Nusaybin’de 300’e yakın havan mermisi, 12 sivil ölüm: Halkta ‘devlet mi yapıyor’ şüphesi

Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye yönetimindeki alanlara yönelik askeri müdahale ile başlayan çatışmalar Suriye sınırındaki Suruç, Akçakale, Ceylanpınar, Kızıltepe ve Nusaybin ilçelerinde kentlerde sivil ölümleri de beraberinde getirdi. Müdahalenin başladığı 9 Ekim’den bu yana Nusaybin’de 12, Suruç’ta üç, Akçakale’de üç ve Ceylanpınar’da bir olmak üzere toplam 19 sivil yerleşim yerlerine isabet eden havan topu mermileri nedeniyle yaşamını yitirdi. Türkiye, bu sivil ölümlerden Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) sorumlu olduğunu yönündeki açıklamasının “asılsız” ve “ kara propaganda” olduğunu söyleyen SDG ise MİT Başkanı Hakan Fidan’ın Suriye’ye müdahalesine yönelik 2014 yılında yaptığı gizli toplantının ses kayıtlarını hatırlattı.

nusaybin2

Çatışmalarla birlikte Türkiye’de en çok sivil ölümlerin yaşandığı Nusaybin, Kuzeydoğu Suriye’nin en büyük kentlerinden biri olan Kamışlı (Qamışlo)  ile bitişik bir kent. 1923 yılında Lozan anlaşmasıyla çizilen Türkiye Suriye sınırı kentin iki yakasında yaşayan Kürt aileleri, topraklarını ortadan ikiye bölmüş. Kentin iki yakasında yaşayanların büyük çoğunluğu akraba. Suriye’de iş savaşın başlamasıyla ailelerin iletişim kanalı olan sınır kapasının kapanması,  ekonomisi sınır ticaretine dayanan Nusaybin’e de zarar vermiş. 2016 yılında ilçede yaklaşık 80 gün süren çatışmalarda altı mahallenin önemli bir kısmı yakıldı, binlerce insan evlerini terk göç etmek zorunda kaldı.  Yaralarını sarmaya çalışan Nusaybinliler, Suriye’ye yönelik müdahale ile tekrar başa dönmüş gibi.  

Resmi açıklamalara göre son dört günde Nusaybin ve köylerine 300’ye yakın havan atıldığını belirtiyor. Savaş karşıtı eleştiri yapanlara yönelik devlet baskısı ve tutuklamalar burada etkisini göstermiş.  Nusaybinliler, Suriye’ye yönelik müdahale ve son yaşananlarla ilgili basına konuşmak istemiyor. Nusaybinlilerin çoğu ana akım medyanın burada yaşananları objektif yansıtmadığını söyleyerek, buna tepki gösteriyor. Konuştuğum herkesin aklında Suriye’de ne olacağı, Nusaybin’e bombaları kim attığı konusunda soru işaretleri var. İnsanların önemli bir kısmı yaşananların sorumlusu olarak AKP’yi göstererek, havan mermilerinin SDG değil devlet tarafından atıldığını düşünüyor. Bazıları ise bunun “karanlık”, “şaibeli” bir olay olduğunu kimin yaptığının belli olmadığını ifade ediyor.  Bombalar nedeniyle endişeli olan Nusaybinlerin diğer bir kaygısı ise Suriye’nin bombalanan kentlerindeki akrabalarının can güvenliği ve askeri müdahalenin ne kadar süreceği. 

nusaybin3

Havan mermilerinin düşmesiyle ilçenin Suriye sınırına yakın bölümü terk edilmiş bir kent görünümünü veriyor.  İnsanların büyük çoğunluğu gergin ve endişeli.  Özellikle kentin sınıra yakın mahallelerinde ve köylerinde oturan yurttaşlar, can güvenliği endişesiyle Mardin ilçelerine ya da kent dışına göç ediyor. Bazıları ise kalmakta kararlı.  Mardin’in sınıra uzak ilçelerinde kiralık ev kalmadığı belirtiliyor. Kentin birçok noktasında ellerinde bavul insanları ya da ev eşyalarının yüklü olduğu kamyonetleri görmek mümkün. Birçok işyeri kapalı, cadde, park ve sokaklarda ise çok az insan geziyor. Sınırdan uzak mahallelerde ise göç daha az, günlük yaşam devam ediyor. Kente karanlık çöktüğünde sokak ve caddeler neredeyse boşalıyor.  Kentin semalarında ise savaş uçakları geziyor, sınırdan ise tek tük patlama ya da silah sesleri geliyor. İnsanlar gökyüzüne ve çevresine korku dolu gözlerle bakıyor. Zırhlı araçların devriye gezdiği kentte, polisler çelik yelek ile geziyor. Polis, sık sıkı yaptığı anonslarla yurttaşların can güvenlikleri için dışarda toplu oturmamaları, evlerine gitmeleri yönünde uyarılar yapıyor. Kentte Twitter, İnstagram gibi sosyal medya hesapları engellenmiş çalışmıyor ancak yurttaşlar VPN ile sosyal medyaya ulaşabiliyor.

Kentteki sivil ölümler, yaralanmalar,  çatışmaların devam etmesi ve göçler nedeniyle yaşanan insani sorunların çözümü amacıyla HDP Mardin ve Urfa’da Kriz Koordinasyon Merkezi’ne bağlı olarak Nusaybin Belediyesi de ilçe Kriz Merkezi oluşturmuş. Evlerinden göç eden yurttaşların barınma ihtiyacı için bazı yurttaşlar sosyal medya üzerinden dayanışma ağı var. Mardin Valiliği, Nusaybin Kaymakamlığı ve Kızılay ile ilgili devlet kurumları kentte yaşanan insani krize dair ne tür çalışmalar yaptığı konusunda şu ana kadar göz önünde olan bir çalışması yok. Bu konuda HDP’li Nusaybin Belediyesi’nin yaptığı girişimler ise sonuçsuz kalmış.  İlçeden göç etmek isteyen ancak kalacak yerleri olmayan yurttaşlar, belediye aracılığıyla Mardin ilçelerindeki evlere ücretsiz olarak yerleşmeye çalışıyor.

Nusaybin Belediye Eş Başkanı Ferhat Kut, Suriye’ye müdahalenin başladığı 9 Ekim’den bu yana kent merkezi ve köylerine isabet eden havan mermilerinin nereden ve nasıl geldiği konusunda herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ifade ediyor.  Son yaşananlar nedeniyle Nusaybin halkının 2016 yılında kentte yaşanan çatışmalar ve yıkımı hatırlattığını belirterek, “Nusaybin’de gezdik, halk görüştük. Bize can güvenliklerinin olmadığını söyleyerek şehri terk ediyorlar. Şu anda Nusaybin’de halk çok perişan çok kötü bir psikolojide. 2016 süreci insanlar üzerinde hem psikolojik hem maddi hem manevi çok kötü bir iz bıraktı. Daha kendi kendini daha toparlamadan yaşadıkları hala zihinlerinde canlıyken bu ikinci savaş tabi ki onlarda daha derin bir tramvaya yol açtı. Nusaybin tekrar boşaltılacak, savaş olacak psikolojisi var halkta. Bu da insanlar üzerinde çok büyük bir etki yaratıyor. Şu anda kentin üçte biri göç etmiş durumda. Belediye müracaat eden birçok kişi yakın köylere, ilçelere, illere gideceğiz bizi götürün diyor. Biz onların şehirlerini terk etmemelerini isteriz ama onların can güvenliği kaygısı var” diye konuşuyor.

Nusaybin Belediye Eş Başkanı Semire Nergiz ise kentte yaşayan halkın sorunlarına çözüm bulmak, halk ile iletişim halinde olmak amacıyla kriz masasını oluşturduklarını belirterek, “Acil iletişim hattı kurduk o hat üzerinden insanlar bize ulaşıyor. Bizim Mardin’deki bütün ilçelerle bağlantımız var. Onlara kalacak yerler temin ediyoruz. Bütün ilçelerimizde özellikle Batman, Siirt illerimizde her taraftan dayanışma telefonları alıyoruz. Bize ne istiyorsunuz yardımcı olmaya hazırız diyorlar” diye aktarıyor. Kentte yaşanan sorunların çözümü için Nusaybin Kaymakamlığı birlikte hareket etmek istediklerini ancak bu kendilerine geriye bir dönüş olmadığına dikkat çekiyor. Nergiz son olarak Nusaybin halkının yanında olduklarını vurguluyor.

© Ahval Türkçe