Kas 16 2017

Baskılar Dersimliler'i göçe zorluyor

Remzi Budancır’ın Perşembe günü Artı Gerçek için kaleme aldığı izlenimde Dersimliler, şehirlerinin bir açık cezaevine döndüğünü; halkın şehir merkezinde yürürken bile kendini güvende hissetmediğini anlatıyor.

“Her noktası kameralarla ile izlenen kentte, açık alanda yapılacak basın açıklamaları yasak. Açıklamayı yapan, açıklamaya katılan ve takip eden gazeteciler bile para cezası alıyor” diye yazıyor Budancır.

Aktivist Haydar Çetinkaya, yaz mevsiminde Dersim’de çıkan yangınlara müdahale edilmemesine dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması düzenlediklerini, ancak açıklamadan dolayı kendilerine para cezası kesildiğini anlatıyor.

Aynı açıklamayı izleyen vatandaşa ve haber yapan gazeteciye de ceza kesilmiş.

Kabahatler kanununa göre kesilen ceza 227 TL.

Budancır aynı zamanda OHAL döneminde yetkileri artan kolluk kuvvetlerinin, kentte yaşayan muhalif kimlikli herkesi izlediğini; gözaltı ve baskınların arttığını; şehrin her noktasında MOBESE kameralarının olduğunu yazıyor.

Çetinkaya, Dersim’i ‘açık cezaevi’ne benzetiyor.

İsim vermeden konuşan muhtarlar ise,  “Orman yangınlarının yaşandığı dönemde yüzlerce makbuz geldi. Özellikle basın açıklamaları, eylemler oluyorsa; o hafta bizde mesai başlıyor. Kime, nasıl ulaştıracağız bunları? Bir de, vatandaşa ulaşamayınca faiz uygulanıyor. Biz baş edemedik. En son gelen makbuzları kabul etmedik. Siz verin dedik” sözleri ile yaşadıkları “ceza yoğunluğunu” anlatıyor.

Çetinkaya, "1990’lı yıllarda göç daha çok yakın kentlere yada batı illerine oluyordu. Son bir yıldır tanıdığım, bildiğim çok sayıda kişi yurt dışına gitti. Artık göçler ülke içine değil, başka ülkelere oluyor. Kimse kendini ülke içinde güvende hissetmiyor. Dersim sessiz sedasız göç ediyor. Böyle devam ederse daha çok göç yaşanacak" diyor.