Osman Kavala hakkında yeni iddianame: Üç kez ağırlaştırılmış müebbet istendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iş insanı ve Anadolu Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala hakkında yeni bir iddianame hazırladı. Bin yetmiş üç gündür tutuklu bulunan Kavala hakkında hazırlanan iddianamede, "Gezi olaylarını koordine ettiği" iddiasıyla açılan ancak beraatle sonuçlanan davadaki iddialar tekrarlandı.

Davayla ilgili tepkiler gecikmedi. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, yargılama sürecinin ‘utanç verici’ olduğunu belirttiği Osman Kavala’nın serbest bırakılması ve adaletin sağlanması çağrısında bulundu.

Uluslararası Af Örgütü Avrupa Bölgesel Ofis Direktörü Nils Muiznieks tarafından yapılan açıklamada yargılama süreci, ‘utanç verici’ olarak nitelendirilirken, Türkiye’ye Osman Kavala’yı serbest bırakma ve adaleti sağlama çağrısı yapıldı. 

Af Örgütü adına Muiznieks tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Yaklaşık üç yıldır cezaevinde tutulan Osman Kavala’ya şimdi de başka bir temelsiz ‘casusluk’ suçlaması yöneltiliyor. Osman Kavala, bu yeni iddianamedeki ‘casusluk’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ve 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya. Kafkavari tabiri aşırı kullanılan bir klişe haline gelmiş olsa da Osman Kavala’nın durumu için kaygı verici ölçüde uygun bir tabir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi geçen Aralık ayında verdiği kararla Osman Kavala’nın uzun süreli tutukluluğunun hukuka aykırı olduğuna ve ‘art niyet’ taşıdığına hükmetti. Buna rağmen Türkiye, bu bağlayıcı kararı uygulayarak, Kavala’yı serbest bırakmayı reddediyor.

Bir kez daha, Türkiye’yi, Osman Kavala’yı cezaevinden serbest bırakarak, intikam amacı taşıdığı açıkça görülen suçlamaları düşürmesi çağrısı yapıyoruz ve Türkiye’yi Kavala’nın maruz kaldığı bu utanç verici adaletsizliğe son vermeye çağırıyoruz.”

T24'ün haberine göre Osman Kavala’nın UYAP’a düşen iddianamesinde, Kavala ve Henri Barkey hakkında  “Anayasal düzeni değiştirme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırma veya görevlerini yapmasını tamamen engelleme suçlarını” iddia edilerek, bu suçtan ağırlaştırılmış müebbet ve aynı zamanda “siyasal ve askeri casusluk” suçundan da 20 yıla kadar hapisleri talep ediliyor. 

Ekim 2017’den bu yana tutuklu bulunan Osman Kavala, ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılandığı Gezi davasından 18 Şubat’ta beraat etmiş, hakkında başka bir soruşturma olduğu gerekçe gösterilerek tekrar gözaltına alınmıştı. Kavala, 9 Mart’ta 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ‘casusluk’ suçlamasıyla bir kez daha tutuklandı.

Kavala ve Henri Barkey şüpheli sıfatıyla yer aldığı iddianamede, iki ismin de FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimiyle bağlantısı olduğu ileri sürüldü, ancak somut bir kanıt yer almadı.

Gezi direnişine ilişkin davada beraat etmesine rağmen ‘casusluk’ suçlamasıyla cezaevinde tutulan Osman Kavala hakkındaki iddianame toplam 64 sayfa. İddianamede Kavala’nın Barkey’in Türkiye’deki "casusluk" eylemlerine yardım ettiği ve birlikte faaliyet yürüttükleri ileri sürülerek, iki isim de TCK 309 maddesi kapsamındaki “cebir, şiddet kullanarak anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” ve TCK 328 maddesindeki “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etme suçları”ndan cezalandırılması istendi.

Kavala hakkında bir önceki davadaki ‘suçların’ tekrarlandığı iddianamede, “Şüpheli Henri Barkey hakkında yeterli bilgi ve bulgulara ulaşılamamış ise de, tanzim edilen bu iddianamenin ilerleyen bölümlerinde görüleceği üzere, şüpheli Barkey'in Gezi kalkışması sürecindeki tespit edilebilen eylem ve faaliyetlerinin normalin ötesinde dikkat çekici olduğu gibi Gezi kalkışmasının yasal meşru hükümet tarafından alınan önlemlerle durdurulması sonrasında 15 Temmuz darbe girişimine kadar devam eden süreçte şüpheli Mehmet Osman Kavala ile aynı amaca yönelik olarak birbiriyle uyumlu olduğu görülmüştür” ifadeleri yer aldı. 

İddianamede Barkey’in FETÖ ve PKK üzerinde etki kurabilecek güçte olduğu belirtilirken, Kavala hakkında şu sözler kullanıldı:

“Sözde demokratik özgürlükleri geliştirip toplumsal tabana yayma söylemi ile yapmış olduğu eylem ve işlemlerden oluşan faaliyetlerin asıl amacının demokratik meşru hükümeti işlevsiz hale getirmek, toplum içinde ayrımcılığı körüklemek, vatandaşlarımızın devlet ve millete olan birlik ve beraberliğini ülke menfaatlerimiz aleyhine, yabancı devletler ve istihbarat örgütlerinin lehine zayıflatarak zarar vermek olduğu tespit edilmiştir.”

İddianamede, Kavala’ya ait telefon ve flash bellekten çıkan bazı çalışmalar da bu iddialara kanıt olarak öne sürüldü.

YPJ’li kadınlarla yapılan röportajların yer aldığı video içeriği için, “5 dakika 58 saniyelik Rojava’nın Işıkları – Kadın Devrimi isimli belgeselin bulunduğu, belgesel içeriğindeki konuşmalarda 'Kürt kadınlarının özgürlükleri için dağa çıkmalarının' özendirildiği anlaşılmıştır” denildi.

Ayrıca, Kavala’nın, George Soros’un Türkiye’deki en önemli uzantısı olduğu, "Soros’la birlikte, kadın hakları, çocuk istismarı, kadına şiddet, azınlıkların asimilasyonu, ifade özgürlüğü, çevre duyarlılığı gibi son derece masumane konularda toplumun çeşitli kesimlerinde direnç noktaları oluşturdukları" kaydedildi.

İddianamede, Gezi olayları ile irtibatının tespit edilemediği belirtilmesine rağmen Barkey’in yaptığı seyahatler sıralandı. Ardından Kavala’nın seyahatleri ve temasları aktarıldı. Kavala ve Barkey’in bu tarihlerde bir araya gelmemiş olmalarına rağmen, bazı tarihlerde cep telefonlarının Taksim civarındaki baz istasyonlarından sinyal almasına dikkat çekildi.

İddianamede, Barkey’in aktarılan trafik ve faaliyetlerinin Kavala ile bağlantısının ne olduğu konusunda açık kanıt gösterilmedi. Kavala’nın gazeteci Can Dündar ile görüşmeleri, ülkeye giriş çıkışları sıralandı.

İddianamede, Henri Barkey’in 15 Temmuz Darbe Girişimini gerçekleştirmeye teşebbüs ettiği ve Osman Kavala’nın da Barkey’in ‘yerel işbirlikçisi’ olduğu ifadesi kullanıldı. Bu kapsamda, iddianamede şu cümleler kullanıldı:

“...Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırma veya bu düzen yerine başka bir düzen getirme veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önleme, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engelleme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırma veya görevlerini yapmasını tamamen engelleme suçlarını da işledikleri tespit edilmiştir.”

CHP Eski Milletvekili Barış Yarkadaş, sosyal medya hesabından iddianameye tepki gösterdi:

"Osman Kavala hakkında düzenlemen iddianamenin bir bölümünü dehşet içinde okudum. UYAP'a düşen iddianameye göre, Kavala hakkında 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 20 yıl hapis isteniyor. Hak mahrumiyetleri de cabası... Bu kadar ceza, eline silah alan darbeciler için bile istenmedi! Kavala, "Casusluk amaçlı temin", "Anayasal düzeni ortadan kaldırmak" ve "TBMM ile hükümeti ortadan kaldırmak" ile suçlanıyor. İddiaya göre suç ortağı da Henri Barkey! Oysa ki; Kavala ABD'li Barkey ile bir lokantada karşılaştığını ve selamlaştıklarını defalarca anlatmıştı.


İddianamenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.