Oca 04 2018

Osman Kavala: Tahliye beklerken tek tip kıyafet geliyor…

Barış ve kültür aktivisti Osman Kavala, 18 Ekim’de gözaltına alınıp 14 gün tutulduktan sonra, 1 Kasım sabahı ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti devletini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’ suçlamalarıyla tutuklandığı ilk günden bu yana Türkiye ve Avrupa’da önde gelen kanaat önderleri ve aydınların gündeminde.

Hakkında “Onu tutuklamak, Türkiye’yi ve barışı tutuklamaktır” gibi bazı yorumların da yapıldığı Kavala, avukatları araçlığı ile yaptığı açıklamada, "12 Eylül’ü yaşamış ve o günlerin korkunç hatırasını unutmamış biri olarak, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne girişen çevrelerle ilişkilendirilmem benim için son derece rencide edici" diyor ve yıllardan beri Gülen cemaatinin devlet içerisindeki yapılanmasının olumsuzlukları konusunda kamuoyunun dikkatini çekmeye çalıştığını vurguluyor.

İki ayı aşkın bir süredir Silivri 9 No’lu Cezaevinde kalan Kavala’ya, Gezi olaylarının organizatörü ve finansörü olduğu suçlaması da yöneltiliyor.

Hatırlanacağı gibi Gezi olaylarından sonra bu olayların dış kaynaklı olduğu ve yurt dışından mali kaynak sağlandığı iddiaları ortaya atılmıştı. 2014 tarihli bir gazete yazısında Kavala’yı Gezi olaylarıyla ilişkilendiren bir istihbarat notu olduğundan da söz edilmişti.

Daha sonra bu konuyla ilgili soruşturmayı yürüten kişi, 2015 yılında tutuklandı ve halen tutuklu olarak yargılanıyor. Sonuç olarak, bugüne kadar bu iddialarla ilgili herhangi bir bulgu ortaya çıkmadı ancak bu konuyla ilgili olarak tek tutuklanan Kavala oldu.

Olağanüstü hâl sürecinin yargıdaki iklimi de etkilediğini ve tutuklama kararlarının bu etkiyi yansıtıyor olabileceğini düşündüğünü söylüyor Osman Kavala ve ekliyor:

“Haksız yere tutuklananların bir an önce tahliye edilmesi beklenirken, son günlerdeki tek tip kıyafet yönetmeliği hazırlıkları gibi, masumiyet karinesini ihlal eden girişimlerin insanlar üzerindeki psikolojik etkisi dikkate alınmıyor. Her şeye rağmen, yeni yılın demokrasi ve özgürlükler açısından daha iyi bir yıl olacağına dair inancım tam.”

 

Eşi Prof. Ayşe Buğra da, yeni yıl mesajında, “30 yıldır ilk defa bir yılbaşı gecesini birlikte geçirmeyeceğiz galiba. Sana ‘iyi seneler’ dilemek de tuhaf. Güzel haberler alalım bu yıl, gazetelerde korkunç haberler olmasın, insanlar bu kadar acı çekmesin, akıl, sağduyu, insanlık herkese ulaşsın” demişti.