Oca 13 2018

Meclis askıda, sivil inisiyatif devrede: OHAL’de gidilecek seçimi tanımıyoruz

 

15 Temmuz sonrası ilan edilerek bu güne kadar devam eden ve altıncı kez üç aylığına daha uzatılan OHAL travması, uzunca bir süredir tartışılan hukuku da tümüyle sağlıklı işlemez hâle getirdi.
 
Tutuklamalar, gözaltılar, işten çıkarmalar, açlık grevleri, intiharlar…
 
Bütün bu gelişmlerin odağında OHAL var. İktidar, olağan hâle getirse de, muhalefet kanadından tepkiler sürüyor. Ancak çok güçlü ve kitlesel bir tepki olmaması nedeniyle özellikle CHP eleştiriliyor.
 
Kulislerde bu yıl bir erken seçim beklentisi var. Gerçekleşmemesi hâlinde 2019’da yapılacak. Görünen o ki, seçime OHAL rejimi altında gidecek Türkiye.
 
Artı Gerçek’ten Sibel Hürtaş’ın haberine göre, OHAL Karşıtı İnsiyatif’in düzenlediği 'OHAL’de Demokrasi' paneline katılanlar, 'Bu HAL’de seçim olmaz, uzatmayalım' dediler.

OHAL Karşıtı İnisiyatif’in düzenlediği 'OHAL’de Demokrasi' paneline katılan alanında uzman ve saygın isimler, bu şartlar altında bir seçimin gerçekleşmesinin tartışmalı olacağını söylüyor.

Mazlum Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, "İktidar partisi adeta darbe girişiminin aydınlatılması değil, karartılması yönünde tavır koydu” diyor.

AKP kurucularından olan ancak sonradan ayrılarak muhalif bir görüntüde siyasi kariyerini sürdüren eski başbakan yardımcılarından Abdullatif Şener de panelin konuşmacılarındandı.

İktidara geldikleri ilk yıllarda “OHAL’siz bir Türkiye” vaadinde bulunduklarını hatırlatan Şener, gelinen noktada şimdi ülkenin tamamında OHAL’e geçildiğini söylüyor ve “adilseniz ülkenin tamamında OHAL’i kaldırın” çağrısı yapıyor.

Tek tip elbise KHK’sine dikkat çeken Erdal İnönü de,  düşünen, eleştiren, sorgulayan, iktidarın yanlışlarını kamuoyunun gündemine getiren ve bu nedenle de siyasallaşan bir yargı sistemi içinde sanık konumuna düşen insanların bu yolla aşağılanmaya çalışıldığını söylüyor ve ekliyor:

“Muhalefet partileri Cumhurbaşkanına terörle iş birliği yapıyor dediği zaman hepsine 4 yıla kadar hapis istemiyle şikayette bulunuyor. Ama Adalet Yürüyüşünde, Cumhurbaşkanı muhalefet partisi liderlerine aynı şeyi söylüyor dava açamıyorsunuz. Eşit siyasi koşullar yoksa, bir de OHAL varsa o ortamda seçimlerin yapılması doğru değildir, yanlıştır.”
Prof. Baskın Oran, iktidar yöneticilerinin ağırlaştırılmış müebbete mahkûm olacak suçlar işlediğini savunuyor. 

Türk Ceza Yasası’nın 399. Maddesini hatırlatıyor Oran. Buna göre, cebir ve şiddet de olursa ağırlaştırılmış müebbet getiriyor. 

Oran da, İstanbul’da OHAL gerekçesiyle oyun yasaklanmasını, Anayasa Mahkemesi kararını mahkemelerin uygulamamasını örnek veriyor. 

Ardından haklarını ararken polis şiddetine uğrayan Semih Özakça’nın annesini ve Veli Saçılık’ı hatırlatıyor.

Yine AKP kurucularından Fatma Bostan Ünsal da, harekete geçmek için geç kalındığını söyleyenlerden. Sustukça daha fazla insan daha trajik biçimde mağdur oluyor görüşünde ve TBMM’nin işlevini yerine getirmediğinden şikâyetçi:

“Gönül isterdi ki bizi buradan Meclis çıkarsın ama öyle görünüyor ki Meclis bu insiyatifi almıyor, inisiyatifi bizim almamız gerekmektedir ve harekete geçmemiz gerekmektedir.”

Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen, mevcut OHAL rejiminin anayasaya, AİHS’e ve uluslararası tüm evrensel kurallara aykırı olduğunu söylüyor. 

Her ne kadar Meclis’in yetkileri alınsa da KHK onaylama yetkisi olduğunu ifade eden Türmen, onaylanmamış bir KHK’nin esas olmadığını ve hukuken geçerli olmayan metinlerle yönetildiğini belirtiyor Türkiye’nin.

Böyle bir ortamda yapılacak bir seçimin meşru olmayacağını vurgulayan Türmen, “Eğer OHAL koşulları devam ederse yapılacak seçim meşru bir seçim değildir, biz bu seçimi kabul etmiyoruz, sonuçlarına da itiraz ediyoruz” diyor.