Oca 16 2018

Türkiye, Freedom House’un ülkeler listesinde ilk kez ‘özgür olmayan’ kümesine düştü

Freedom House’un bugün yayınladığı, ülkelerdeki siyasi hak ve özgürlüklere ilişkin yıllık '2018 Dünyada Özgürlük' raporuna göre, Türkiye, ilk defa 'özgür olmayan' (not free) ülke seviyesine düştü:

Türkiye önceki yıllarda  "kısmen özgür" kategorisinde yer alıyordu.

Dünyada Özgürlük 2018 raporu, Türkiye için herşeyin daha da kötüye gittiğini bir kez daha gösterdi.

Türkiye geçen yıl en yüksek puan kaybıyla küme düşen ülkeler arasında ikinci sırada yer aldı. 

0’ın en az özgürü, 100’ün en özgürü gösterdiği toplam özgürlük notunda ise Türkiye’ye verilen not sadece 38’de kaldı.

Darbe girişiminin ardından çok sayıda gazeteci ve kanaat önderinin tutuklandığına vurgu yapılan raporda, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 3 bin kişiye dava açıldığı hatırlatıldı. Siyasi ve sivil haklar toplamında, Türkiye’nin notu 15 puan birden düştü.

Freedom House’un 2017 değerlendirmesinde, Türkiye düşünce özgürlüğü, örgütlenme hakkı, hukukun üstünlüğü, bireysel özgürlük ve haklar konusunda da geriye düştü. Türkiye tüm bu alanlarda not kaybına uğradı ve bu alanlarda sıralamanın en altında yer aldı.

Rapora göre Türkiye’nin kişi başı milli geliri 9.126 dolar, nüfusu 79 milyon 500 bin.

Rapora göre,demokrasi saldırı altında ve dünyada gittikçe geriliyor; Amerika'nın demokratik standartlarının erozyona uğramasıyla yoğunlaşan kriz hızla ilerliyor.

Raporda, 2017 yılında küresel özgürlüğün art arda 12 yıldır düşüşte olduğu tespit edildi. Geçen yıl, 71 ülke siyasal haklar ve sivil özgürlüklerde önemli gerilemeler yaşadı ve sadece 35 ülke ilerleme kaydetti.

Bir zamanların umut vadeden ülkeleri Türkiye, Venezuella, Polonya ve Tunus da demokratik standartlarda düşüş yaşayan ülkeler arasında.

Myanmar'daki son demokratik açılım, Rohingya azınlığına yönelik şok edici bir etnik temizlik kampanyası nedeniyle kalıcı olarak zarar gördü.

Freedom House Başkanı Michael J. Abramowitz “Demokrasi on yılların en ciddi krizi ile karşı karşıya” dedi ve ekledi:

"Özgür ve adil seçimler, azınlık hakları, basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü de demokrasinin en temel ilkeleri tüm dünyada kuşatma altında.”

 

Raporda dünyadaki özgürlükler konusunda özetle şu değerlendirme yapıldı:

Çin ve Rusya’nın, önde gelen demokratik ülkelerdeki gerilemeyi nasıl kendi ülkelerindeki baskıyı arttırmak ya da diğer ülkeler üzerine kötü etki yaratmak için bir avantaj olarak kullandığını gösteriyor.

Bu otokratik rejimler, iktidarlarını sürdürmek için açık tartışmaları bastırmak, muhalifleri takip etmek ve kurallara dayalı kurumlardan ödün vermek için yaptıkları eylemler sınırlarının ötesine geçiyor.

2017’deki en büyük gelişme, demokrasinin hem şampiyon hem de örneği olan Birleşik Devletler’deki gerileme oldu.

Freedom House geçtiğimiz yedi yılda Amerika Birleşik Devletleri'nde siyasal haklar ve sivil özgürlüklerde yavaş bir gerilemeyi izlerken, 2016 seçimlerine Rusya'nın müdahale ettiği yönündeki kanıtların artması, yeni yönetimin etik standartları ihlal etmesi ve hükümetin şeffaflığının azalması üzerine düşüş 2017'de hızlandı.

Basın ve yargı gibi ABD kurumları Cumhurbaşkanı Trump'ın eşi benzeri görülmemiş saldırıları karşısında dirençli durmalarına rağmen bu saldırılar, ABD demokrasisini ve Amerika'nın dünyadaki yerini ciddi olarak zayıflatabilir.

Bu arada, ABD’nin geleneksel demokrasi şampiyonu rolünü terk etmesi, modern otokrasiler ve onların kötücül fikirlerine karşı mücadele açısından da derin endişe doğuruyor.

Abramowitz “Amerikan demokrasisinin çekirdek kurumları, ülkenin geleneksel denge ve denetleme sistemini küçümseyerek hareket eden bir yönetim tarafından yıpratılıyor” dedi.

Abramowtz, “Trump yönetimi, Amerikan dış politikasının arkasındaki canlandırıcı güç olan demokrasiyi bir kenara iterek son 70 yılın siyasi uzlaşısından kesin bir dönüş yaptı” diye ekledi:

“ABD'nin deniz aşırı demokrasiye yönelik tarihsel adanmışlığından alelacele geri çekilmesi, tarihi taahhüdünden deniz aşırı demokrasiyi desteklemeye acele ederek çekilmesi, otoriter rejimlerin meydan okumasını daha güçlü ve tehditkar hale getiriyor."

2016’da başlayan 12 yıllık gerileme döneminde 112 ülkede düşüş gözlemlendi, sadece 62 ülkede ilerleme meydana geldi:

• Değerlendirilen 195 ülkeden 88’i (yüzde 45) Özgür olarak, 58’i (yüzde 30) Kısmen Özgür olarak, 49’u (yüzde 25) Özgür Değil olarak kategorize edildi.

• Suudi Arabistan, İran, Venezuela ve Kuzey Kore gibi yozlaşmış ve baskıcı ülkeler, uzun süre devam eden bölgesel krizlere müdahale ederek, insani krizler çıkararak ve Kuzey Kore’de olduğu gibi nükleer silahlanmayı arttırarak küresel istikrarı tehlikeye attı.

• Tunus demokrasisinin 2017’de gerçekleşen keskin düşüşü görüldü. Arap dünyasının tek Özgür kategorili ülkesi ve 2011 Arap Baharı’nın tek başarılı hikayesini tehlikeye attı.

• Askeri baskı altında seçilmiş başkan Robert Mugabe’nin zorla istifa ettirilmesi Zimbabwe “Kısmen Özgür” eşiğinden “Özgür Değil” kategorisine itildi.

• Myanmar’ın 2017’deki etnik temizlik kampanyası, ülkede 2010’da başlayan ve uluslararası toplumun olumlu karşıladığı sınırlı demokratik açılımının kusurlu doğasını ortaya koydu.

Kötünün de Kötüsü:

• “Özgür Değil” kategorisindeki 49 ülkeden 12’si 100 puanlık sıkalada 10 puan toplayarak siyasal haklar ve sivil özgürlükler açısından en kötü grup olarak yer aldı.

En sondan itibaren sınırlama şu şekilde: Suriye, Güney Sudan, Eritre, Kuzey Kore, Türkmenistan, Ekvator Ginesi, Suudi Arabistan, Somali, Özbekistan, Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Libya.

• Vladimir Putin’in Rusya’sı modern otoriteryen rejimlerin artan sofistikeliğini ve kapsamını gösterdi. Avrupa demokrasilerindeki seçimlerde dezenformasyon kampanyaları örgütledi, kıta boyunca yabancı düşmanı partilerle ilişkiler geliştirdi, en yakın komşularını tehdit etti ve Orta Doğu diktatörlerine alternatif bir askeri yardım kaynağı olarak hizmet etti. Bu çabaların asıl amacı demokratik devletleri bozmak ve onları birbirine bağlayan kurumları yok etmekti.

• Kemikleşmiş diktatör komşularla çevrili Özbekistan, uzun dönem boyunca ülkeyi yöneten otokrat İslam Karimov’un ölümünün ardından oluşturulan yeni yönetiminin bazı zorunlu işçi formlarını sona erdirmesi ve sivil toplum için kısıtlı da olsa yeni bir alan açması dikkatli bir iyimserliğe yol açtı.

• Macaristan ve Polonya’da popülist liderler iktidarlarını pekiştirmek için muhalefeti medyada lekelemeye ve sivil toplumu dizginlemek için düzenlenmiş yasalar çıkarmaya devam ettiler. Polonya’nın iktidar partisi yargı üzerinde siyasi kontrolü sağlamak için endişe verici derecede çaba gösterdi.

• 2015-16 mülteci krizinin yankıları, Fransa, Almanya, Hollanda ve Avusturya'daki seçimlerde zemin kazanmış olan yabancı düşmanı ve aşırı sağ partilerin yükselişini artırmaya devam etti.

• Sırbistan'da, AB liderlerinin Başkan Aleksandar Vučić'in otoriter eğilimlerine gösterdiği hoşgörü, muhalefeti dışlamasına ülkenin bağımsız medyasından geriye kalanları neyin zayıflatmasına izin verdi.

• Libya Kötü’nün de Kötüsü kategorisine düştü, ülkenin doğu ve batısındaki rakip yetkililer arasındaki uyuşmazlıklar politik felce yol açtı. Modern köle pazarlarının oluşturulduğu haberleriyle, milisler tarafından yürütülen gözaltı kamplarında mahsur kalan göçmenlerle ve mültecilere yönelik istismarlara bir yenisi daha eklendi.

• Suudi Arabistan'da Veliaht Prens Muhammed bin Salman sosyal ve ekonomik reformlar için planlar yaptığını ilan etti, ancak ayrıca potansiyel rakiplere karşı yüzlerce keyfi tutuklama ve saldırıya öncülük etti. Siyasi sistemi açmaya yönelik bir eğilim göstermedi.

Aşağıda sıraladığımız ülkeler önümüzdeki yılda büyük gelişme yaşayabilir bu nedenle özel bir incelemeyi hak ediyor..

• Afganistan'ın gecikmiş parlamento seçimlerinden önce muhalefet ittifakları da netleşiyor, ancak sandık hazırlıkları hala tamamlanmadı ve seçimlerin planlandığı gibi 2018’de gerçekleşip gerçekleşmeyeceği net değil.  anketlere ilişkin hazırlıklar eksik ve 2018'de planlandığı gibi tutulup tutulmayacağı belli değil.

• Yeni seçilen Angola'nın Cumhurbaşkanı João Lourenço, selefinin ailesinin kontrolünü zayıflatmak için 2017’de harekete geçti ancak yaygın yolsuzlukları gidermek ya da siyaset, medya ve sivil toplum üzerindeki kısıtlamaları hafifletmek için ciddi çaba sarfedip etmeyeceğini zaman gösterecek.

• İktidardaki Gürcistan Rüyası partisinin geçtiğimiz günlerde -kirli milyarder patronunun maddi desteğiyle birlikte- önerdiği anayasa değişiklikleri, gelecek seçimlerde bölünmüş muhalefeti daha da zorlayacak ve muhtemelen partinin kontrolünü daha da pekiştirecek.

• Irak'ta güvenliğin artırılması, 2018 seçimlerinden önce yeni kurulan partilerin ve adayların ülkenin siyasi sisteminin direncini test edecek rekabeti sağladı.

• Makedonya'da demokratik olarak seçilmiş, etnik açıdan kapsayıcı bir hükümet, skandallarıyla bilinen selefi döneminde artmış olan yolsuzluk ve diğer sistemli istismarların kökünü kazmaya çalışıyor.

• Meksika'daki Temmuz 2018 genel seçimleri, yaygın şiddet ve yolsuzlukları gidermekte başarısız olan ve bağımsız medya ve sivil toplum eylemcilerine karşı giderek düşman hale gelen bir yönetim için bir referandum görevi görecek.

• Veliaht Prens Muhammed bin Salman'ın Suudi Arabistan'daki tartışmalı reform programı, sosyal özgürlüklerdeki küçük kazanımlar ve yabancı yatırımcıları çekme çabalarıyla el ele giden muhalifleri dindirme ve muhalif görülen herkesle savaşma politikaları düşünüldüğünde hükümet ve toplumda büyük karışıklığa sebep olabilir.

• Yeni liderlik yönetimi altında, Güney Afrika Afrika Ulusal Kongresi 2019'daki genel seçimler öncesinde –Başkan Jacob Zuma ile bağlantılı yolsuzluklara bulanmış- imajını temizlemek için baskı altında olacak.

• Her ikisi de uzun bir bağımsızlık geçmişi olan ABD’deki medya ve yargı, iftiralarla meşruiyetlerini baltalamakla tehdit eden Trump yönetiminden gelen şiddetli baskıyla karşı karşıya.

• Özbekistan'ın yeni hükümeti daha fazla açıklık ve uluslararası katılıma yönelik geçici adımlar attı, ancak dünyanın en baskıcı politik sistemlerinden birinde kalıcı değişiklik yapmak, uluslararası kamuoyunun dikkatini sürdürebilmenin yanı sıra medya ve sivil toplumdaki bağımsız sesleri desteklemeyi de gerektiriyor.

Bulguların özetlerini görmek için raporu buradan okuyabilirsiniz

 

 

Not: Freedom House demokratik değişimi destekleyen, dünya çapında özgürlüklerin durumunu takip eden ve demokrasi ile insan haklarını savunan bağımsız bir denetim örgütüdür.