AB'den Osman Kavala için Türkiye'ye çağrı

İş insanı Osman Kavala, 4 Temmuz 2019 itibariyle 614 gündür tutuklu. Kavala'nın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında altı yıl sonra açılan Gezi Parkı davasının ilk duruşması 24 Haziran'da görüldü. Kavala, duruşmada davanın fantastik bir kurgu olduğuna dikkat çekti. 

Dava kapsamında tutuklu olan Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu’yla birlikte 16 kişi için “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor. Yargılama Aksakoğlu tahliye edilirken, Kavala'nın ise tutukluluğunun devamına karar verildi. 

İş insanı Osman Kavala'nın serbest bırakılmasıyla ilgili çağrılara bir yenisi eklendi. Avrupa Birliği Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren Avrupa Delegasyonu, Gezi davasını yakından takip ettiklerini duyurdu. Delegasyon, bu dava kapsamında tutuklu yargılanan iş insanı Osman Kavala'nın serbest bırakılması çağrısında bulundu. 

"AB Delegasyonu'nun Türkiye'de insan hakları hakkındaki açıklaması" başlıklı dört maddelik yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı: 

1- Avrupa Birliği 2013'teki Gezi Parkı protestolarına olan bağlarından dolayı 16 sivil toplum temsilcisine karşı yürütülen davayı yakından takip ediyor. Bu isimlerin arasında birçok sivil toplum aktivistinin yanı sıra Kasım 2017 ve Kasım 2018'den bu yana tutuklu bulunan insan hakları savunucuları Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu da var. Mahkemenin Yiğit Aksakoğlu'nu tahliye etme kararı olumlu bir haber olsa da AB dava süresince Osman Kavala'nın da geciktirilmeden serbest bırakılması çağrısında bulunuyor. AB ayrıca kişinin duruşma öncesi uzun süre tutuklu bulunmasının sanığın masumiyet karinesini ve adil yargılama hakkını baltalayabileceğini hatırlatıyor.

2- Avrupa Birliği'nin daha önce defalarca belirttiği gibi 2013 Gezi Parkı Protestoları'na katılan barışçıl kişilerin itham edilmesi ve müebbet hapis ile yargılanması endişe yaratıyor. Aynı zamanda protestoları dışarıdan organize edilmiş bir kumpas gibi gösterme çabalarıyla bir korku iklimi yaratıyor ve insanları barışçıl toplanma haklarını kullanmaktan caydırıyor. Ayrıca AB, meşru yabancı sivil toplum kaynaklarından yararlanılmasının bu davada suçlanacak bir konu olmasından üzüntü duymaktadır. 

3- Sivil topluma destek AB'nin Türkiye'ye desteğinin kalbindedir. Daha da ötesi Bakanlar Komitesi Helsinki'deki 129. oturumunda Avrupa'da demokratik güvenlik ve sivil toplum alanının güçlendirilmesi ve tanıtılması konusunda ortak bir sorumluluk olduğuna karar kılmıştır. AB, Türk yetkililere uluslararası standartlara uygun bir biçimde  sivil toplum organizasyonlarının yasal ve meşru aktivitelerinin kısıtlama olmadan gerçekleşmesi çağrısında bulunuyor. 

4- İlk duruşmaya giden Avrupa Birliği bu davayı gazetecilere, milletvekillerine, insan hakları savunucularına, avukatlara ve akademisyenlere açılan davalarla birlikte özenle takip edecektir. İnsan hakları, masumiyet karinesi ve zamanında yargılama dahil olmak üzere bağımsız yargı konusunda yapılacak katı ve kalıcı ilerlemeler AB-Türkiye ilişkileri için çok önemlidir. AB, Yargı Reform Stratejisi’nin Türkiye tarafından kabul edilmesinin, ardından da taahhütlerinin yerine getirilmesi ve iyi sonuçlar alması için somut ve katı adımlarla takip edilmesi gerektiğini düşünmektedir. "

Tarihler 19 Ekim 2017’yi gösterdiğinde sivil toplum çalışmalarıyla bilinen Osman Kavala, Antep’te gözaltına alındı. Ardından İstanbul’daki il emniyet müdürlüğüne götürüldü. Kavala’nın gözaltı gerekçesi ilk anda öğrenilemedi. Soruşturmanın gizli olduğu söylendi. Kavala, 1 Kasım’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne kondu.

İşadamının tutuklanmasına ise iki gerekçe gösterildi: ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ ve ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs.’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye’nin Soros’u” diyerek bahsettiği Kavala hakkındaki soruşturma daha da genişledi ve yeni operasyonlar yapıldı. Kavala’nın yönetim kurulu başkanı olduğu Anadolu Kültür A.Ş.’ye düzenlenenen operasyonda İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Yiğit Aksakoğlu tutuklandı.

Gözaltına alınanlara ilişkin hazırlanan emniyet yazısında Kavala, 2013’te Türkiye’de 80 kentte yapılan Gezi Parkı eylemlerinin finansörü olmakla suçlandı. Duran Adam, Piyano Çalan Adam ve Kırmızı Kadın figürlerinin tamamının ayarlanmış eylemler olduğundan bahsedilirken olayların yaygınlaştırılması için Anadolu Kültür’e ait mekanda toplantılar yapıldığı söylendi.

Yazıda bunlara ek olarak Kavala’nın Avrupa’da çok sayıda kurum ve kişiyle görüşerek Türkiye’ye biber gazının satışının yasaklanması için uğraştığı ifade edildi.

Kavala hakkındaki iddianame ise 20 Şubat’ta, işadamının tutukluluğunun 477’nci gününde hazırlandı. 

https://www.artigercek.com/haberler/ab-osman-kavala-serbest-birakilsin