Ara 18 2017

Yaşar Kemal'in eşi Kavala için yazdı: Ahdı bütün sadık bir yar kalmamış

 

Sivil toplum çalışmalarının öncü isimlerinden Osman Kavala iki ay önce bugün Gaziantep dönüşü Atatürk Havalimanı'nda gözaltına alındı. Tutuklanışının üzerindense tam 48 gün geçti.

Türkiye'nin pek de tanımadığı ancak barış çalışmaları, sivil toplum faaliyetleri gibi alanlarda faaliyet gösterenlerinse çok yakından tanıdığı Kavala'ya, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçları yöneltildi.

Hepsi bir yana, Kavala'nın tutuklanmasının ardından sivil toplumun sessizliğe gömülmesi, Kavala lehine cılız sesler dışında kaydadeğer bir ses yükselmemesi vicdanları da rahatsız etti.

Bu bir yandan sivil toplum kuruluşlarının ve bu alanda çalışan aydınların "ikiyüzlülüğü" olarak eleştirilirken öte yandan da iktidar tarafından topluma salınan "korku"nun boyutunu da gözler önüne serdi.

Buna karşın "itiraz ediyorum" diyebilen sesler hala var. 

Onlardan biri de Yaşar Kemal'in eşi Ayşe Semiha Baban.

Kavala için yazdığı mektup Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan Baban özetle, "Seni bekleyen çok dostun var" diyor; ancak o dostlar nedense bir türlü ses vermiyor. 

Baban da bu durumu inceden inceye eleştiriyor ve Aşık Hüseyin'in "vefasızlığı" vurguladığı şu dizelerini hatırlatıyor:

Zamanede bir hal gelmesin başa

Ahdı bütün sadık bir yar kalmamış

Kalleş yar olana dost demem haşa

N’olacak muhannet meydan görmemiş

Baban, Kavala'nın iyi niyetli bir şekilde barış, toplumsal uzlaşı ve sivil toplumun gelişmesi için yaptığı çalışmalara değiniyor ve şöyle diyor:

...Hep herkesin sorununu çözmeye çalışmana, haksızlıkların düzeltilmesi, barış ve sevginin hâkim olması için çabalamana, hep iyi niyetli olmana hem imrenir hem de hafifçe dertlenirdim bazen, bu kadar sorumluluk duygusu da fazla şu 21. yüzyılda diye.

Kavala'nın insan ilişkilerine ve dostluklara gösterdiği hassasiyetin altını çizen Baban şöyle sürdürüyor satırlarını:

Otuz beş yılı aşkın bir süredir de gerek iş dünyasında gerek sivil toplum etkinliklerinde yolumuz çok kesişti. Kimseyi kırmamaya, incitmemeye sonsuz özeninle, hiçbir zaman “ben daha iyi bilirim” demeyen desteklerinle, takdir ve alkış zamanlarında upuzun boyunla kayboluverme maharetinle çok özelsin.

Kavala'nın mütevazi kişiliğine vurgu yapan Baban, mektubunu şu sözlerle noktalıyor:

Korkuyla düşmanlığa bilenmeden insanca birlikte yaşamak, çocukların yüzlerinde çaresizlik yerine güven ve sevgiyi bulmak, böyle nice özlemimiz için önyargısız, özverili, inançlı ve alçakgönüllü yaklaşımını, ısrarlı ve yorulmak bilmeyen çabalarını, kısaca seni çok özledik.Yurttaş sorumluluğunun, yaratıcılığa, güzelliğe, dayanışmaya, dostluk ve barışa kucak açmak olduğunun, hayata eleştirel değil yapıcı yaklaşmanın yararının müthiş bir örneğisin. Şimdi de kendinden çok birlikte olduklarının tasalarını çektiğini görür gibiyim.