Özgürlükçü Demokrasi davasında sadece bir tahliye çıktı

Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi çalışanlarının yargılandığı davada mahkeme tutuklu gazetecilerden sadece Pınar Tarlak'ın tahliyesine karar verdi, beş gazetecinin tutukluğu devam ediyor. Tutuklu gazeteci Reyhan Hacıoğlu, “Başbakan’ın 15 maddelik Afrin operasyonuna uymadığımız için yargılanıyoruz” dedi.

Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’nin altısı tutuklu 14 çalışanının yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu gazeteciler İhsan Yaşar, İshak Yasul, Mehmet Ali Çelebi, Hicran Urun, Reyhan Hacıoğlu ve Pınar Tarlak ile tutuksuz gazete çalışanı Ramazan Sola duruşmada hazır bulundu. Gazeteciler, elleri kelepçeli bir şekilde duruşma salonuna getirildi.

Gazetenin editörü Hicran Urun savunmasında bir gazeteci olduğunu hatırlattı ve devam etti:

“Bu ülkede yalnızca iktidarın değil, gerçeği duymak isteyen belli bir kesim de var. Bizde ana akım medyanın sesine yer vermediği kesimlerin sesine yer verdik. Bu bir ilkedir. Tek taraflı bir gazeteciliği ben doğru bulmuyorum. İddianamenin tamamı haberlerden oluşuyor ve burada gazetecilik yargılanıyor. Benim hakkımda iddianamede delil olarak Kürtçe şarkılar yer alıyor. Bir asimilasyon yapılıyor.”

Ürün’ün savunmasını kesen Mahkeme Başkanı Oğuz, “Kürtçe konuşmanızı kim yasakladı. Algı yaratmadan devam edin savunmanıza” ifadesini kullandı. Urun, “Amacım algı yaratmak değil. Ama iddianamenin dayanağı Kürtçe şarkılar. Hakkımdaki iddiaları doğru bulmuyorum” dedi.

 Mahkeme Başkanı Oğuz’un “Haber kaynakları hakkınızda bir şey söyleyecek misiniz?” şeklindeki sorusuna Urun, “Ajanslar ve yaptığım haberlerdir” diye yanıt verdi. Başkan Oğuz’un “Haber kaynaklarınızı araştırır mısınız?” şeklindeki sorusuna Ürün, haberlerde kadın beyanlarını esas aldığını ifade ederek yanıt verdi.

Mahkeme Başkanı Oğuz’un “Örgüt içerisinde yaşanan taciz ve tecavüz olaylarına ilişkin haber yaptınız mı? Yer yer haberlerde yer alıyor bu iddialar” şeklindeki sorusuna “Ben daha şahit olmadım. Onun için de haberlerini yapmadım” dedi.

 Mehmet Ali Çelebi, savunmasında, şunları söyledi:

“Basın özgürlüğü hayati önemdedir. Basın yayın ilkelerini, manşetini iktidara göre belirleyemez. Basın kendine ait bir dil, bir format oluşturur. İktidarlar her dönem değişir ve basın iktidarlara göre yayın politikasını belirlerse basın özgürlüğünden söz edilemez. Basın tarih ansiklopedisidir.”

Savunmaların ardından gazetecilerin avukatları konuştu. Avukatlar, dosya kapsamında gazetede yayınlanan haberlerin suçlama konusu yapıldığını belirterek, gazetecilerin tahliyesini istedi. Avukatların savunmasının ardından mütalaasını sunan savcı, “suç vasfından bir değişiklik olmadığı” gerekçesiyle gazeteciler için tutukluluk halinin devamını istedi.

 Duruşmaya kısa bir ara verdikten sonra kararını açıklayan mahkeme heyeti, gazete çalışanı Pınar Tarlak'ın adli kontrol şartıyla tahliyesine, gazeteciler İhsan Yaşar, İshak Yasul, Mehmet Ali Çelebi, Hicran Urun ve Reyhan Hacıoğlu’nun tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 6 Aralık’a ertelendi.