Şub 03 2018

Nomofobiye yakalandığınızı nasıl anlarsınız?

Teknoloji geliştikçe yeni dünya düzeni de bu doğrultuda evrilmeye devam ediyor.

Sosyal medya artık hayatın bir parçası insanlar için. Kimileri için bir meslek haline de gelen bu mecralar, ciddi bir gelir kapısı aynı zamanda.

Instagram ve Twitter fenomenleri, YouTuber’lar artık 7’den 70’e hemen herkesin bildiği sıfatlara dönüştü.

Hal böyle olunca, sosyal medyaya ulaşımı bir tuş öte yakınlığa getiren akıllı telefonlar da bağımlılık noktasında yaşamları etkiliyor.

Bu bağımlılıklar beraberinde literatüre yeni kelimeler de kazandırıyor.

Bunlardan bazılar; nomofobi, netlessfobi, plagomani ve like bağımlılığı… 

Psikolojide de bir karşılığı olan bu bağımlılıklar tedavi edilmesi gereken sorunlar olarak ele alınıyor doktorlar tarafından. 

Star gazetesinden Büşra Uğraş’a konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nörolog Mehmet Yavuz, günümüzün en yaygın bilinen “hastalığına” dikkat çekiyor: Nomofobi

Bu terim, ilk olarak 2008 yılında İngiltere’de ortaya çıktı. O dönem Ekşi Sözlük gibi platformlarda da epey konuşulmuştu.

Cep telefonu yoluyla iletişimden kopmaktan aşırı korkmak anlamına geliyor Nomofobi. 

“Sosyal medya bağımlılığıyla ortak yönleri mevcut” diyen Nörolog Yavuz, “İkisi de teknolojinin hayatımıza kazandırdığı bir yenilik olup, bize kazandırdıklarıyla aslında çok şey kaybettirir” görüşünü dile getiriyor ve ekliyor:

“İkisinde de sosyal ilişkilerin ikamesi olarak yapay dünyalar tercih edilir. İkisinde de hayatın merkezinde sanal bir dünya vardır.”

Peki, bir insan nomofobiye yakalanıp yakalanmadığını nasıl anlar?

Doktor Yavuz, şöyle tanımlıyor bağımlılığın belirtilerini:

“Telefonunuz yanınızda olmasına rağmen sürekli kontrol ediyorsanız, çantanızda ya da cebinizde olduğunu bilmenize rağmen sürekli çalınır diye düşünüyor ve korkuyorsanız, çekmemesi ya da kapanması durumunda aşırı öfke duyguları yaşıyorsanız, kapalı olması gereken mecburi alanlarda uçak, tiyatro gibi yerlerden uzak duruyorsanız, asla kapatmıyor ve sürekli yanınızda bulunduruyorsanız, arama ya da mesaj bildiriminin gelmediğinin bilmesine rağmen sürekli kontrol ediyorsanız, nomofobik olabilirsiniz.”

Nomofobiden kurtulmanın yollarını ise öncelikli olarak bilgi edinmek olduğunu vurguluyor Yavuz.

Ardından gelecek adımın ise cep telefonu kullanımına kota koymak olduğunu söylüyor. Gerekirse telefonu bir süre kullanmamanız gerekiyor. 

Bağımlılığın, cep telefonu kullananların yüzde 53’ünde görüldüğünü belirten Nörolog Yavuz, erkekler arasında bu oranın yüzde 58 olduğunu, kadınlar arasında ise yüzde 48 oranında rastlandığını belirtiyor. 18-24 yaş grubu yüzde 77 ile başı çekerken, bunu 25-34 yaş grubu yüzde 68'le izliyor. 
 

http://www.star.com.tr/cumartesi/dunyanin-yeni-hukumdari-akilli-cihazlar-haber-1304976/