‘Bu suçlama, Erdoğan’ın hayallerimizin de ötesinde sertleşeceğine işaret ediyor’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Nobel Ödüllerine ilişkin “Türkiye’den kalkmışlardır teröriste ödül vermişlerdir” şeklinde yaptığı açıklama tartışmalara neden oldu.

Gazeteci-yazar Murat Yetkin de bugünkü yazısında Erdoğan’ın bu sözlerini değerlendirdi. Yazar Orhan Pamuk’a yönelik bu suçlamanın “Erdoğan’ın hayallerimizin de ötesinde sertleşeceğine” işaret ettiğini belirten Yetkin, “Pamuk’un terörist ilan edilmesi, hepimizin edilebileceği anlamına geliyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil” ifadelerini kullanıyor.

Erdoğan’ın 2006 yılında başbakan sıfatıyla Pamuk’u ödül aldığı için ilk kutlayanlardan olduğunu hatırlatan Yetkin, şunları söylüyor:

 “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ‘Herhangi bir şekilde Orhan Pamuk’a yönelik değildir’ dedi bu sözler için, ama Aziz Sancar olmadığına göre geriye başka kimse kalmıyordu ki, belli ki söz ağızdan çıkmış, danışmanların gayretiyle etkisi hafifletilmeye çalışılıyordu.

Bizler mi çok safız AİHM karar verdi diye Erdoğan’ın AK Parti hükümetinin Demirtaş’ı, Kavala’yı tahliye edip yargılamalarına tutuksuz devam edilmesini sağlayacağını düşünecek kadar? Yoksa bu saflık hâlâ hukuk devleti ilkesinde ısrardan kaynaklanan bir inat mı?” 

Erdoğan’ın, 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde, İnsan hakları Sözleşmesini ihlal gerekçesiyle bir kez daha mahkûm edildiğini belirten Yetkin “Türkiye’nin gurur kaynağı olmuş, dünya çapında bir yazarını teröristlikle suçlaması, Erdoğan’ın hayallerimizin de ötesinde sertleşeceğine işaret ediyor. Kâğıt üzerinde bağımsız Türk yargısının bu sözlerden sonra Orhan Pamuk’a dava açması şaşırtıcı olmayacaktır” diyor.

Yetkin şöyle devam ediyor:

“Erdoğan her ‘Bırakırım, gelirler ha!’ dediğinde panikleyen AB hükümetlerinin ‘Türkiye’yi kaybedemeyiz’ derken önceliği Suriye ve diğer Asya ülkelerinden gelebilecek göç dalgasını Türkiye’nin tutmaya devam etmesiydi. Kendi iç kamuoylarından gelen insan hakları baskısıyla ‘Türkiye olumlu bir adım atsın, biz de atalım’ havasındaydılar. Yoksa çoğu AB lideri artık Türkiye üzerinde siyasi yaptırım güçlerini kaybetmekte olduklarının farkında.

Dolayısıyla, ola ki Erdoğan da Türkiye’nin dış ticaretinin yarısının yapıldığı AB ile ipleri kopartmak istemiyorsa, acaba, örneğin Kavala’nın tahliyesine olumlu bakabilir miydi?

Erdoğan’ın Orhan Pamuk çıkışı bu ihtimali daha da zorlaştırmakla kalmıyor, siyasetin ufkunu da karartıyor. Pamuk’un terörist ilan edilmesi, hepimizin edilebileceği anlamına geliyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz