Kas 14 2017

'OHAL ihlallerine AİHM de çare olmuyor'

 

İSTANBUL- OHAL ile birlikte 100 binden fazla kişi işsiz kaldı. İşini kaybedenlerin 25 bini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurarak haklarını arama talebinde bulundu. 

Ancak başvurular, Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu'nun kurulması ve başvuruları inceleyecek olması gerekçe gösterilerek reddedildi. Buna karşın OHAL Komisyonu'dan Kasım ayında çıkması beklenen ilk sonuçlara dair herhangi bir karar olmadı. 

Evrensel Gazetesi'nden Çağrı Sarı, Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz ile hem AİHM'in hem de OHAL Komisyonu'nun tavrını konuştu.

Akdeniz, komisyonu "işlevsiz" olarak tanımladıktan sonra, AİHM'in böylesi bir mekanizmayı çözüm adresi olarak göstermesini eleştiriyor. Zira, komisyonun binlerce başvuruyu ne zaman ve nasıl sonuçlandıracağına dair net bir takvim yok. Bu ciddi bir belirsizlik kaynağı. 

Komisyon 17 Temmuz'da ilk başvurularını almaya başlamış, Kasım ayında da ilk sonuçları açıklayacağını duyurmuştu. Ancak henüz açıklanan bir sonuç yok. Komisyonun başkanlığını yapan Selahaddin Menteş, müsteşar olarak atandı ve komisyon başkansız kaldı. Yerine Salih Tanrıkulu vekalet ediyor. 

Üye sayısı 6 ve incelenmesi gereken 57 binden fazla dosya mevcut. Akdeniz, AİHM'in iç hukuku işaret eden kararının yanlış olduğuna işaret ediyor. Çünkü Türkiye'deki iç hukuk mekanizmasının sorunlu olduğunu düşünüyor. Özellikle KHK'lar ile görevlerine son verilen Barış için Akademisyenlere yönelik özel bir değerlendirmede bulunması gerektiğini belirtiyor.

Akdeniz, “AİHM’nin kararı benim açımdan yanlış bir karar. Çünkü Türkiye’de hiçbir alanda etkili bir iç hukuk yolu yokken ve bu komisyon yaklaşık 15 Temmuz darbe girişiminden 1 sene sonra aktif hale geldi. O da Avrupa Konseyinin baskısıyla. O arada Anayasa Mahkemesi de yapılan başvurulara da bir çözüm sağlamadı" yorumunda bulunuyor.

Komisyonun kurulduğu 90 günden bu yana tek bir dosyaya bakmadığını hatırlatan Akdeniz, komisyonun on binlerce dosyayı nasıl ele alacağına dair bir ilke karar açıklaması gerekirken, neyi nasıl çalışacağına dair tek somut açıklamanın olmadığına dikkat çekiyor.

Bu karmaşayı da şöyle özetliyor: İlk başvurana önce mi karar verecek, mesela Nuriye-Semih başvuruları ile ilgili kampanyalar var. Bu şekilde bir önceliği olacak mı? Ne yapacak? KHK sırasına göre mi gidecek? Başvuru sırasına göre mi gidecek? Bu kadar binlerce başvurunun içinden nasıl çıkacağına dair hiçbir bilgimiz yok.