delal ve Dilda. Tutukluluğun birinci yılında, Başak Demirtaş yaşadıklarını Gazete Duvar'dan Vecdi Erbay'a anlattı. 

Eşinin tutuklandığı günden bu yana büyük bir dayanışma ağı ile karşılaşmış Başak Demirtaş. Bu duyarlılıktan hayli memnun. İlk hafta hariç her hafta ziyaret etmiş eşini. Ve siyasi, ailevi her husus görüşmelerinin odağında olmuş. 

Demirtaş tutuklanmadan önce çocuklarına bir gün polisin gelip kendisini tutuklayacağını ve korkmamaları gerektiğini anlayabilecekleri bir üslupla anlatarak onları bu sürece hazırlamış.

Başak Demirtaş, eşinin çıkardığı hikaye kitaplarını kızlarına da okutmuş. Ama Dilda küçük olduğu için ona özetleme yoluna gitmiş ancak Dilda'dan hiç beklemediği bir tepki ile karşılaşmış: Öykülerde niye sürekli birileri ölüyor.

Demirtaş'ın öykü kitabı Seher

                                                               Demirtaş'ın öykü kitabı Seher

Tam da Kürt sorununda dönüp dolaşılıp gelinen nokta.

Erbay'ın, "Selahattin Bey için, ‘keşke siyasetçi olmasaydı’ dediğiniz zamanlar oldu mu?" sorusuna, Başak Demirtaş'ın yanıtı net:

Siyasetçi olmasından hep onur duydum. Mücadeleci kişiliği elbette ki çok önemli ve kıymetlidir. Ancak keşke milletvekili vb. seçilmiş siyasetçi olmasaydı. Ben sadece bu kısmına dair şerh düşüyorum. Bu belki biraz bencilce oldu ama kişisel bir soru olduğu için samimiyetle ve kişisel cevap vermek istedim.

Başak Demirtaş röportajı eşinin mesajıyla sonlandırıyor: Başkan bütün tutuklu yakınlarına ve halka mutlaka selamlarını iletiyor. Bu vesile ile hem onun hem de benim selamlarımın bütün tutsak ailelere en sıcak şekilde sizlerin aracılığı ile ulaşsın istiyorum.