Ara 10 2017

Obama’dan Trump yönetimine Nazi Almanya’sı göndermesi

 
ABD’de başkanlık koltuğuna oturduğu ilk günden bu yana tartışılan bir isim oldu Donald Trump. 20 Ocak 2018’de başkanlıktaki birinci yılını dolduracak olan Trump, ırkçı politikalarıyla tüm dünyanın tepkisini çekmeye devam ediyor. 

Trump ulusal güvenlik gerekçesiyle Yedi Müslüman ülkenin vatandaşlarının ABD'ye girmesini yasaklama kararı daha önce defaatle temyiz mahkemelerinden dönse de, ABD Anayasa Mahkemesi 5 Aralık’ta kararı onaylayan imzayı attı. 

Trump, seçim kampanyası döneminde de, başkanlık görevi süresince de selefi Barack Obama'nın pek çok icraatını ya sulandırıyor ya da iptal edeceği vaadini sunuyor.

Bu yaz ağustos ayında ABD'nin Virginia Eyaleti'ne bağlı Charlottesville kentinde, beyazların üstünlüğünü savunan ve neo-Nazi sloganları atan grupların gösterileri sonrası başlayan olayların ardından Obama, attığı ırkçılık karşıtı tweet ile gündem olmuş ve mesajı en çok da Trump’a vermişti.

Obama bu kez, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan karara imza atan Trump’ın dış politikasına 1930’lu yılların Nazi Almanya’sı benzetmesi yaptı.

Obama’nın tweeti:


Salı günü Chicago’daki Ekonomi Kulübü’nde sorulara yanıt verirken yaptı bu karşılaştırmayı selef başkan Obama. İsim vermiyordu açıktan ama “Bu demokrasi bahçesine yönelmek zorundayız, aksi halde işler hızla tersine döner. Bunun farklı toplumlarda gerçekleştiğine şahit olduk” sözleriyle uyarıyordu Trump’ı.

1930’ların Almanya’sının da müzik, sanat ve edebiyatta üst düzey birikime sahip bir gelişmiş demokrasi ülkesi olduğunu hatırlatan Obama, şu şerhi düşüyordu cümlesinin sonuna:

“Ama bunlara rağmen Nazilerin iktidara gelmesine engel olamadılar. O dönem 60 milyon kişi hayatını kaybetti. Öyleyse dikkat etmemiz lazım ve oy vermeliyiz."

Obama, konuşmasının birçok yerinde Amerikan tarihinden örnekler verdi ve bir ara McCarthy dönemini hatırlattı. 1950’lerin Amerika’sında Wisconsin Eyaleti Cumhuriyetçi Parti Senatörü olan McCarthy, başlattığı “cadı avı” ile birçok ABD’linin hayatının kararmasına neden olan bir isimdi.

Obama da, o dönemi “sansürün tamamen hüküm sürdüğü ve hukukun yok edildiği dönem” olarak andı ve “çok zor günler geçirdik” dedi. 

Howard Zinn’in ‘Amerikan Halkının Tarihi’ kitabında, McCarthy’nin, aydınlardan sanatçılara varana kadar birçok ismin yer aldığı meşhur fişleme listeleri anlatılırken ‘’Elimde Dışişleri Bakanlığı’nda komünist parti üyesi olan 205 kişinin adlarının listesi var.

Bu kişiler hala görevlerinde ve dış politikamıza yön veriyorlar. Belgeleri elimde..!’’ dediği anlatılır. 

Obama, özgür basının gerekliliği üzerinde de durdu konuşmasında. Başkanlık süresi boyunca sık sık basının kendisini “çıldırttığını” ifade eden Obama, gazetecilerin yanlış bilgilendirildiğini düşündüğü zamanlar da olduğunu söyledi ve şu notu düştü:

“Ama anladığım tek şey vardı; özgür basın prensibi hayati bir öneme sahipti ve başkan olarak bunun sürdürüldüğünden emin olmak işimin bir parçasıydı."

 

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar