Kas 09 2017

İsrail ve Suudi Arabistan müttefik olur mu?

Suriye ordusunun, IŞİD’in ülkedeki son kalesi sayılan Elbu Kemal'in kontrolünü ele geçirdiği haberleri gelirken; "IŞİD'den sonra" ne olacağına dair tartışmalar da yoğunlaştı.

Iraklı ve Avrupalı kaynaklara göre, geminin batmakta olduğunu anlayan IŞİD lideri Ebubekir El Bağdadi sarı bir taksiyle Deyr-ez-Zor'a kaçtı.

Orta Doğu IŞİD'den önce de barış ve istikrarın hakim olduğu bir bölge değildi. IŞİD'den sonra da öyle olmasını beklemek gerçekçi değil. Bunun en büyük işareti ise, IŞİD'den kalan siyasi boşluğun İran'a karşı oluşan kutuplaşmayla dolduruluyor olması.

"Uluslararası siyasi gözlemciler son yıllarda İran'ın bölgede önemli zemin kazandığını belirtiyorlar" diyor Hürriyet'teki köşesinde Ünal Çeviköz. Bu gelişmenin de en başta İsrail'i rahatsız ettiğini yazıyor: "Ne de olsa, IŞİD ile mücadele Filistin meselesinin bölgenin sorunları bağlamında  nispeten geri plana düşmesine yol açmıştı."

Ancak bu defa geçmişe göre bir fark var. İsrail bölgede yalnız değil: "İran karşıtı güçler, belki de ilk kez, "Düşmanımın düşmanı dostumdur" anlayışına bu kadar yaklaşmış durumdalar."

Ortadoğu her zamanki kaygan ve karmaşık zeminini koruyor. Ancak bölge ülkelerinin artık giderek artan biçimde terör, radikal akımlar ve barışa tehdit oluşturan yapılar karşısında ılımlı, çatışmacı olmayan ve dini istismar etmeyen bir siyaset anlayışının öne çıkarılması için çabalarını artırdıkları hissediliyor.