Tim Lowell
Kas 02 2017

New York Savcılığı iddianamesi Zarrab'ı doğrudan Erdoğan'a bağladı

New York Güney Bölgesi Savcılığı; ABD’nin İran’a karşı yaptırımlarını delmekle suçlanan altın tüccarı Reza Zarrab’ın, zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la 2013 yılında bir düğünde konuştuktan sonra, Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan tarafından yönetilen vakfa bağışta bulunduğunu söyledi.

Böylelikle ilk defa, ABD’li savcılar Zarrab ve Erdoğan arasında bir bağlantıyı doğrudan kurmuş ve bunu iddianameye geçirmiş oldular.

Dava Nato müttefikleri Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilere zarar vermiş; Erdoğan davanın Türkiye’ye karşı yürütülen bir komplo olduğunu söylemişti. Erdoğan konuyu, ABD Başkanı Donald Trump’la bir görüşmesinde de gündeme getirmişti. Erdoğan ABD hükümetini, Türkiye vatandaşlarını itirafçı yapmaya çalışmakla suçlamıştı.

İranlı milyoner iş insanı Zarrab’ın, hem Türkiye hem Makedonya vatandaşlığı var.

Zarrab 19 Mart 2016 günü Miami’de, ailesiyle tatildeyken tutuklanmıştı.

Savcılar Zarrab’ı; Halkbank üzerinden altın karşılığında petrol alarak, ABD'nin İran hükümetine karşı  yaptırımlarını delmesinde, İran'a yardım etmekle suçluyor.

Halbank Eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla da ABD’de tutuklanmıştı. Zarrab ve Atilla 27 Kasım’da mahkemeye çıkacak. Bununla birlikte Zarrab'ın savcılıkla işbirliği yaptığı ihtimali giderek arttı. Eğer Zarrab sanık yerine bildiklerini anlatarak işbirliğine giderse 27 Kasım tarihindeki duruşmalara katılmayabilir. Dahası, Atilla aleyhine tanıklık yapma ihtimali de ciddileşebilir.

Savcılık, mütalaasında telefon tapelerinden bahsetmiş ve kayıtları davaya ekleme talebini dile getirmişti.

6 Eylül tarihli mütalaada aynı zamanda Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın da yolsuzluk planının en önemli figürlerinden biri olduğu kaydedilmişti; Çağlayan’ı, Halkbank’ı yasadışı işlem yapmasını yönetmek, bu mekanizmayı incelemelere korumak ve karşılığında on milyonlarca dolar rüşvet almakla suçlamıştı.

Savcı, Zarrab’ın; dönemin Başbakanı Erdoğan’a, 12 Nisan 2013’te Zafer Çağlayan’ın akrabalarının düğününde, Türkiye’de bir banka satın alma isteğini ilettiğini iddia ediyor. Savcı, Zarrab’ın Halkbank Eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’a, görüşmenin nasıl geçtiğini anlattığı telefon konuşmasını alıntılıyor: Bundan sonra ise Zarrab'ın Erdoğan ailesine yakın vakfa bağış yaptığı Savcılık mütalaasında yer alıyor. 

Başbakana gittim… Gittim, düğünde, ne yapacağımı anlattım. Tekrar gidip ‘Sayın Başbakan, eğer izin verirseniz, bana yetki verirseniz, bankayı alsam bile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) üzerinden yapacağım’ diyeceğim

Mütalaanın başka bir bölümünde eski ekonomi bakanı Zafer Çağlayan'ın Zarrab’la buluştuğu ve Zarrab’ın, o dönem yaklaşmakta olan seçimler öncesi, Türkiye’nin ekonomik göstergelerinin düzelmesi için yardım etmeye karar verdiği yazıyor:

Mesele o kadar acildi ki, Zarrab özel uçağıyla İstanbul’dan Ankara’ya gidip Çağlayan’ı aldı; böylece dönüşte uçakta konuşabileceklerdi.Bu toplantıdan sonra Zarrab iki şey yaptı. Öncelikle asistani Abdullah Happani’yi arayıp Halkbank üzerinden para yollamasını, yollayacağı paranın herhangi bir limiti olmadığını ve altın ihracatını yükseltip ithalatı düşürmesini söyledi.

Görüşmeden sonra Zarrab bağış yapmak için, Erdoğan’ın ailesiyle bağlantılı bir hayır kurumunu aradı.

İkinci olarak Zarrab özel uçağının hostesini aradı ve Çağlayan’la uçaktayken kağıda yazılmış bir telefon numarasını ve Erdoğan’ın oğlunun ismini istedi. Telefon numarası hayır kurumunun genel müdürüne aitti. Zarrab 16 Temmuz 2013’te müdürü arayıp kuruma para yollayacağını söyledi.

Bilal Erdoğan, Erdoğan'ın, eğitim alanında çalışan hayır kurumları TÜRGEV ve TÜGVA’nın yönetim kurullarında yer alan aile fertleri ve arkadaşlardan yalnızca biri. Yıllar içerisinde eğitim ve öğrenci yurdu sektöründe dev isimlere TÜRGEV, 2015 yılında kendi üniversitesini bile açtı.

Zarrab’ın Emine Erdoğan’ın kurucusu olduğu başka bir kuruma da milyonlarca dolar yardım yaptığı biliniyor.

Mütalaa, yaptırım delme operasyonunu iki bölüm halinde anlatıyor. Birincisi, Zarrab’ın Halkank’ı, Dubai’ye petrol ödemeleri yapmak için kullandığı ve ödemenin Dubai’den altın üstünden yapıldığını anlatıyor.

İran Merkez Bankası, İran Petrol Bakanlığı ve Ulusal İran Petrol Kurumu'ndan (NIOC) üst düzey yetkililer; Türkiye hükümetinin - Zafer Çağlayan’ın da dahil olduğu - üst düzey yetkilileri; Genel Müdür Süleyman Aslan’ın da dahil olduğu Halkbank yetkilileri hep beraber, İran’dan alınan petrolün ödemesini Halkbank üzerinden Dubai’deki paravan şirketlere, İran’a yapılan gıda satışı ödemeleri gibi göstererek transfer etme planını yaptılar.

Avukata göre, 2013 yılındaki Gezi olayları sırasında Erdoğan’ın popülaritesi darbe alırken, Zarrab Türkiye ekonomisini canlandırmak amacıyla, ülkeye altın havale ediyordu:

Türkiye hükümeti Zarrab’a ve Halkbank’a, seçimler öncesinde Türkiye’nin ekonomi istatistiklerini manipüle edebilmek için, altın ihracatına devam etmeleri emrini verdi. Planın iki yönü de – altın ticareti de, düzmece gıda işi de – Türkiye hükümeti yetkililerine muazzam rüşvetler ödeyerek sürdürüldü ve korundu. Bu yetkililere Zafer Çağlayan ve Süleyman Aslan da dahil.

Zarrab 34 yaşında ve 75 yıllık bir hapis cezasıyla karşı karşıya. Hapis süresini azaltmak için itirafçılığı kabul edebilir ve iddialarla ilgili tüm gerçekleri anlatabilir.