Kas 19 2017

İhraç edilen 10 yıllık öğretmen köyüne döndü, tütün üretiyor

Yoksul bir ailenin en küçük çocuğu olarak zor şartlarda eğitim aldı Mehmet Yücel...

Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nü bitirerek öğretmenliği başladı 11 yıl önce. 10 yıllık öğretmenlik hayatının ardından. geçen yıl 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile meslekten ihraç edildi.

Zorlu koşullarda eğitim alarak öğretmen olan Yücel, hikayesini şu şekilde anlatıyor:

Yaşadığımız köyde lise yoktu. Zorunlu olarak şehirdeki liseye gittim. Burada tek kişilik oda kiraladım. Daha 15 yaşındayken hayatın bütün zorluklarıyla tanıştım. Lisedeyken yaşadığım bir olayı belki de hayatım boyunca unutmayacağım.

Okul üniforması almıştım. Üniformanın parasını ödemek için 20 gün boyunca gece lokantada çalışırken gündüz de okula gidiyordum. Böyle zorluklarla liseyi bitirdim. Üniversite okurken de yaz aylarında mevsimlik tarım işçisi olarak Malatya’ya kayısı, Giresun’a da fındık toplamaya giderdik. Bazen de inşaat işlerinde çalışarak harçlık yapıyordum kendime. Sadece ben değil bütün emekçi çocukları böyledir.

İnsan maddi ve manevi anlamda zorlanıyor. Hiç bir suçun yokken bir gece yarısı işten atılmak kolay bir şey değil. Bu haksızlığa kişisel olarak üzülmenin ötesinde 10 yıl önce 70 yaşında olan annemin yevmiye ile çalışıp okuttuğu oğlunun böyle bir haksızlığa uğraması kabullenmediği bir gerçek var ortada.

Yoksa biz öncesinde saraylarda yatlarda büyümedik. Yine emekçi çocuğuyduk. Şimdi de öyleyiz. Hayatla hep bir kavgamız vardı. Bu süreçte oturup bir kenara çekilmedik. Yaşama, yaşatma ve ekmek mücadelemiz devam ediyor. İhraç sürecinde yalnız değildik. Başta sendikamız Eğitim Sen olmak üzere dostlarımız arkadaşlarımız ihraç edildikten sonra dünyada örneği olmayan müthiş bir dayanışma örneği gösterdiler.

Yücel

Yücel, ihraç edildikten sonra Adıyaman’daki köyü Balyan’a döndü ve tütün üretimine başladı.Tütün üreticiliğinin çok zahmetli olduğunu belirten Yücel, mecburiyetten çalıştığını ifade ediyor:

Tütün üretiminde satım aşamasına geldim. Mevsimsel bir iş. Mayıs ayının sonunda fideleri dikmeye başlıyoruz. Ondan sonra boyu 1 metre olana kadar en az dört kere çapalama işlemi başlıyor. Ortalama 10 günde bir kez de su veriyordum.

Ağustos ayının başında genellikle büyüme aşaması sona erer. Daha sonra yaprakların daha çok büyümesi için çiçeklerini alırsın. Sonra da en alt yapraklardan en üstte doğru tütünü topluyoruz. Topladıktan sonra ipe dizip güneşe bırakıp kurutuyoruz. Çok zahmetli bir iş, tütün yaprakları en az üç kere elinin altında geçiyor. Çok tercih ettiğim bir iş değil. Biraz da mecburiyetten yapıyoruz. Daha doğrusu öğretmenlik ve medya dışında yapabileceğim iş bu.

Aslında hükümet bu ülkenin en iyi öğretmenlerini akademisyenlerini ihraç ederek toplumsal üretimin dışına da itmiş oldu. Demokratik bir ülke için yapılan hatadan vazgeçilmesi hepimizin hayrına olacak.