May 23 2019

AYM'nin Osman Kavala kararı Nagehan Alçı'ya özür diletti

Anayasa Mahkemesi, 22 Mayıs'ta aldığı bir karar ile, 615 gün sonra yargıç karşısına çıkabilecek olan insan hakları savunucusu Osman Kavala'nın hak ihlaline uğramadığına karar verdi. 

Karar tepkiler de gecikmedi. Çok sayıda hak savunucusu, hukukçu ve gazeteci kararın hukuksuz olduğu eleştirileri getirmeye devam ediyor. 

Avukat Ergin Cinmen, Ahval'e verdiği mülakatta, kararı, "AYM, Kavala kararıyla kendi varlık nedenini inkar etmiştir" şeklinde yorumlarken, Habertürk Gazetesi yazarı Nagehan Alçı, AYM'nin karıyla ilgili, "Tüm okurlarımdan özür dilerim. Yanılmışım" ifadelerini kullandı.

T24 yazarı Aydın Engin ise, "Hangi anayasa, hangi mahkeme, hangi adalet" sorusunu sordu. 

Daha önce Ekrem İmamoğlu'nu, 'miting yapma, şurada konuşma' gibi talimatvari yazılarla yönlendirmeye çalışan ve bu konuda çok eleştirilen Alçı, son yazısında gazeteciliğini eleştirdi.

Ardından Alçı, AYM ile ilgili 2 Mayıs 2019’daki, "Zühtü Arslan başkanlığındaki Anayasa Mahkemesi kurumunun 2019-23 döneminde vereceği kararlarla Türkiye’yi özgürlükçü hukuk devleti olma rotasına doğru çekeceğine kalpten inanıyorum" yazısını hatırlattı ve yanıldığını, bu nedenle de okurlarından özür dilediğini belirtti:

"Evet, sevgili okurlarım bu satırları kaleme aldığım için sizlerden özür diliyorum. Hepinizin huzurunda itiraf ediyorum ki ben bu cümleleri köşemde ifade ederken yanlış yapmış ve yanılgı içine düşmüşüm. Temennilerini tespit olarak yazıp sürekli yanılan ama bunu itiraf edemeyip bugün iyice marjinalleşen Babıali gazetecilerinden farksız hissediyorum kendimi bu ve benzeri cümlelerimi okuyunca. 

Bir gazeteci temennilerini tespit diye yazmamalı ama ben yazmışım. Zühtü Arslan ve Anayasa Mahkemesi’ne güvenmiş ve inanmıştım çünkü. Anayasa Mahkemesi’nin dünkü Osman Kavala kararından sonra artık bu yazdıklarımın tam tersini düşünüyorum. Türkiye’nin özgürlükçü demokratik hukuk devletine yönelmesi sürecine Zühtü Arslan ve AYM’nin herhangi bir önemli katkı yapacağına artık inanmıyorum."

Aydın Engin ise yazısında, "Hangi anayasa, hangi mahkeme, hangi adalet" sorusun sordu ve, "(Dip not 1: Eğer bir gün, meselâ 7,5 yıla hüküm giydiğim Cumhuriyet davası Yargıtay aşamalarından filan geçtikten sonra Anayasa Mahkemesi'nin önüne gelecekse bunu şimdiden reddediyorum. Avukatlarım ısrar ederlerse yine reddediyorum.) (Dip not 2: Cumhuriyet gazetesinin yayın çizgisini değiştirme 'suçu"ndan hakkımda verilen hüküm ya da bundan sonra herhangi bir yazımdan dolayı açılacak herhangi davada giyeceğim bir hüküm kesinleşirse ya yatarım ya kaçarım. Ama asla ve asla Anayasa Mahkemesi'nin kapısına gidip adalet dilenmem.)" ifadelerini kullandı.

Engin, eleştirilerini şu satırlarla sürdürdü:

"Türkiye ve (Avrupa) sivil toplum kuruluş ve çevrelerinin saygın kişileri arasında adı ön sıralarda yer alan Osman Kavala bundan 583 gün önce 18 Ekim 2017'de gözaltına alındı. İstanbul Emniyet'inin gözaltı hücrelerinde 14 gün kaldıktan sonra 1 Kasım 2017 günü kimilerince "mahkeme", daha çok sayıda kimilerince "Yargı erkinin tutuklama aygıtı" olarak nitelenen sulh ceza mahkemelerinden birinde tutuklandı ve tek başına bir hücrede kalmak üzere Silivri Cezaevi’ne kondu.

Ve dün, yani Osman Kavala'nın "içeri alınmasından" tastamam 583 gün sonra yüksek yargının en yükseği kabul edilen Anayasa Mahkemesi (AYM) önüne gelen bir başvuruyu ele aldı.

Başvuruyu Osman Kavala yapmıştı ve yüksek yargının en tepesinden "...Tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması ve tutukluluk incelemelerinin hakim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle" anayasal güvence altında olan (olduğu söylenen) kişisel hürriyet ve güvenlik hakkının ihlal edildiğinin tesbitini istiyordu.

Mahkemenin raportörü bir hak ihlali olduğunu kabul etmiş ve bu yöndeki raporunu AYM'nin yüksek yargıçlarının önüne koymuştu.

Dün AYM yargıçları o rapor ışığında dosyayı incelediler ve...

...Ve "içeri tıkılması"ndan tastamam 503 gün sonra hakkında bir iddianame düzenlenebilen...

...Ve "içeri tıkılması"ndan tastamam 583 gün sonra dün...

...Ve "içeri tıkılması"ndan tastamam 615 gün sonra yargıç karşısına çıkabilecek olan Osman Kavala'nın bir hak ihlaline uğramadığına karar verdi, hüküm kesti..."

Avukat Cinmen ise Ahval'e şu açıklamalarda bulunmuştu:

 

https://www.haberturk.com/yazarlar/nagehan-alci/2472787-ozur

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar